İliç, liç oldu;

İliç, liç oldu;

Geçen haftanın yazısını gönderdikten sonra haberdar oldum, 13 Şubat Salı günü saat 14.30 sularında Erzincan-İliç’te siyanürle yığın liçi yöntemiyle işletilen  (1) Çöpler Altın Madeninde,  liç sahasında meydana gelen kayma sonucunda büyük bir felaket yaşandı. Resmi açıklamalara göre; maden çalışanı 9 kişi, kayan siyanürlü ve ağır metalli kütlenin altında kaldı.

Öncelikle iş cinayetine kurban giden emekçiler için üzüntülerimi belirtmek isterim, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. İliç’te altın madenciliğinde yaşanabilecek en büyük facialardan birisi yaşandı.

Uzmanlar, maden işletmesine karşı mücadele edenler uzun zamandır uyarıyorlar, Çöpler Altın Madenine karşı mücadelenin simgesi olan Sedat Cezayirlioğlu basbas bağırıyor. Yaşanana kimse kaza, doğal felaket demesin? Göz göre göre, adeta bağıra bağıra gelen bir olay yaşanmıştır. Çok eskilere gitmeye gerek yok; yıkılan liç sahasına siyanür taşıyan boru 21 Haziran 2022 tarihinde çatladı ve 3 saat boyunca, yaklaşık 20 ton siyanürlü solüsyon açık alana boşaldı. Uzmanlara göre; siyanür toprakta bileşik halde bulunan ağır metallerin yapısını bozup element formuna dönüştürüp ve yeni siyanür bileşikleri oluşturarak bunların toprakta, yeraltı ve yüzeysel sularda toksik kirlenmeye neden olur. Nitekim, Çöpler Altın Madeni sahasına boşalan siyanürün yaratacağı toksik kimyasalların Fırat Nehrine karışması riskinden söz edilmişti. Ekolojik bir yıkıma yol açacak bu olay üzerine çok sayıda kurum ve kuruluş ile yaşam savunucusu yurttaş, suçun faillerinin tespit edilerek yargılanmaları için İliç Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işlenen suç “Çevrenin taksirle kirletilmesi sonucu toprakta, suda, havada kalıcı etki bırakması'' suçu olarak nitelendirilmiş, bu kapsamda Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile 11 çalışanına ön ödeme emri çıkarılmış, onlar da ödemeleri yapmışlar, bu nedenle haklarında KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA karar verilmişti. Savcılık kararından anlaşıldığına göre, ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından  altın madeni işletmesine, “en üst sınır” olan 16 milyon 441 bin 440 Türk Lirası idari para cezası kesilmiş, çevre izin ve lisansı iptal edilerek 27.06.2022 tarihinden 23 Eylül 2022 tarihine kadar maden işletmesi kapatılmıştı. Yani parayı veren davadan kurtulmuş, cezayı ödeyen şirket iki ay sonra madeni yeniden açmıştı.

Şimdi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlı tarafından çevre izin ve lisansı iptal edildi ve madende faaliyet durduruldu. Eminim ki yine en üst sınırdan para cezası kesilecektir.

Giden 9 canın yanı sıra, yığın liçi sahasının kayması aynı zamanda şimdiden sonucu kestirilemeyecek büyük bir çevre felaketine yol açmıştır. Yaşanan ağır bir ekokırım suçudur. Konunun uzmanları tarafından, zehirli, ağır metalli atığın Fırat Nehrine karışma riski uyarısı yapılıyor. Sınır aşan suların kirlenmesi halinde, Türkiye açısından uluslararası boyutta sorumluluklar doğuracaktır.

Şayet gündemden düşerse iki yıl önce olduğu gibi hiçbir şey olmamış gibi Çöpler Altın Madeni yeniden açılabilir. Bu sefer öyle olmamalı, olayın tüm yönleri araştırılmalı, İliç Ekokırım Suçuna yol açan, suça karışan, kolaylaştıran herkes, kamu görevlileri de dahil herkes, özel ve kamu tüzel kişileri soruşturmaya tabi tutulmalıdır.

Çöpler Altın Madeni İşletmesi, Türkiye’deki yığın liçi yöntemi ile altın madeni elde edilen en büyük tesistir, 2009 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. İşletme Fırat Nehrinin bir kolu olan Karasu ve bunun üzerinde bulunan Bağıştaş Barajına çok yakın konumdadır. İşletmenin bulunduğu alanın akarsu ve baraja göre daha yüksek konumda olması, işletmede oluşabilecek her türlü sıvı atığın serbest kalması halinde aşağı doğru akarak akarsuya erişmesi ve büyük çevre felaketlerine yol açma riski bulunmaktadır. Bu risk ta başından biliniyor, buna rağmen maden, kapasitesini iki kez artırmak suretiyle 2022 yılındaki 2 aylık ara vermenin dışında kesintisiz çalışmıştır. Madenin ilk faaliyetin önce ve kapasite artırımlarından önce Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporları düzenlendi, bu raporlar incelenip Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından uygun bulundu ve ÇED olumlu kararları verildi. Ardından Erzincan Valiliği bünyesinde kurulan İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından her ay denetleniyor olması gerekir. Ayrıca Madencilik mevzuatı kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından periyodik denetlemeler yapılması gerekir. Sürekli yükselen yığın liçi sahasının kayabileceği ÇED raporlarında öngörülmemiş mi? Öngörüldüyse, kaymanın yaşanmaması için yapılması gerekenler konusunda bir taahhüt yok mu? İzleme ve denetlemelerde yığın liç sahası kontrol edilmemiş mi?

DW Türkçe’den Alican Uludağ olaydan sonra başlatılan soruşturmadaki ifadelere ulaşmış (2); tutanaklara göre, kaymanın yaşandığı günün sabahında yığın liçi sahasındaki çatlaklar tespit edilmiş, buna rağmen madendeki patlatmalı çalışmalar ile liç sahasındaki siyanürleme  faaliyeti sürdürülmüş.

Böyledir bunlar, Türkiye’ye 1990’lı yıllarda Bergama-Ovacık ile giren altın madencilerinin tek dertleri yerin altındaki cevheri çıkartıp, ne pahasına olursa olsun ayrıştırıp, altın ve gümüş karlar elde etmektir. Çevre kirliliğiymiş, iş güvenliğiymiş umurlarında değildir. Hadi onlar öyle de onlara izin verenler, denetlemesi gerekenler de öyle mi olmak zorunda?

Lafı uzatmaya gerek yok, İliç’te yapılması gereken; zehirli ağır metalli toprak kütlenin daha fazla yayılmasının ve yaratacağı kirliliğin olabildiğince önüne geçilmesi, Çöpler Altın Madeni'nin temelli kapatılması, kapatma programı uygulanmaya başlanması, özensizlikler ve denetimsizlikle birlikte, yaşanan felakete yol açan tüm ihmal ve kasıtların araştırılması için adli soruşturmanın derinleştirilmesi, idari soruşturmaların da açılması, ortaya çıkan zarar ile yapılacak masrafların tamamının şirketten tahsil edilmesi, bunu sağlayacak gereken tedbirlerin alınması gerekmektedir. 

İliç liç oldu, benzer olayların yaşanmaması için faaliyette olan altın madenlerinde faaliyet durdurulmalı, yaşanandan ders çıkartılarak çok sıkı denetlemeler yapılmalı verilen izin ve ruhsatlar gözden geçirilmelidir.

İzmirliler; Bergama-Ovacık Altın Madenini, İzmir’in su havzasındaki Efemçukuru Altın Madenini unutmayın.

 

1 - Yığın liçi açık alanda, tanecik boyutu birkaç santimetre çapında kırılmış olan yığınlar halindeki cevherin üzerine damlama sistemiyle siyanür çözeltisinin verilmesi (www.kmo.org.tr)

2 - https://www.dwturkce1.com/tr/i%CC%87fadelere-g%C3%B6re-i%CC%87li%C3%A7teki-toprak-kaymas%C4%B1nda-%C3%BC%C3%A7-ihmal/a-68302140  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Arif Ali Cangı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler