Hayvancılığın süt-et-yem sorunsalı

Yem, et ve süt fiyatları hayvancılığın üç bilinmeyenli denklemi. Bunlar arasındaki zincirin herhangi bir halkasında kopukluk olduğunda, kriz oluşuyor ve bu durum domino etkisi yaparak tarımın bütün dinamiklerini etkiliyor. Hayvancılığın “Şeytan üçgeni” diye de adlandırabileceğimiz bu durumun normal seyretmesi, sektörü oluşturan her kesimin pastadan uygun dilimi alabilmesine bağlı.

ÇİĞ SÜT FİYATI NEREDEYSE ARTMADI…

Örneğin hayvan yetiştiricisinin sağdığı sütü, kestiği hayvanı kazanç sağlayacak şekilde satması gerekiyor. Şu anda et fiyatları yüksek ancak çiğ süt fiyatları dengesiz seyrediyor. Gıda Komitesisin belirlediği ve Ulusal Süt Konseyinin ilan ettiği çiğ süt referans fiyatı 13 lira 50 kuruş. Buraya 11 lira 50 kuruştan gelindi. Yanı çiğ süte yüzde 17.40 oranında zam yapılmış oldu. Halbuki TÜİK’e göre Temmuz-Ocak dönemi enflasyonu yüzde 37,6. Bu durumda üretici yüzde 20 zararda demektir. ENAG rakamlarına bakmıyoruz bile. Bu fiyatlara karşın bir litre çiğ sütün maliyeti yaklaşık 14 lira civarında. Bu şu demektir. Yetiştirici sadece kendi emeğinin karşılığını alabiliyor, desteklemelerle de hayatını devam ettiriyor.

PARİTE EKSİDE…

Bir kilo süt ile kaç kilo yem alındığını gösteren rakama süt/yem paritesi deniyor. Parite şu anda ekside. Halbuki süt üreticisinin kazanabilmesi için yüz kilo süt ile en az yüz otuz kilo yem alması gerekiyor. Bu rakam 150 kiloya çıktığında üretici için bu ballı badem. Üretici işte o zaman yeni yatırımlar yapabiliyor. Yani bir inek daha alabiliyor, ahırını daha hijyenik hale getirebiliyor ve sağım makinasını daha yenisi ile değiştirebiliyor ya da yem bitkileri üretimini arttırabiliyor.

İNEKLER KANCALARDA ASILI…

Sütten para kazanamayan yetiştirici bugün olduğu gibi et fiyatları yüksekse ve etten para kazanacaksa istemeye istemeye de olsa da ineğini kasaba yolluyor. Böylece ülkenin hayvan varlığı azalıyor. Çünkü kesilen inek bir daha doğuramıyor. Bu durum ileride ülkedeki hayvan varlığını dolayısıyla da et üretimini düşürüyor. Bu durumda bugün olduğu gibi et açığı canlı hayvan ve karkas et ithalatı ile kapatılmaya çalışılıyor. Yani kendi üreticisi yerine Uruguaylı, Sırbistanlı üreticinin cebine dolar konuyor.

DÖVİZE BAĞLI HAYVANCILIK…

Bu yıl yaşanan aşrı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle, Türkiye’de mera ve yem bitkileri alanları da dahil olmak üzere,tarım alanlarında büyük hasarlar oluştu. Bu durum hayvancılıkta yeni maliyet artışını beraberinde getirdi. Üstüne üstlük hayvancılıkta kullanılan ve ithal edilen birçok yem hammaddesi ile katkı maddesi fiyatı Mayıs seçimlerinden sonra yükselen doların ateşi altında ezildi ve bu da yetiştiriciye daha yüksek maliyet olarak geri döndü. 

YEM FABRİKALARI NE YAPSIN…

Yem fiyatlarının artması, geçimini zor sağlayan yetiştiricinin ekonomik olarak zor durumda kalmasına neden oluyor. Ancak yem fabrikalarını da çok suçlamamak gerekiyor. Çünkü asgari ücrete zam geldi ve yem fabrikalarının işçilik maliyetleri arttı. Bunun yanı sıra dolarda euroda yaşanan her bir kuruşluk artış bile fabrikalara hammadde maliyetinde artış olarak geri geliyor. Bunların yanı sıra artan enerji fiyatları da maliyeti arttırıyor. Çuvala ipe, suya gelen zamlar da var pek tabii ki. Şu anda bütün bunlar yaşanıyor mu? Evet. O zaman yeme zam gelmesi son derece doğal. Ancak gelen zamların insaflı olması gerekiyor.

            Kooperatifçilik mera alanları ve yem bitkileri üretimi…

Yetiştirici açısından para kazanmanın yolu ise kooperatifçilikten geçiyor. Bugün Türkiye’deki yetiştiriciler gibi şayet örgütsüzseniz, güçsüzsünüz.

Süt maliyetini yüzde 70’ini oluşturan yem sorununun çözülmesi için mera alanlarının rehabilite edilerek ineklere sunulması gerekiyor. Ancak bu şekilde maliyetleri düşürebilirsiniz. Bununla ilgili çalışmalar var tabii ki. Ancak yeterli mi? Hayır.

Bir de hükümet yem üretimini teşvik etmeli. Türkiye’de genellikle kaba yem (saman vs) üretiliyor ki o da buğdaydan arpadan geliyor. Halbuki mısır gibi kesif yemin daha fazla üretimine ihtiyaç var. Hele soyanın neredeyse tamamı ithal geliyor. Hükümet bu ürünlerin yetiştirilmesine daha fazla kaynak ayırarak yem üretimini desteklemeli.

Bizden söylemesi…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Harun Raşit Uysal - Mesaj Gönder

# gibi, para

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler