Hizmet ve rant çıkmazı

Hizmet ve rant çıkmazı

Aslında bu iki kelime de bir beldenin gelişmesi, bir medeniyetinin yükselmesi için anahtar kavramlardır. Tahmin ediyorum ki; yazının başlığını okuduğunuzda, bende de olduğu gibi içinizde olumsuz bir takım eleştirel düşünceler geçti. Özellikle son yıllarda üzülerek belirtmek istediğim bir konu; güdüsel düşünme modeli sebebiyle, kavramların asıl anlamlarını unutma problemidir. Bu sorunu çözmek için değişik sebeplerle propaganda malzemesi olarak kullanılan dilin de önüne geçilmesi gerekir. Şunun altını çizerek söylemeliyim ki; böyle bir emperyal baskı çerçevesinde yaşamanın önüne geçecek tek şey özgür düşünceyi hakim bırakacak bir ekosistem hazırlama zaruretidir. Bu konuda toplumun belirli bir kesimin duyarsız olmadığını biliyor ve hissediyorum.

Yazının başlığında geçen her bir kelimeden ayrı bir yazı dizisi çıkarılabilecek olsa da; ben bu iki önemli kavramı bir arada kısa bir değerlendirmeye sunmak istedim. Bir beldenin değerinin artması, bir ülkenin refahı, bir medeniyetin tanzimi için hizmet önemlidir. İnsanların toplumsal talep ve ihtiyaçlardan karşılığında kurulmuş yapıların bu amaca yönelik çalışmalarıdır hizmet. Bugün her ne kadar hizmet etme zorunluluğu için görevde bulunanları sadece hizmet ettiği için bile takdir edecek kıvama gelmiş olsak da; ki bu işe giden bir insanı her gün tebrik etmek gibi bir şey olarak da amiyane tabirle teşbih edilebilir. Haliyle yeni ihtiyaçları yaratmayacak, kolaylıklar sağlama yönünde faaliyetler gösterecek çalışmalar, toplumun hakkı, devletin de vicdani yükümlülüğüdür. Dar alana sıkıştırılmış oy verip, vermeme üzerine kurgulanan vatandaşlık ilişkileri eleştiriler yüzünden, tek tabanlı bir yapıya kavuşturulmamız isteniyor. Haliyle özgür düşüncenin içinde yaşayabileceği gerçek demokrasi kavramının da dışına çıkarılmış olunuyor böylece. Haliyle görevini yapıp yapmama konusunda keyfi muamelede bulunanlar gelişmişlik adına bir şeyler sunmaktan çokta uzaktalar. Bozuk kaldırımlar, sıkışan trafik, çarpık kentleşme, altyapı problemleri birçok sorunu dile getiriyor ve mağduriyetimizi ilişkin projeler bekliyoruz. Dikkat çekmek istediğim şey ise; şayet yerel yönetimlere bağlı herhangi bir yapı bu sorunları dahi çözümleyememiş ve üzerine bir şeyler katamamışsa varlık nedenini sorgulanması gerekmez mi? Buradan anarşist bir tutum satıyor gibi çarpıtılmış bayağı bir eleştiri almak istemem. Velakin yerel yönetimlerin asli işlevini yerine getirmemesi, sosyal projelere ağırlık verilmesi ve bir istihdam bürosu gibi işlev görmesi mantık dahilinde midir? Her biri ihtiyaçtır bu ayrı meseledir. Ancak elde ettikleri bütçe çerçevesinde, belediyelerin kendi hakim yönetim anlayışı çerçevesinde mutlak bir çaba gösterdiğini söyleyebiliriz. Haliyle ülkemizde federe bir yaşamın ya da komün bir hayatın olmadığını düşünürsek; bir tarafta kendi siyasi partisinin yönetiminde olmayan illere ilişkin tutum, diğer yanda iktidar yönetimine benzemeye çalışan muhalif bir yönetim modellemesinin karmaşıklığı arasında kalıyoruz.

***

Rant konusu ise yine filolojik karşılığına bakılmaksınızın, bir hizmet yapılırken veya yeni bir düzenlemeyle gelir kapısı elde etme gibi art niyetli gibi bir sonuç çıkarıyor zihinlerimizde. Şimdi bir örnek üzerinden bu olguyu canlandıralım. Her ilde karşılaştığımız üzerinde dükkanlar ve evler olan bir sokak düşünelim. Burada elektrik, su, katı atık, kanalizasyon işlemleri çok düzenli olsa, peyzajı ve dokusuyla bir ambiyans içinde yer alsa o sokağın bir albenisi olur ve kıymetlenir değil mi? Bu kıymet de dükkanlara ve evlere yansır. Böylece yan sokaktan farklı olarak artı değer kazanılmış olur. İşte burada elde edilen rant sokaktaki tüm fertlere adil bir şekilde dağıtılmış olur. Gelişmişlik beraberinde rantı getirir. İşte ülkedeki esas mesele değişimden elde edilecek rantın, belirli bir zümre tekelinde bırakılmasıdır. Bunun yerine elde edilen faydanın toplum ekseninde yer alması. Kişilerin yaşadıkları ortamı ve hayatlarını daha kaliteli bir şekilde yorumlamasını sağlar. Bunun tersi olduğu durumları anlatmak istemiyorum. Zira görüyor ve yaşıyoruz. Şu anki düzende adeta kurtarılmış bölgeler ile gettolar arasında sıkışmış bir hayat yaşıyoruz. Kurtuluşa ilişkin yapılacakları da bir başka yazıda aktaralım.

Bu haftaki iyi şey; 31 Mart Yerel Seçimleri. Vatana millete hayırlı olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Şimdi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml