Hayvan Sevgisi Başlangıçtır

Sevgi, hayatımızın en kıymetli duygularından biridir sanırım ve buna dair yüzyıllardır dile gelen o kadar çok anlatılar var ki elimizde. Yüreğimizin hissettikleri onu gökyüzünden inen bir mucize gibi karşılamıyor mu sizce ruhumuzda?
Elizabeth Gilbert’in ‘’Ye, Dua et, Sev’’i ile başlayan bir serüvenin ‘’SEV’’indeyiz bu defa ve önümüzde aşılmaya değer o kadar dağlar var ki.
Yaşam, bize sundukları ile en kutsal duyguların hazzını da veriyor aslında, ta ki kıymetini anlayıncaya kadar, zira elimizde avucumuzda ne varsa pek kıymet bilmeyenlerden değil miyiz? Ha bir de hissettiklerimizle yaptıklarımız arasındaki o anlamsız uyum ne olacak? Çok acımasızca değil mi?
Bu gibi soruları kendinize sorduğunuzda insan olmanın öğretilerinin bizde yarattığı değişimlerle birlikte duvara çarpar gibi dağılmıyor muyuz? Öyle ki hissettiklerimiz ve hislerimizi içimizde taşıyarak yola devam etmelerimizin insani tavrı, sevgiye dair de aynı anlamsız gizemli saklambaçlarda duygu sırlarına bürüyor bizi.
İşte tam da burada uyanın, saat 07:30 civarı evinizin çatısına çıkın ya da sokakta ağaçların arasından doğuya doğru bakın! Göreceğiniz güneş kadar aydınlık, güneş kadar sıcak, güneş kadar umut veren bir sevgiden bahsedeceğim size…

“Hayvan Sevgisi, Sevginin Başlangıcıdır”

Karşılıksız, ama’sız, fakat’sız, olduğu gibi, yalın, sade ve aldığınız nefes kadar gerçek…
İki milyardan fazla farklı türde canlıyı üzerinde barındıran gezegenimizde biz insanlar bir şekilde doğayla iletişimi koparma aşamasına gelmiş durumdayız. Oysa hemen yanımızda bizlere kocaman gözlerle bakan, bacaklarımızın etrafında dönen kediyi göremiyoruz, başını ayaklarımıza yaslamış onu vermemizi bekleyen köpeği görmezden geliyoruz. Diyeceksiniz ki; insanın insana olan sevgisi bitmiş sen bize kediye ve köpeğe olan sevgiden bahsediyorsun… Evet sizlere karşılıksız sevgiden bahsediyorum, yerliyse yerli, milliyse milli. Ne kindar ne de dindar. Sadece sevgi…
Hayvanlar onlara dokunduğumuz bizlere sadakati, sevgiyi vereceklerdir. Onlara dokunan insanlar için iyi birer dost, oyun arkadaşı ve stres azaltıcı bir antidepresan gibi yüzümüzde gülücüklerin temel kaynağı olacaklardır. Sevmeyi bilmek de lazım elbet.
İnsanlık tarihinde hayvanlar aslında önemli bir role sahiptir. Size mitolojik çağdan başlamayacak olsam da Mısır’da kedilerin ne kadar önemli bir figür olduğunu hatırlatmamda fayda var diye düşünüyorum. Hindistan’da ineklere tapıldığını düşünürsek Çin’deki ejderha bağlılığı çok da dikkat çekmiyor sanırım. Anadolu topraklarında sembolize edilen Kurt köpeği Ergenekon’dan bu yana anlatılan bir destandır.
Toplumların tarihinden de görüleceği gibi her daim bir hayvan bizlerle bir olmuş, koruyucu, savunucu, çıkarsız bir şekilde destek verici bir yer almıştır.
Sevgiye dönecek olursak, aslında öğrenilebilen, öğretilebilen bir kavram olarak da karşımızda durmuyor mu? Açıkçası bazen bizler sevmesini bilmiyoruz diye düşünmüyor değilim, zira başlarda da dediğim gibi sevmeye dair hissettiklerimizle gerçekleştirdiğimiz eylemlerin tutarsızlığı bizi bu soruya sürüklüyor. Çocuk yaşlarımızda sevmek, ne hissediyorsak onu eyleme dönüştürdüğümüz en gerçek duygu/ifade paralelliğini sunduğumuz dönemlerdir. O nedenle bütün hayvanlar çocuklara zarar vermeden etkileşim kurmaktadırlar. Kendileri gibi gerçek bir sevgiyi görürler onlarda.
Bir hayvanla birlikte büyüyen çocuk, sorumluluk duygusunu da beraberinde büyütür. Her zaman sevgiyi ifade etme şekli hissettikleriyle de paraleldir. Empati duygusunu, birlikte büyüdüğü hayvanın acılarından, sevinçlerinden ve davranışlarından beslenerek geliştirir. Empati, bu gezegenin en güçlü anlama yeteneğidir. Bu anlayış ve hoşgörü ile yetişkin hale gelen gelen bireyler, toplumun değişiminde de büyük roller oynayacaktır. Değişim deyince aklınıza bir partinin değişimi gelmesin hemen, zira “karşı değişim” kavramı henüz dillenmese de ilerisi için not etmenizde fayda var.
Hayvan sevgisi, çocukların bir hayvanı istismar etmesinin, kendinden daha zayıf olan bir hayvana zarar verecek davranışlarda bulunmasının, ona kötü muamelede bulunmasının da önüne geçecektir. Bu ortamda büyüyen bir bireyden kendinden daha savunmasız bir insana şiddet uygulamasını bekleyemezsiniz; bir çocuğa, bir kadına ya da dezavantajlı bir bireye kötü davranmasını bekleyemezsiniz. Bu bireyler sokakta su kabını tekmelemez, bu bireyler köpeğin acısını içselleştirebilecek insanlardır, onlara taş atmazlar, bu bireyler güçlü bir empatiye sahiptir, bir kadına saldırmaz, karısını dövmez.
Sevgi, yeryüzüne inen bir mucizedir ve inanıyorum ki hayvan sevgisi sevginin başlangıcıdır…
Sevgiyle kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vet. Hek. Halis Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler