Acil Kalite Lazım

Futbol, bir ulusun kalbine dokunan, toplumsal birlikteliği pekiştiren ve milli gururu canlandıran bir spor olarak, her zaman özel bir yere sahiptir. Türkiye’de futbol, sadece bir eğlence kaynağı değil, aynı zamanda ulusal bir tutku ve gurur meselesidir. A Milli Takım, bu tutkunun en somut ifadesi olarak, genç yeteneklerin parladığı ve ulusal başarıların kutlandığı bir platformdur.

Ancak, son zamanlarda yaşanan olaylar, futbolun saflığını ve milli takımın bütünlüğünü sorgulamamıza neden oldu. Semih Kılıçsoy ve Ahmetcan Kaplan’ın ümit milli takıma gönderilmesi, yönetim süreçlerindeki eksiklikleri ve liyakat sorunlarını gözler önüne serdi. Montella gibi deneyimli bir teknik direktörün, genç oyuncuların kariyerlerindeki bu önemli dönemeçte nasıl bir etki yaratacağını hesap edememesi, futbolseverler arasında hayal kırıklığına yol açtı.

Maçın kendisine gelince, teknik direktörün tercihleri ve kadro seçimleri, tartışmalara neden oldu. Rıdvan Yılmaz ve Samet Akaydın gibi isimlerin ilk 11’de yer alması, bazı kararların sorgulanmasına yol açtı. Ancak, futbol bir tercihler oyunudur ve her teknik direktörün kendi stratejisi vardır. Maçın ilk yarısında, iki takım da geriden oyun kurma anlayışını sürdürdü ve bizim takımımız, İsmail-Orkun-Hakan üçlüsü ile orta sahayı çabuk ve dikine geçmeyi başardı. İsmail’in bu alandaki olgunlaşması ve Hakan’ın 6 numara pozisyonuna uyumu, gelecek için umut verici gelişmeler olarak değerlendirilebilir.

İkinci yarıda kazanılan penaltı ile geriye düşmemiz, takımın reaksiyonunu ve maçın gidişatını etkiledi. Arda ve Yusuf’un oyuna girmesiyle hücum kalitemizde bir artış oldu, ancak bu değişiklikler sonuç getirmedi. Takımın pozisyon bulma konusunda zorlandığı ve hücum kalitesinde bir artışa ihtiyaç duyduğu açıkça görüldü.

Türk futbolunun içinde bulunduğu durumu daha iyi anlamak için, Süper Lig’deki oyuncu temsilinin azlığına dikkat çekmek istiyorum. İlk 11’de sadece iki Süper Lig oyuncusu yer aldı ve maçı 17 oyuncuyla tamamladık. Bu durum, ligimizin kalitesi ve milli takıma katkısı açısından düşündürücüdür. Türk futbolunun geleceği, genç yeteneklerin gelişimi ve onların ulusal takıma katkıları ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle, ligimizin kalitesini artırmak ve genç oyuncularımıza daha fazla fırsat sunmak, milli takımın başarısı için kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak, A Milli Takım ve Türk futbolunun geleceği, sadece teknik direktörlerin ve yöneticilerin elinde değildir. Bu, tüm futbol camiasının, taraftarların ve genç oyuncuların ortak sorumluluğudur. Milli takımın bütünlüğünü korumak, futbolun saflığını ve liyakatı ön planda tutmak, ulusal başarılar için atılması gereken adımlardır. Hep birlikte, Türk futbolunu daha iyi bir geleceğe taşımak için çalışmalıyız. Bu yolda, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, başarıya ulaşmanın anahtarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yiğit Aksüt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?