Siyasetin 'a b c' si

Siyasetin 'a b c' si

 

Bir konu hakkında tümden gelim teoremi uygulayacaksak, çekirdeğe ininceye kadar nedensellik sorgulanması gerekir. Bana göre bir kavramların uygulanması noktasında o kadar baskılanıyoruz ki; güdülenmiş halimiz bir şeyi neden yaptığımızın bazen de dışına çıkarıyor bizi. Buradaki gaflet çok safça gibi gözükse de; aslında kavramın mantığı ile tamamiyle bir tezat oluşturur. Bu bahsettiğim konuyu birçok soyut kavram için düşünebiliriz. Belirli bir amaç için en etkin ve sonuca götürecek yol ve yöntem olarak siyaseti tanımlayacaksak; akibeti bunun tam tersi olan her şeyde farklı bir nedensellik öngörülmesi doğal bir sonuçtur. Yani bugün belirlenmiş politikaların uygulanabilmesi için yönetilen propaganda süreçleri zıt istikamete hizmet ediyorsa burada farklı bir eğilim vardır.

Siyasi partiler devleti yönetim erkini yürütmeyi hedefleyen, hak savunuculuğu yapan, aynı zamanda belirli bir ideolojik tarafı oluşturan sivil toplum gücüdür. Bunun tam tersini okursak; eğer bir siyasi partinin ideolojik yanı yoksa, hak savunuculuğu yapmıyorsa, yönetime de talip değilse, o sivil gücün varlık nedenini araştırmak gerekir. Bugün siyasal düzlemde var olma savaşı, siyasi partilere eşit zeminde tanıtım ve güçlenme hakkı tanımıyor. Bu nedenle belki de toplumun gelişimine katkı sunabilecek olan, oyca daha düşün partilerde birçok insanımız vardır. Bizim mevcut yapımız siyasetin maalesef tekelleşmiş sığ bir seçim kanalından çıkamamamıza neden oldu. Bugün “oyum boşa gitmesin” ile “zaten kazanamaz” arasında gidip gelen seçmen kitlesi aslında tam bir zaruri bağımlılığın temsilcisidir. Bu nedenle ne etkin muhalefet ne de herkesin mutmain olduğu bir iktidar yönetimi bizim taleplerimizi karşılamıyor.

Çoğu zaman o kadar çok ezberlenmiş düşünceye hakimiz ki; en çok merak ettiğim konu şu kabuk kırma olayını ne zaman yapacağız? Baskılanmış etkin yapı bizleri “daha iyisi var mı” ile “hepsi aynı” arasındaki mutlak sonuçsuzluk ilişkisine hapsetmektedir. Bu ikilemleri yaşayan bireyin toplumsal olaylara bakış açısı da insani ilişkileri de farklılaşıyor bence. Tümden bir sonuç ortaya koyacaksak; haliyle toplumun fertleri siyasetle uğraşan insanları da bu sonuçsuzluk girdabında şahsi menfaat elde etme ile itham ediyor. Hep sorunlardan, sıkıntıların ayrıntılı pozisyonlarından bahsedenlerin çözüme ilişkin katkısı da maalesef olamıyor. İşte bu farkındalığı yaratacak olan yüksek bir şuur beklentisi içindeysek; çoğuna göre mutlak bir düşüş yaşamadan olmayacağı hususudur. Ben ise sistemli bir metodolojik yaklaşımın bu tek tercihli daraltılmış alanı devre dışı bırakacağı kanaatindeyim.

Yukarıdaki paragrafın sonunda tam bir umut ile “insan varsa her şey mümkün” şiarındayım. Tabi ki önemli olan konu burada tam bir metod belirleyebilmektir. Bunun dışında büyük iyimserliklerle müspet sonuç beklemek fazlaca yıpratıcı olacak bir süreci beraberinde getirir. Şimdi genel hattıyla belirlediğimiz çerçevenin içini doldurmak lazım. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; doğrusal manada bir güç elde edilemiyorsa hiçbir kurum varlığını devam ettiremez. Ya da devamlı bir bağımlılık halinden söz edilebiliriz. Burada yine bu siyasi parti gibi başka sivil kurumların farklı bir amaçla finanse edildiği de rahatlıkla söylenebilir. Konuyu çok dağıtmadan şunu açıklamak istiyorum ki; demokrasinin temel niteliği olan katılımcılık ve temsil kavramını şayet yaşatabilecek bir platform kurmak istiyorsak, öncelikle adil bir düzlemde buluşmak gereklidir. Bugün belirli bir temsil hakkı elde edemeyen siyasi partiler devlet yardımlarından yararlanmazlar. Bırakın siyasi partileri toplum için fayda üreten tüm sivil oluşumlar desteklenmeli ve sürdürülebilir olmaları adına çalışmalar yapılmalıdır. Bunun için de örnek olarak seçimde alınan oy oranınca yönetime katılma ilkesi belirlenmelidir. Örnek olarak yerel seçimlerde oy yüzdesine göre şube müdürlükleri, daire başkanlıkları ya da başkaca görevler yüklenmelidir. Böylece alınan oya göre görevde de bulunma mantığı oturacağından siyasi parti tabanında oy geçirgenliği yaşanacaktır. Mecbur bırakılmış kutup siyasetçiliği her ne kadar bu durumu kabullenmese de bu önemli bir yapılanma modelidir. Hatta ve hatta genel seçimlerde de alınan oy oranına göre bakanlıklar, müsteşarlıklar vd. görevler verilebilmelidir. Böylece seçmen birilerine kazandırma diğerlerine kaybettirme gibi bir kısır döngüden çıkmış olur. Bu fikrime birçok anti tez üretilebilir, olamayacağı yönünde fikir belirtilebilir. Ancak şunu söyleyebilirim ki hayatım boyunca yer yeni fikre ve düşünceye karşın hep buna benzer cümleleri duydum. Pek tabi daha iyisi veya alternatifi olabilir. Fakat devamlı sorunlardan sızlanan bunun yanında çözüme yönelik hiç bir şey yapma girişiminde bulunmayanların yaptığı havanda su dövmek değil de nedir? Sorarım sizlere. Bu nedenle en büyük acizliğimizi de fikir üretemeyişimiz ve çok bilmişliğimiz olarak kayda geçmek isterim. Burada önemli husus yapılmayacağına kaaat geçirmiş olsak dahi bu konuda fikir üretmiş insanları değerli görmeliyiz. Sebebi ise onlar sorunları dert edinen, çözüm isteyen ve uygulama konusunda yöntem belirleyenlerdir. Fikir teatisi adı altında bolca sorun tespit edip, çeşitlendiren yapının başarılı olmasını diliyoruz. Gıybetin dibine vuran görüşmelerden kaliteli sonuçlar bekliyoruz. Üstüne basa basa şunu diyorum ki; biryerlerde yanlış ya-pı-yo-ruz… Çözümü düşünme adına anahtar soru şudur: yapılan faaliyet işin amacına ne kadar hizmet ediyor, yöntem verimliliği konusunda ne yapılıyor?

Bu haftaki iyi şey; Tıp Bayramı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Şimdi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml