Uzun mesafe koşucusu: Tunç Soyer!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Tunç Soyer’in Narlıdere Metro açılış töreninde yaptığı konuşma tarihi önemi nedeniyle çok etki yarattı. Geleceğe dair söylem içeren konuşmanın en çok yorumlanan kısmı ise şöyleydi:

“Bu memleket için, İzmir için son nefesime kadar hizmet edeceğim. Bunu, kimsenin ekmeğine yağ sürmeden, bu toprakları rant çetelerine peşkeş çekmeden yapmaya devam edeceğim. Ben sizlere hakkımı helal ediyorum, siz de hakkınızı helal edin kardeşlerim!
İzmir ile gurur duyuyorum!
Unutmasınlar! Ben uzun mesafe koşucusuyum...
Bu ülkede demokrasinin neferi olmayı sürdüreceğim. Bir nefer olarak birlikte başlattığımız tüm projelerin de takipçisi olacağım.
Şunu çok iyi bilsinler!
Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesiydi.
Bundan sonra sathımız, tüm vatandır.”

Bu konuşma “Tunç Soyer’in manifestosu” olarak değerlendirildi. Özellikle “Uzun mesafe koşucusuyum” ve “Bundan sonra sathımız, tüm vatandır” söylemi dikkat çekti.

Türkiye yerel seçim sürecine girdiğinde yerel ve genel siyaseti tahlil ettiğim yazılarımda bunların ipuçlarını açıklamaya çalışmıştım. İzmir ve Tunç Soyer’in makam, mevki, kariyer dışında duruşunun çok başka olduğunu bugüne kadar anlamayanlar bundan sonra anlamaya başlayacaklar umarım.

“Ne yaptı?” diye soranlar yanıt olarak “beton inşaası” yerine “Depremde, pandemide, selde, yangında, ekonomik krizde İzmir dayanışmasını örgütlemek” yanıtının anlamını idrak ettiklerinde “uzun mesafe koşucusunun bundan sonraki sathının tüm vatan olduğunu” daha iyi anlayacaklardır.

Ne demek uzun mesafe koşucusu?

Sevgili merhum Can Yücel Mare Nostrum (Bizim Deniz) şiirinde Deniz Gezmiş’ler için şu muhteşem dizeleri yazdı:

“En uzun koşuysa elbet
Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak…
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi…”

68 kuşağı tarihsel sorumlulukları gereği en önce göğüslemek için ipi bütün yürekleriyle koştular; 78 kuşağına büyük bir tarihsel sorumluluk aktararak. 78 kuşağı da; taaa Cumhuriyetten evvel başlayan ve bağımsızlık savaşı ve cumhuriyetle taçlanan tarihsel süreci inişleri çıkışlarıyla, engebeli yokuşlarıyla, kahırları coşkularıyla kendisinden sonraki kuşaklara aktarmanın bilinciyle uzun soluklu koşuya başladılar.  

Uzun mesafe koşuları, son derece sağlam bir yapı isteyen tempolu koşulardır. Nefes, stil, kısa serbest adım, yere sağlam basma çok önemlidir.

Tunç Soyer bundan sonra ne yapacak sorusunu soranlara yanıt bellidir: Bu güne kadar ne yaptı ise, bu güne kadar İzmir ve halk için yüreği nasıl çarptı ise bu günden sonra da aynısı olacak. Bu özü kavradıktan sonra gerisi eğer elele olursan birlikte bulunacak ayrıntıdır. Bu özü göremeyenler hemen “Tunç Soyer 1 Nisan’dan sonra CHP genel başkanlığına yürüyecek” diyerek dar bir hedef yorumu yaptılar.

Sayın Yüksel Çakmur İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı ve daha sonra CHP genel başkan adaylığı yolculuğu yaptı. Merhum Ahmet Piriştina İzBB başkanlığı yaptı ve rahmetli olmadan önce çoktandır İstanbul medyası CHP genel başkanlığına hazırlamaya başlamıştı. Sayın Aziz Kocaoğlu hem rahmetli Deniz Baykal hem önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzBB başkanlığı yaptı. Hem bizzat sohbetlerim hem de basına yansıyan kadarıyla Aziz Kocaoğlu ne Baykal’ı ne de Kılıçdaroğlu’nu genel kongrelerde desteklemedi. Ama yine de aday gösterildi ve kazandı. Ve hatta bu süreçlerde adı genel başkanlık için hep geçti.

Görüldüğü gibi İzmir ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanları her dönem Türkiye siyasetinde yer buldu ve kendilerine genel merkez layık görüldü.

Neden? Çünkü herkes biliyor ve istiyor ki; Türkiye İzmir gibi olsun, kurtuluşun ve kuruluşun simgesi olsun!

İzmir demokrat şehirdir, aydınlık şehirdir, Akdeniz’in incisidir. Türkiye de İzmir ışığı ile doğu ve batı arasındaki köprü işlevini gerçekleştirirken kendi ayakları üstünde duran inci gibi parlayan, aydınlık bir ülke olabilir. Bunu kim yapabilir? Bunu; bu hayali görenler, hayallerini yerelde gerçekleştirenler, hayallerinin peşinden gidenler, hayallerini düşten çıkarıp somutlaştıranlar, çoğalanlar, karıncalarla, kuşlarla, balıklarla arkadaş olanlar, emekçilerle nasırlı ellerini tutanlar, köylülerle çapa yapanlar, süt sağanlar, fabrikada tram trak çarkı çevirenler, laboratuvarda uzayın sonsuzluğuna yol alanlar, kuşaktan kuşağa gökkuşağı olup ağanlar,…yapabilir…kim yapabilir, sen, sen, sen, evet sen yapabilir…uzun mesafe koşucuları yapabilir… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birol Keskin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler