Suya erişim hakkı için Efemçukuru Altın Madeni kapatılmalı

Suya erişim hakkı için Efemçukuru Altın Madeni kapatılmalı

Suyla ilgili en sevdiğim söz “su gibi aziz ol”dur.

Mevlana “Cömertlikte ve yardım etmede akar su gibi ol,” demiş.

20. yüzyılın ilk yarısındaki savaşları ve onların yarattığı yoksulluğu yaşamış olan babaannem; “Su gibi devlet bul,” derdi.

İngiliz tarihçi Thomas Fuller’in “Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılır” sözü ve benzer Portekiz atasözü Kuyu kurumadıkça suya değer vermeyi bilmeyiz,” bize, tüm insanlığa uyarı niteliğinde.

Dünyadaki temiz su varlığının azalması, kuyuların kurumaya başlaması suyun değerini konuşmaya başlamamıza yol açtı.

Su olmadan hayatın sürmesi mümkün değil. Suya erişim, canlı yaşamının sürmesi için zorunlu.

İnsanın ve tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için yeterli ve sağlıklı suya ihtiyacı var. Suya erişim hakkı, başta yaşam hakkı olmak üzere diğer insan haklarının gerçekleştirilmesinin önkoşulu.

Bilimsel verilere göre kişi başına günlük su gereksinimi, yaşanılan yerleşim yerinin nüfusuna göre değişiyor. Nüfus artışına paralel olarak, su gereksinimi de artıyor. Nüfus 5000’den az ise kişi başına günde en az 60 litre, 5000-50.000 arası ise 60-100 litre, 50.000’in üzerindeyse 100 litrenin üzerinde olması öngörülüyor.

22 Mart Dünya Su Günüydü. İlk kez 1993'te Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda önerilmiş, BM üyelerinin ve diğer ülkelerin giderek büyüyen temiz suya erişim sorununa dikkat çekmek, su varlığını korumak amacıyla somut adımlar atılmasını teşvik etmek için 22 Mart Dünya Su Günü olarak kabul edilmiş. Bu gün bir kutlama günü değil tabii ki. Susuzluğu, suyun korunmasını, suya erişim hakkını, bunu engelleyen zihniyeti ve uygulamaları sorgulamamız gereken bir gün.

Yeryüzünün büyük bir kısmının sularla kaplı olmasına rağmen, bunun çok azı tatlı ve kullanılabilir su varlığı. Dünya’da 6 insandan 1’inin güvenilir içme suyuna sahip olmadığı belirlenmiş. Birleşmiş Milletler (BM) 43 ülkede 700 milyon kişinin su kıtlığı çektiğini, önlem alınmazsa 2025 yılında bu rakamın 3 milyarı geçebileceğini bildiriyor. Türkiye de su azlığı yaşayan bir ülke. Bir yandan küresel ısınma, diğer yandan doğanın yağmalanmasına, talanına dayanan neoliberal düzen, suyu azaltıyor, olanı da kirletiyor.

Sorunları ve çözüm yollarını konuşmaya önce evimizden başlamamızda yarar var. İzmir’in suyu, İzmir’de suya erişim hakkımız ne durumda?

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer; “İzmir su fakiri bir kent. İzmir’in su kaynaklarının yüzde 60’ı yeraltından çıkıyor. (…) Gördes Barajı… 13 yıl önce yapılmış. Her sene 59 milyon metreküp su vermesi öngörülerek yapılmış. Bugüne kadar 767 milyon metreküp su almamız gerekirken sadece yüzde 29’unu alabilmişiz. Ama yüzde 100’ünü almışız gibi toplam 258 milyon 68 bin 279 lira ödeme yapmışız. İzmir’e suyu biz getirdik diyorlar. Getirdiğiniz suyu getiremediniz, getirdiğinizin tamamından fazlasının bedelini aldınız. Bedelini bize ödetiyorlar ve vermedikleri suyun parasını da bizden tahsil ediyorlar…” diyor.(1) “İzmir'e, içme suyu ve atıksu hizmetlerini, ekonomik, etkin, verimli, kaliteli, adil erişim imkanı ile sürdürülebilir şekilde sağlamak” misyonunu üstlenmiş İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Yönetim Kurulu Başkanı bunları söylüyor.

Sevgili Başkan, Gördes Barajı’ndan söz etmiş ancak, bu baraja neden muhtaç kaldığımızı söylememiş. Onu da biz söyleyelim; Efemçukuru Altın Madeni yüzünden. Eldorado Gold Corporation’ın yüzde 100 katılımıyla Türkiye’de kurduğu Tüprag Metal Madencilik San. ve Tic. A.Ş.  yıllık ortalama 82 kilo altın, 57 kilo gümüş üretsin diye.

“İzmir’in damı” olarak nitelendirilen Efemçukuru Köyü’nde yaklaşık 24-25 yıldır gündemimizde olan ve 1 Haziran 2011 tarihinden bu yana faaliyet yürüten bir altın madeni var, ondan söz ediyorum. Yeraltında delme, patlatma, yükleme, taşıma şeklinde çıkartılan ağır metal içerikli kütleden altın ve gümüş elde ediliyor. Altın ve gümüş şirkete, ağır metalli atıklar orada kalıyor. Yerin altındaki çalışmaların nereleri etkilediği, yeraltı sularına etkisi konusunda elimizde somut bilgi yok. Bu konuda araştırma da yapılmıyor. Sadece yüzeysel kirlenme düşünüldüğü için  Çamlı Barajı’nın yapılmasına izin verilmiyor.

“…keşif sırasında kuru atıktan alınan örnekte bulunan sülfür ve ağır metal konsantrasyonlarından arsenik, kadmiyum, bakır, kurşun,  Manganez, nikel, selenyum, kükürt ve çinko elementlerinin Dünya Kabuk Ortalaması (DKO) seviyelerini aşıyor, bu elementler arasında arsenik, kadmiyum, bakır ve çinko elementlerine ait değerler ÇED raporları içeriğinde belirtilmiş seviyelerin üzerinde…”(2)

İzmir’in su ihtiyacı için çok önemli bir proje olan Çamlı Barajı, en az 300 bin kişinin içme ve kullanma suyunu sağlayacak. Çamlı Barajı’na izin verilmeyince, ondan sağlanacak su 100 km uzakta başka bir havzada kurulan Gördes Barajı’ndan getirilemeye çalışılıyor. Gördes’in de dibi delik, yeterli su gelmiyor, ama İZSU DSİ’ye gelmeyen suyun parasını ödüyor. İZSU o paraları nereden topluyor? Su faturalarınıza bakın orada görürsünüz.

Sözün özü, Tüprag firması karlı işletmesini sürdürsün diye İzmir Gördes Barajı’na mahkum edilmiş. O zaman yapılması gereken çok açık ve net: İzmir’de suya erişim hakkının sağlanabilmesi için Efemçukuru Altın Madeni kapatılmalıdır.

Büyükşehir Belediye Başkan adayları buna ne diyor? Kafası bu kadar açık olmayan adaya ben oy vermeyeceğim, siz de vermeyin.

1 - https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/vicdanim-rahat-kafayi-yastiga-koydugumda-huzurla-uyuyacagim/50038/156

2 - İzmir 1.İdare Mahkemesi dosyasından alınan 28.01.2015 tarihli bilirkişi raporundan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Arif Ali Cangı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler