Dijital ikiz şehirler

Bir şehrin, bir şirketin, bir okulun ve hatta insanların dahi dijital ikizlerini yaratabileceğimizi düşünüyorum. Biyolojik ikizi yaratmak halen zor olsa da dijital ikizi var etmek mümkün ve her geçen gün kolaylaşıyor.

Dijital ikiz şehir, var olan bir şehrin sanal kopyası olarak ifade edilebilir. Bu sanal kopya, şehrin tüm unsurlarını: yollarını, caddelerini, sokaklarını, binalarını, meydanlarını, parklarını, bahçelerini, altyapısını, kültürel varlıklarını, tarihi yerlerini, trafik akışını, otoparklarını, toplu taşıma sistemini, enerji tüketimini, çöplerini, hava kalitesini ve hatta içinde yaşayan insanlarını içermektedir.

Dijital ikiz şehirler sayesinde bir şehirle ilgili öngörülerde bulunmak, belli plan ve projelerin uygulanmasının ne gibi fayda veya zarar doğurabileceğini tahmin etmek, kamu politikalarının etkilerini analiz etmek mümkün hale geliyor. Dijital ikiz şehir yaratılarak verilerin analizi, kaynakların değerlendirilmesi, hizmetlerin erişilebilirliğinin anlaşılması gibi adımlarla kentsel durum tespitini yaparken bunu birkaç adım daha ileri taşıyabiliyorsunuz. Yaratılan hipotezler ve oluşturulan çeşitli senaryolarla şehre dair birçok değişik kombinasyon görselleştirilebiliyor. Böylelikle klasik anlamda veri analizinin çok ötesinde durumlar mümkün kılınıyor. Birden fazla kaynaktan toplanan veriler gerçek zamanlı olarak sisteme entegre ediliyor ve anında yaratılan simülasyonlarla etkin bir kaynak yönetimine olanak sağlanıyor.

Aslında şehirlerin benzerlerinin bilgisayar modelleri kullanılarak yapılması eskiden de mümkündü. Şehrin dijital ikizini yapabilmek ise daha yeni diyebiliriz. Peki dijital ikizi yaratmak için neler gerekiyor? O şehirle ilgili her şey. Evet, elinizde şehre dair ne kadar bilgi, belge, veri varsa hepsini bütün detaylarıyla sisteme iletmeniz gerekiyor. Şehre dair ne varsa; ne kadar çok aktarırsanız o kadar gerçekçi bir dijital ikize ulaşılabiliyor. Ne kadar çok veri iletilirse, olası senaryolarla ilgili yapılacak simülasyonların gerçeğe yakınlığı o kadar mümkün hale geliyor. Dolayısıyla şehri iyi tanımak, iyi çalışmak ve her şeyden öte objektif olarak tüm yanları ortaya koymak gerekiyor. Bir nevi şehre ayna tutmak gibi bir durum bu…

Mesela şehirde yaya yolu planladığınızda bu planı önce dijital ikizde uyguluyorsunuz. Veya yeni bir metro hattına başlamadan önce dijital ikiz şehirde bu hattın fizibilitesini hesaplayabiliyor, toplu taşımadaki olası faydalarını ve sonuçlarını gerçek hayatta uygulamadan önce görebiliyorsunuz. Böylelikle hangi yatırımın daha verimli sonuç doğuracağını öngörerek, önceden bilerek gerçekleştiriyorsunuz; kaynakları etkin kullanıyorsunuz.

Tabi ki bunu yapmak yazıldığı kadar kolay olmuyor. Sistemi kurarken öznel her türlü değerlendirmeyi dışarıda bırakmayı becermek gerekiyor. Özellikle de yerel yöneticiler için bunu yapmak kendi eksik ve hatalarını da yansıtmak anlamına gelebileceği için durum daha da zorlaşıyor. Ayrıca sadece şehre değil şehirde yaşayan topluma da ayna tutulması gerekiyor. Eğer gerekli noktalar eksik bırakılırsa simülasyonlarla elde edilen sonuçlar da anlamını yitiriyor. Hatta bazen yanlış kararlar alınmasına, gereksiz harcamalarla hatalı yatırımlar yapılmasına dahi sebep olunma ihtimali taşıyabiliyor. Ancak bir kez gerçekçi bir dijital ikizi yaratmayı başardıktan sonra şehir yönetiminde çığır açıcı verimliliğe ulaşmamanız için hiç sebep kalmıyor. Yeni parklar, yeşil alan dağılımları, otopark alanları, açılacak kütüphaneler, toplum merkezleri, sağlık tesisleri, bisiklet ve yaya yolları, hatta telefon şarj ünitelerine kadar aklınıza ne gelirse dijital ikiz şehrinizde uygulayıp sonuçları önceden test edebilir hale geliyorsunuz. Yerel yönetim için mucize gibi bir donanım oluşuyor.

Avrupa’nın dijital ikizi olan ilk şehri Barselona oldu. Barselona’nın şehircilik, sağlık, turizm, hareketlilik, erişilebilirlik ve daha birçok açıdan simüle eden farklı modellerle, yerel yönetimlerin şehirle ilgili kararlar almasında dijital ikizin rehberlik edeceği söyleniyor.

Dijital ikizi olan diğer bir şehir ise New York City (NYC). NYC’nin dijital ikizi 2019 yılında NYCx Co-Lab ile oluşturulmaya başlanmıştı. Kentsel yaşamı iyileştirmek amacıyla yerel yönetim, sivil toplum, teknoloji şirketleri ve üniversitelerin iş birliği ile oluştu. Çalışmalar sonucu yaratılan dijital ikiz ile trafik akış analizleri yapılarak trafik ve ulaşım optimizasyonu sağlanmaya çalışıldı. Binaların enerji kullanımları izlenerek enerji verimliliği artırıldı. Çevresel veriler değerlendirilerek yeşil alanların korunması, su ve atık yönetimi gibi çevresel sürdürülebilirlik projelerine katkı sağlandı. Sistemin acil durum ekipleri ile entegrasyonu yapılarak etkin müdahale için zemin oluşturuldu.

Dijital ikiz şehir hedefinde dünyada en iddialı olan yeri ise Dubai. Yukarıda saydığım kısmi uygulamalarla dijital ikiz yaratabilmiş şehirlerden farklı olarak Dubai 2040 yılına kadar dünyanın ilk tamamen dijital ikiz şehri olmayı hedefliyor.

DNA klonlama programları insanlar için etik nedenlerle şimdilik terk edilmiş olsa da dijital ikizleri yaratmanın yakın zamanda sadece şehirlerle sınırlı kalmayıp insanlar için de başlayıp yaygınlaşabileceğini düşünüyorum. Dijital ikizimle tanışma fikri beni şimdiden heyecanlandırıyor. Kim bilir belki köşe yazılarımı dijital ikizimle birlikte yazarız, ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Ayşın Akyarlı Savatlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler