Datça ve Knidos: Tarih dolu bir kasaba

Datça ve Knidos: Tarih dolu bir kasaba

Bu köşede ilk defa bir seyahat denemesi yazıyorum. Çok heyecanlıyım.
Gerek geçmiş gerekse günümüzde seyahat gözlemlerini paylaşmak yaygındır. Bu paylaşımlar ilgiyle de takip edilir. Bizim kültürümüzde Evliya Çelebi seyahatnamesi oldukça iyi bilinirken, İlber Ortaylı’nın da bu yönde çıkmış seyahatnamelerini dikkate almak gerekir.
Burada ben de İlber Hoca’nın izinden gidip, bir tarihçi gözünden Datça gezim üzerine bir şeyler karalayacağım. Hazırsanız yolculuğa çıkalım.
8-11 Mart 2024 tarihleri arasında Datça’ya uğradık. Gidiş geliş sırasında Datça yarımadasına giriş yolunu da deneyimlemiş olduk. Doğal engebeleri nedeniyle bu yolda gece araba kullanmak istemem. Ayrıca bu yolu gündüz almak, çok özel manzaraları görme imkanını da kaçırmanızı engeller.
Biz Datça İskele Mahallesi Kumluk Plajı mevkiinde bir apart otelde kaldık. Ziyaretimiz sırasında Eski Datça’yı gezdik. Ardından Datça’nın Osmanlı döneminde kaza merkezliğini yapmış olan bir diğer eski yerleşimi olan Reşadiye’ye uğradık. Knidos Antik Kenti, Burgaz Ören yeri gibi tarihi alanları da inceleme fırsatı bulduk. Doğasını da deneyimledik. Büklerine, yani koylarına uğradık. Deniz kenarında dünyanın nimetleriyle buluştuk. Datça’ya geldiğimiz tarih aralığı yaz aylarına denk gelmediğinden kasaba sezonu açmamıştı, maalesef bazı mekanları deneyimleyemedik. Bunlar içinde bazı yemek yerleri var.
Neticede Datça, diğer Ege safiye kasabaları gibi Temmuz-Ağustos ağırlıklı bir sezon geçiriyor. Bu bilgiyi çeşitli mecralardan alabildiğimiz gibi yerel halktan da edinebiliyoruz. Sezon içinde ise Bodrum ve Çeşme kadar olmasa da yoğun bir turist akınına uğruyor. Lakin bu turist içinde yerliler baskın. Burada dikkat edilmesi gereken nokta Datça’ya gelen turistin niteliği... Turistler hızlı bir gece hayatıyla örülü bir tatil isteyenlerden oluşmuyor. Zaten Datça’da bu tarz mekanlar yok. Rakı-balık ağırlıklı yeme-içme ve çok özel koylarıyla deniz-güneş ikilisi Datça’da bulanabilecek şeyler. Eğer ki hızlı bir gece hayatına dayalı eğlence istiyorsanız, kasaba sizi tatmin etmez.
Bu haliyle Datça, kendine belirlediği sloganı hak ediyor. Çoğu hediyelik eşyada görebileceğiniz üzere Datça esnafı; “Acelen varsa ne işin var Datça'da?” diyor.
Datça bu hali ile günümüzde konuklarını ağırlarken, üç tane ünlü b’ye sahip. Bunlar; ‘badem, balık, bal.’ Peki eskiden Datça nasıl bir yerdi? Acaba tarihi de bu özel değerlere katmak mümkün mü?
Elbette mümkün. Zira Datça’da çok özel bir tarihi alan var. Adı Knidos.
Knidos antik kenti, Datça yarımadasının ucunda. Bu bölge, Akdeniz ile Ege’nin ayrıldığı bölgeye denk düşüyor. Ayrıca Anadolu’nun da en Batı ucu burası. Knidos’un üst taraflarında işleyen bir deniz feneri var.
Knidos’un önemi Batılılarca, bizden daha iyi biliyor. Nitekim antik kentten çıkan bazı parçalar, zamanında Avrupa’ya kaçırılmış. Şu an nadide parçalar olarak sergileniyor. Peki Batılılar bu parçalara büyük ihtimam gösterirken, biz ne yapıyoruz?
Knidos; yerleşim planı, kutsal alanları gibi özellikleri ve limanı kullanım biçimiyle çok özel bir yere sahip. Bir kere yerleşim Antik Yunan yerleşimi ama Karya yurdunda kurulmuş. Zamanında Kayra arazisi olan Datça yarımadası, Dor akınlarına maruz kalmış, sonucunda da Knidos oluşmuş. Bu Knidos ise başlangıçta, bugünkü Datça’nın hemen yanı başındaki Burgaz ören yerindeymiş.
İşte Karya yurdunda kök salan bu Dorlar, zamanla Burgaz’dan yarımadanın en batısına taşınmış. Şuanki Knidos bu taşınılan yerleşim. Fakat bu taşınma Burgaz’daki Knidos’u da hemen bitirmemiş. Burasında da yaşam devam etmiş. Bu vaka da bize yarımadada çok canlı bir antik dönem hayatının mevcut olduğunu gösteriyor. Bilhassa Knidos’taki idari binaların ve yönetim binalarının halen daha ayakta kalmış olması, Knidos’un önemini ortaya koyuyor.
Şimdi biz ise burada daha çok çalışmamız gereken noktaya geliyoruz.
Malum, yerel seçimler geliyor. Peki Datça’nın başkan adayları acaba Datça’nın tarihi önemini anlatmak ve bunu küresel turizm ile buluşturmak için neler yapıyor? Kuşku yok ki benzerleri diğer sahil beldelerinin başkan adayları için de geçerli. Örneğin yaz tatillerimi geçirdiğim Çeşme’nin başkan adayları, İsmailobası Köyü gibi tarihi alanlar için ne tarz projeler geliştiriyor?
Neticede Datça, arkeoloji ve tarih literatüründe altının çizildiği üzere oldukça önemli bir yerleşim olan Knidos’a ev sahipliği yaptı. Bu Knidos ise sadece yarımadanın ucundaki yerleşim yerinden ibaret değildi. Yarımadanın orta kesimlerinde de görebileceğiniz üzere antik alanlar yarımadanın geneline yayılmıştı. Burgaz’da, şu anki Knidos’a taşınma sonrası devam eden yerleşim de ayrıca bu iki alan arasında ilişkilerin devam ettiğini gösteriyordu. Belli ki bu coğrafyada Karya kültürü zamanla Antik Yunan’a ve oradan da Roma’ya geçiş yapmış ve yarımada boyunca yayılmıştı.
Bu vesileyle Knidos’un tarihi öneminin ve yarımada boyunca yayılmış tarihi yerleşim ve kültür hattının daha iyi tanımlanması, Datça’ya yarar sağlayacaktır. Tarihi alanların daha anlaşılır hale getirilmesi, örneğin Burgaz’daki arkeolojik kazıların tekrar başlaması da Türkiye’nin tarihi zenginliğinin daha da netleşmesine katkı koyacaktır. Bunlar olurken Knidos’taki tanımlayıcı levhaların daha iyi hale getirilmesi, önemli bina ve kalıntıların açıklayıcı levhalarla desteklenmesi, ziyaretçilerin daha kaliteli bir deneyim elde etmesine yarayacaktır.
Bu doğrultuda da hem merkezi hem de yerel idarelere işler düştüğü muhakkak. Bu noktada biz Datça’da yaşayanlara ve-veya yerli turistlere de bir görev düşmektedir. Datça’ya muhteşem denizi ve leziz bademleri için ziyarette bulunurken, bu tarihi önemi de unutmamak lazımdır. Yolunu Datça’ya düşüreceklerin Knidos’u ziyaret etmeleri ve bence deniz kullanımı açısından Türkiye’nin en sofistike Antik Kenti olan Knidos’u tanımaları tarihimize sahip çıkmak için elzemdir. Bazen arz talepten doğar. Talep edelim ki belediye ve bakanlık hizmetlerini genişletsin. O halde, Datça’ya daha fazla tarih seyahati yapmanın belki de zamanı gelmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özgün Kabacaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?