Biz Neyiz?

Biz Neyiz?

Hepimizin kendine göre bir düşünce tarzı, yaşam biçimi vardır. Kişisel özgürlük ve toplumsal özgürlük anlayışlarımız farklıdır. Genel olarak kendimizi “Karşımızdaki kişilere saygılı”, onların da düşüncelerine önem veren “Çağdaş, kurallara uyan birbirine saygı gösteren” bir profil olarak tanımlarız.
Ancak gerçekten öyle miyiz!!!?
İsterseniz gün içinde yaşadığımız ve karşılaştığımız olayları hatırlayalım…
Otobüste, tramvayda, metroda “İnen yolculara öncelik veriniz” uyarısına rağmen inenlerin önünü kesip kendimizi içeri atan biz… Yaşlı birine yer vermemek için telefonlarımıza gömülüp göz göze gelmemek için bin bir takla atan biz… Merdivenlerde “Sağdan ininiz ve çıkınız” uyarı yazılarına rağmen soldan inip çıkan ve karşımızdakiyle çarpışan ve de ona çirkin çirkin bakan biz… Sonra deriz ki “Ben çağdaş, modern, ileri görüşlü karşımdaki kişiye saygı duyan biriyim.”
Bak sen!....
Devam edelim…
Kaldırımlarda, yaya geçitlerinde Çin mahallesi gibi sağdan gelip gitmeyi beceremeyen o nedenle birbirimizle çarpışan, sonra da birbirimize “Kör müsün kardeşim? Yolumdan çekilsene” diye bağıran biz… Trafikte sarı ışık yanınca zaarrtt diye korna basan, önümüzdeki sürücüye el kol işareti yapan biz… Lokantalarda, cafelerde bağıra bağıra konuşarak etrafı rahatsız eden biz… Kibarlıktan ve efendilikten neredeyse kırılacak gibi olup ama bize hizmet eden garsonlara emirler yağdıran ve siparişlerimizi emirle veren biz…
Eeee neymiş?
Biz çağdaş, modern, kurallara uyan saygılı kişilermişiz!...
Hadi yaa…
Köpeklerimizi parklarda, kaldırımlarda gezdirirken pisliğini orada bırakan, elimizde bir çöp poşeti bile bulundurmayan, sonra temizlik ve titizlikten bahsedip ortalığın pislenmesine göz yuman biz… Karşımızdaki kişinin düşüncelerini beğenmediğimiz de onu doğrudan suçlayan biz…
“Özgürlüklere saygılıyız” diye hava basan ama kişilerin giyimine kuşamına karışan, laf eden ve aşağılayan biz…
Kentin temizliğinden şikâyetçi olan ama izmaritlerimizi, elimizdeki çöpü sokağa atan biz…
Sonra da “kurallara uyan bir bireyim” diye hava atan da biz…
Sevgili okuyucularım.
Bu konuda daha yüzlerce örnek verilebilir. Günlük yaşamımızda bunları sık sık yapıyoruz.
Ancak burnumuzdan da kıl aldırmıyoruz. Gelin bir kez daha düşünelim. Kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları biz de yapmayalım...
Çocuklarımız, bizleri örnek alıyor.
Yaşam, sadece kişinin kendi sınırlarına hapsolmuş bir özgürlük alanı değildir. Yaşam, başkalarının hak ve hukukuna müdahale etmek de değildir. Aksine yaşam, birbirimize olan saygının bir tezahürüdür. Yaşam, her olumsuzlukta “Zeytinyağı gibi üste çıkmak” değildir. Yaşam, “Ben eleştiririm ama eleştirilmem” anlayışı da değildir. “Hep ben haklıyım” düşüncesi ilkel bir kavramdır.
Dolayısı ile kısacası yaşam, hakkıyla, hukukuyla, saygı ve sevgiyle sürdürülebilen bir olgudur. Eğer gerçekten “Yaşama Saygı” duyuyorsak kendimizi tekrar gözden geçirelim.
Saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Zeki Fidandal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler