Seçim kriterleri

Seçmenin seçeceği kişi ve partiye ilişkin değerlendirdiği birçok şey mevcuttur. Bunların başında kişinin aile geçmişinden tutun da bulunduğu sosyokültürel çevreye kadar birçok etmen vardır.

Seçilmeye namzet olanlar, seçmen gruplarını takip eder ve analiz yaparlar. Buna göre seçim politikası belirleyip propaganda yürütürler. Seçim gününe kadar yapılacak tüm çalışma programı hazırlanır, yürütmeye alınır. Aslına dışarıdan bakıldığında gayet sistemli ve etkin çalışan bir yapı görürüz ancak yer, zaman olduğu gibi işin içine insan faktörü girdiğinde yapıyı başkalaştıracak fazlaca şey meydana gelmektedir. Özellikle makam, mevki ve diğer prestije bağlı konular, bir paylaşım esasına tabi olmadığı için içerideki rekabet oldukça şiddetlidir.

Siyasi partilerin hak savunuculuğu, yönetime talip olma, yönetime katılma gibi amaçları, inandıkları etkin ideolojik tabanla birleşir. Genel manada başarının kendi siyasi jargonunun uygulanması ile ortaya koyulabileceğini iddia eder. Bu doğrultuda çalışmalar yürütür ve belirli sürelerde yapılan seçimlerde göreve talip olur. Esas amaç toplumun daha iyi yönetilmesi prensibi olduğundan, yapılacak fiiliyatın da buna uygun olması beklenir. Siyasette çıkar amaçlı grupların yarattığı çatışmanın demokrasiyi güçlendireceği düşünülür.

Haliyle bu çalışma oldukça değerlidir bu anlamda. Ancak unutulmamalıdır ki, siyasi partilerin kuruluş amaçları ve asıl hedeflerinden saptıracak bir yörüngeyi takip etmeleri kabul edilebilir değildir.

Çoğu kişi tarafından karmaşık ve/veya anlamsız bulunan siyaset mekanizması, hayatın ta kendisidir. İnsan belki de farkında olmadan aile, iş ve sosyal alanı dahilinde bir siyasi yapıya dahildir. Bunu ideolojik temelden çıkarıp sosyolojik bir alanda değerlendirirsek;

hedefin daha iyiye yönelik olduğu doğrultuda çalışılan yol ve yöntem bizi siyasetin kalbine götürür. Bugün elde edilen rantın paylaşımı hususunda ortaya çıkan bozuk yapı, siyasetin kendisini ayıplamakta, insanların apolitik halde mutsuz yaşamalarına sebep olmaktadır.

Gelişmeye yönelik rantın toplum paydasında eşit paylaşım esası olmadığında sistem çökmeye başlar. “İnsan bozuyorsa, göz yumuyorsa bir yönetim modellemesi olan siyasetin bunda ne suçu var!” diyerek haykırmak istiyor insan.

Şahsen siyasetin toplum temelinde bireyin fayda ekseninde olmasından yanayım. Bu yönüyle objektif bir bakış açısı elde etmek istiyorsak siyasi partilerin de muhalefet yöntemine bu manada katkı koyması beklenir. Tabii ki katkı koymak, tamamiyle aynılaşmış bir yapıya hizmet etmek demek değildir. Yapılacak etkin muhalefet de hizmetin daha kaliteli hale gelmesi yönünde çalışmaları ortaya koyar. Hatta yönetim mekanizmasının kendini denetler bir yapı haline dönüşmesi gibi fazlaca ütopik olmayan bir amaç da hedeflenmelidir.

Siyasi partiler kanun, yönetmelik dahilinde hareket alanlarını genişletirler. Böylece kendi tüzükleri içinde yer alan yapıyı korurlar. Benim farklı bir yazıda ismini andığım, siyasi partiler için bir kalite yönetim sistemi tabanında bir iç kontrol mekanizması da acilen kurulmalıdır. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazıyı da ilerleyen günlerde paylaşacağım.

Siyasi düzlem hiç olmadığı kadar karmaşık, bütünleşik ve huzursuz halde. Siyasetle hiç ilgisi olmayan insanları bile rahatsız eden türden hem de. Amaç, hedef ilişkisinde gayet rahat görülen bu konular, çoğumuz tarafından hala anlaşılabilir değil. Toplum içerisinden statü almak ya da prestij kazanmak isteyen insanların konuşlandırdığı bir alan olarak görülüyor siyaset arenası. Halbuki verilecek emek ve çalışma ile toplumda karşılığı olan fayda esaslı yapı bu düzeni sağlayacaktır. Haliyle kamu yararı düşünülerek yapılacak çalışmaların bütününe odaklanmadan elde edilecek çıktıları düşünmek bizlere, “Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz” atasözünü hatırlatıyor. Tersine ilerleyen bu ilişki demeti para, nüfuz gücüyle birleşince yönetime katkı odağından ayrılıp bireylerin gelişmesine doğru ilerliyor. Elde edilecek hizmet kalitesi tartışılması gerekirken bugün hizmetin kendisi için bile tartışma yürütür hale geldik. Ana hatlarıyla birşeyler oluşturmaya çalıştığım bu yazıyı, yerel seçimler odağında da değerlendirmeye çalışacağım. Bu haftaki iyi şey; baharın habercisi cemrenin suya düşmesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Şimdi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler