Nükleer atık çaresizliği

Nükleer atık çaresizliği

Perşembenin Gelişi

Tunç Soyer’in Harmandalı sözü ve nükleer atık çaresizliği

 Geçen haftaki yazımda Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Kurultayı’ndan söz etmiştim.(1) Yazıda bahsettiğim üzere 2 Mart Cumartesi günü “Ekolojik Kentler, Yerelden ve Yerinden Yönetim” başlıklı söyleşi ve forum gerçekleşti. İzlemeye gelen sayısının az olmasının dışında söyleşi önemli mesajların çıkartılabileceği bir etkinlik oldu.

Söyleşiden sonra yapılan forum kısmına EGEÇEP aktivitisti olan adaylar dışında Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM) Partisi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Türkan Aslan ile Akın Birdal dışında başka gelen olmadı. Oysa neredeyse tüm adaylara doğrudan ulaşılıp, davet edilmişlerdi ve katılacaklarına dair söz vermişlerdi. Demek ki, önümüzdeki beş yıl İzmir’in yönetimine talip olan DEM Parti adaylarının dışındakilerin, İzmir’in ekolojisi, yerelden ve yerinden yönetilmesi gibi bir dertleri yok ya da EGEÇEP’i ciddiye almadılar. Kendileri bilir. EGEÇEP gibi ekoloji alanında faaliyet yürüten halk hareketi ve örgütlenmelerini yok sayarak bu kenti zor yönetirler. Benden söylemesi.

Söyleşide, siyaset bilimci Prof. Dr. Ayşen UYSAL da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç SOYER de var olan siyaset yapma biçimini ve siyasal partileri çok ağır eleştirdiler. Ayşen Uysal; “Hiç kimsenin, insanların umut kırıntıları üzerinde tepinme hakkı yok,” sözüyle eleştirdiği partilerin, insanları siyasetten soğuttuğu tespitini yaptı ve parayla olan ilişkisinin siyaseti çürüttüğüne vurguladı. Türkiye’deki çevre ve ekoloji bilinci ve hareketleri ile Avrupa’dakileri karşılaştırarak bir takım önerilerde bulundu. Ekoloji hareketlerindeki bölünmüşlüğe dikkat çekerek yeni eylem tarzlarının geliştirilmesini, özellikle sanatla anlatmanın, göstermenin, yeni sloganlar geliştirmenin etkili olacağını belirtti ve #nefesalamıyoruz'u önerdi. Evsel atıkların kaynağından ayrıştırılması konusunda belediyelere büyük sorumluluk düştüğünü de ekledi. Tunç Soyer de  siyasetin çözüm üretemediğini, yerel yönetimlerin popülizm yapmasının engellenmesi gerektiğini, sorunların çözümünün sivil toplumda olduğunu, özellikle kadın, çevre, eğitim, afetten korunma, engelli hakları alanlarında çalışma yapan sivil toplum örgütlerinin birbirini tamamlayarak çatıyı genişlemesi gerektiğini vurguladı ve Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi'ni (DİTAM) örnek gösterdi. EGEÇEP’in de önemli bir dayanışma örgütü olduğunu söyleyerek, daha etkili olmanın yollarını aramasını önerdi. Sorunların çözümünde demokrasinin yol gösterici olacağını, artık dijital demokrasiye geçilmesi gerektiğini, doğanın haklarının da tanındığı ekolojik demokrasiye ihtiyacın olduğunu, talan ve yağmalara karşı kolektif üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sorulan sorular üzerine Tunç Soyer’in Harmandalı çöp depolama tesisi ile radyoaktif atıklar konusunda söyledikleri dikkate çekiciydi. Harmandalı’nın her an büyük bir faciaya yol açabileceği kaygısını dile getirerek, Menderes’te planlanan alanın engellenmesini eleştirdi. Buna karşın Harmandalı’nın bir sene sonra kapatılacağını, buna ilişkin gerekli kararların alındığını belirtti. Gaziemir/Karabağlar’daki eski kurşun fabrikası sahasında bulunan radyoaktif bulaşıklı tehlikeli atıklar sorusu bendendi. Seçildiğinde yaptığımız görüşmede, “Ne yapıp edip o atıkları temizleyelim,” dediğini anımsatarak, hiçbir şey yapılamamasının nedenini sordum. Tunç Başkan’ın yanıtı haberlerde de yer aldı; “Biz hiçbir zaman çevre katliamına sessiz kalmadık. Gaziemir’deki nükleer atıkların kaldırılması için Duran Adam eylemlerine katıldık. En son oradaki alanın temizlenmesi için Fransız bir firmayla anlaştık ama bakanlık izin vermiyor. Oradaki alanı ben temizleyeceğim diyor. Ancak hala yapmıyor.”

Bu sözlerden, Harmandalı çöp depolama alanının en geç bir yıl sonra kapanacak olmasını, Büyükşehir Belediyesi’nin taahhüdü olarak kabul ediyorum. Kamu idaresinde devamlılık esastır. Kim seçilirse seçilsin, bu taahhüdü yerine getirmek zorundadır.

Radyoaktif bulaşıklı tehlikeli atıklar konusu hem şahsen benim hem de EGEÇEP’in ve Çevre Mühendisleri Odası, Baro, Tabip Odası ve diğer meslek odalarının sürekli gündeminde olan bir konu. Buna rağmen Büyükşehir Belediyesi’nin Fransız bir firmayla anlaşmasından haberdar olmamamızın nedeni açıklanmaya muhtaç bir olaydır. Zira bu işin doğrudan belediyenin görev ve sorumluluğunda olmadığını hepimiz biliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yasasından aldığı yetkiyle ve İzmirlilerden alacağı destekle, bu işi bakanlıklara baskıyla yaptırabilirdik. Ancak bizlerin haberi yok. Bu haliyle şimdiye kadar olduğu gibi “radyoaktif pislik” yine halının altına süpürülmüş.

Tunç Soyer’in başkanlığı dönemi doğrudan iletişim kurabildiğimiz, eleştiri yöneltebildiğimiz, kimi zaman yanlıştan dönüldüğünü gözlemlediğimiz, ortak çözüm üretebilme potansiyeli olan bir dönem olmasına karşın, kentin en önemli sağlık sorunu olan radyoaktif bulaşıklı tehlikeli atıklar meselesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin kapalı kapılar ardında işler yapmaya kalkmasını anlamakta güçlük çektiğimi belirmek isterim.

EGEÇEP 18. Kurultayını gerçekleştirdi. Daha genç yeni yürütmesiyle, yaşamı savunma mücadelesinde daha etkili olacak. Tunç Soyer’in belediye başkanlığı 1 Nisan’da sona eriyor. Yeniden aday gösterilmemesini öngörüsüzlük ve vefasızlık olarak değerlendiriyorum.  Yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla, hatalarıyla, sevaplarıyla bu kent için harcadığı emekleri için kendisine teşekkürlerimi iletiyorum, sağlık ve güzellikler diliyorum. Bundan sonrasında, kendi önemsediği yerden bu kez bir yurttaş olarak, belediyecilik deneyimleriyle, İzmir’in, Türkiye’nin, tüm dünyanın geleceği için yaşamı savunma mücadelesine katılmaya çağırıyorum.

 1 - https://www.gazeteyenigun.com.tr/makale/19383115/av-arif-ali-cangi/egecep-ve-korfez-gecisi-projesi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Arif Ali Cangı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml