Çözüm isteyen var mı?

Çözüm isteyen var mı?

Süper Lig’in 30’uncu hafta maçlarından biri olan Trabzon-Fenerbahçe karşılaşması 17 Mart tarihinde oynandı. İstanbul’da Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda oynanan ilk maçı Trabzon 3-2 kazanmıştı.

Kulüpler arasında gerçek sebebi anlaşılmamakla birlikte yıllardır sürüp gelen bir gerginliğin olduğu bilinmekteydi.

Nitekim; takımların  yakın tarihte yaptıkları iki maçı kısaca incelediğimizde sözlerimle ne demek istediğimi anlatabilirim.

“Trabzon Avni Aker Stadyumunda 28 Ekim 2015’te oynanan ve 2-2 berabere biten Trabzonspor-Gaziantep maçı ertesinde hakem heyeti, karşılaşma sona erdikten sonra yoğun güvenlik önlemleri altında odalarına gidebilmişlerdi

Maçın oynandığı saatlerde İstanbul’da bulunan dönemin Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun telefonla "Sabaha karşı orada olacağım, ben gelene kadar onları tutun" talimatı üzerine birçok Trabzonspor yöneticisi, hakem odasının bulunduğu koridorda oturarak nöbet tutmuştu. Ayrıca bu sırada stat dışında bekleyen 500 civarında Trabzonspor taraftarı da Türkiye Futbol Federasyonu ve hakemler aleyhine tezahürat yapmıştı.

Gece saat 03.00 sıralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini aramasının ardından Hacıosmanoğlu, hakemlerin stattan çıkarılması iznini verdi. Hakem Çağatay Şahan ve yardımcıları, çevik kuvvet polisleri eşliğinde polis otobüsüne bindirilerek stadyumdan çıkarıldı. Bu sırada stat dışındaki taraftarlar ellerindeki pet şişeleri ve taşları hakem heyetine fırlattı … Sabaha karşı özel uçakla Trabzon'a gelen İbrahim Hacıosmanoğlu, açıklamasında bordo-mavili yöneticileri aradığını ve "Trabzon'un misafirperverliğini gösterin, çayını, kahvesini yemeğini ısmarlayın, ben gelene kadar o hakem, o stattan çıkmayacak" dediğini itiraf etti.

Açıklamaları sırasında cinsiyetçi söylemlerde de bulunan Hacıosmanoğlu, "Konuştuklarımın hepsinin suç olduğunu biliyorum. Onların karşılığında yatmasını da biliyorum. Ama benim ailem, onurlu ve köklü bir aile. Bana önce adamlığı, adam gibi yaşamayı ve adam gibi ölmeyi öğrettiler. Ben kadın gibi 100 sene yaşayacak yerde adam gibi bir sene yaşarım. Sonucunda ölüm de varsa bir gün yaşarım, ertesi gün ölürüm" ifadelerini kullanmıştı.

Ertesi sene 24 Nisan 2016’da oynanan Trabzonspor - Fenerbahçe maçında , Sarı-Lacivertli takım 4-0 öndeyken 89. Dakikada, Onur Kıvrak'ın bulunduğu kalenin arkasında bulanan tribündeki taraftarlar, önce tel örgülerin olduğu direği kırdılar, ardından örgülerin sökülmesi üzerine sahaya yabancı maddeler atan taraftarlardan birkaçı güvenlik görevlilerine rağmen sahaya girdiler. Bunun üzerine maç hakem Bülent Yıldırım tarafından tatil edildi.

Bu anlattıklarımdan sonra başka bir şey yazmama gerek olacak mıdır? Karar okurlarımındır. Günümüzde yaşanan  son olayı da değerlendirmeye sokarsak ne demek istediğimi anlatabildim sanırım.

***

Şimdi gelelim maçtan sonra söylenenlere: Daha maçın oynandığı akşam TV spor kanallarından birinde asıl görevi olayları tarafsız gözle izleyip kamuoyunu aydınlatıp doğru kararlara yönlendirmek olan konuşmacılardan Ulaş Özdemir’in söylediklerini bir ölçüde hayret ama ötesinde dehşet içinde izledim.

Araştırdım baktım, Gazeteci, yazar ve spor yorumcusu olarak bilinen Ulaş Özdemir’in geçmişinde Trabzonspor kulübü yöneticiliği bulunmaktaydı.

Eee; bu durumda kişinin olayları fanatizm tutkusundan vaz geçerek doğru pencereden ve doğru değerlendirmelere yönelerek sonuçlandırması elbette düşünülmemeliydi.

Konuşmalarında olayın gerçek değerlendirmesini yapmak yerine “Ama o olmasaydı, ama işte Fenerbahçeli futbolcular böyle tahrik etmeselerdi (Bir takımın maçı kazandıktan sonra saha ortasında giderek kutlama yapması yasaktır) diye konuşarak olaylara yaklaşımını ve gerçek nedenimi araştırma düşüncesinden uzak kalabilmesini şaşkınlıkla izledim.

Sanırım bu kavramlara bağlı olarak tüm Trabzonspor taraftarları da aynı düşüncelere sahiptirler.

O kadarla kalır mı dersiniz? Bakınız; Galatasaray’ın  eski futbolcularından Wesley Sneijder; taa Holanda’lardan neler söylemiş? Trabzon’da öyle sevinemezsin.

O halde; sahalardaki holiganizm gösterilerine hiç ses çıkarmamak gerekecektir. Meraklanıyorum; kendi ülkesinde de aynı düşünceyi konuşabilecek midir?

Ortak Düşüncelere göre ülkemizde bu ve buna benzer olaylar aynı kefeye konulacak, belirli bir süre gündemde kaldıktan sonra da unutulup

gidecektir.

Elbette olaylara doğru mantıkla yaklaşan bir kesim de bulunmaktadır. Nitekim; Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın gazetedeki yazının başlığında  “Bize bunları önleyecek bir pehlivan lazım” diyerek bakınız olayı İngilizlerin Demir Leydi’si Thatcher’e nasıl bağlamış. Brüksel’deki maçta olay çıkaran İngiliz holiganları için FIFA bile 1 sene men mi yoksa başka bir ceza mı verilsin diye düşünürken “Demir Leydi” öyle olmaz, böyle olur diyerek İngiliz kulüplerine 5 yıl Avrupa kupa maçlarını yasaklayıverdi.

Bizde buna benzer bir karar verebilecek yönetici bulunur mu?

Şimdi yerel seçimler var, geçsin sonrasını düşünürüz.

Esenlikle kalınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar C. Şefik Koldaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?
Tüm anketler