İzmir Atatürk Spor Kompleksi

06 Eylül 1967 tarihinde, İzmir’de yapılmasına karar verilen, mimar rahmetli Harbi Hotan’ın projesini çizdiği, 70 bin kişilik seyirci kapasiteli Atatürk Stadyumunun da içinde yer aldığı Atatürk Spor Kompleksi tesislerinin temeli 10 Eylül 1968’de o günün Başbakanı rahmetli Süleyman Demirel tarafından atıldı. Atatürk Spor Kompleksi olarak projesi yapılan inşaat işini müteahhit Kemal Uzan aldı. İnşaat 1971 yılı içinde tamamladı. 250 dönüm arazi içinde kurulan Atatürk Spor Kompleksinde;

* 70 bin kişilik, tartan Atletizm pistli Atatürk Stadyumu,

* 5 bin kişi kapasiteli tartan pistli müstakil Atletizm sahası,

* Dört adet 105 x 70 m. ebadında nizami futbol sahası ile Stadyumun altında; Toplantı salonu, Sağlık Merkezi, Stadyum Karakolu, Basketbol (2 adet), Voleybol (2 adet) Masa Tenisi, Boks, Güreş, Jimnastik, Eskrim, Hentbol, Tartan Pistli Atletizm, antrenman salonları ve Gençlik Merkezi vardır. Daha sonra özel olarak  konaklamalı Sporcu Kampı Eğitim Merkezi ve  Sporcu Sağlık Merkezi inşa edildi. Dört nolu futbol sahasına yine rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 25 bin kişilik spor salonu temeli atıldı. Ancak daha sonra 10 bin kişi kapasiteli olarak tamamlandı. 60 dönümlük çim alanı olan komplekste sulama için 220 ve 50 metrelik artezyenler, 500 tonluk su deposu da mevcuttur. Ege Üniversitesi Spor Hekimliği işbirliğinde hizmet veren Sağlık Merkezinde  (Sporcu Hastanesinde) yılda 15 bin sporcuya hizmet veriliyordu. Son zamanlarda hastane hizmeti iptal edilince söz konusu bina Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak hizmet vermeye başladı. Zaman içinde konaklamalı Sporcu Kampı Eğitim Merkezinin yerine modern bir Sporcu Kamp Eğitim Merkezi, yanında prefabrik kapalı Jimnastik Salonu ve Atletizm (açık) atmalar tesisi inşa edildi. 1971 Akdeniz Oyunları için inşa edilen ve ülkemizdeki iki olimpik stattan biri olma özelliği taşıyan, örnek  spor hizmeti verilen 53 yıllık Atatürk Stadyumu, Ekim 2020'de İzmir’de yaşanan 6.6'lık büyük depremde hasar gördü.  Deprem nedeniyle İzmir Valiliği'nin kararıyla sağlam raporu alınıncaya kadar, tam kapasiteli, çok seyircili futbol karşılaşmalarına kapatıldı. Günümüzde yerine yeni modern bir stadyum yapılması düşünülmektedir.

2005 yılında İzmir’de düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları nedeniyle yenilendi. Stadyumun tamamına plastik koltukların monte edilmesiyle 51.337 kişilik kapasitesi ile Türkiye‘nin en büyük ikinci olimpik stadyumudur. Atletizm için 8 bin metrekarelik bir alanı olan İzmir Atatürk Stadyumu, Türkiye’nin en büyük iki adet atletizm sahasına sahip olan stadyumdur. Ülkede on kulvarlı koşu pistine sahip tek spor tesisidir. ABD’den yayın yapan spor sitesi Bleacherreport.com sitesinin 18 Aralık 2014 tarihinde yayınladığı dünyadaki en iyi 100 stadyum listesinde 94. sırada yer almıştır. İzmir Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirilen ilk spor etkinliği 1971 Akdeniz Oyunlarıdır. 1980’de İslam ülkeleri Spor Oyunları'na ev sahipliği yaptı. 2005 yılında İzmir’de düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları'nın açılışı gerçekleştirildi, Kapanış gösterileri ile birçok spor organizasyonu, futbol karşılaşmaları yapıldı. Altay, Göztepe, Karşıyaka, İzmirspor, Altınordu Kulüpleri son zamana, deprem tarihine kadar kadar genellikle bu stadyumu kullandılar.1981 yılında oynanan, ezeli iki rakip olan ve kazananın üst Lig’e yükseleceği Karşıyaka–Göztepe karşılaşmasını 61.060 biletli, toplam 80 bin seyirci izlemiş, bu sayı ile o dönemde 2. Lig için dünya seyirci rekoru kırılmıştı. Atatürk Stadyumu bir dönem Türkiye Millî Futbol Takımımızın uğurlu Stadyumu olmuştu. 1970’li yıllardan sonra A Millî Futbol Takımımız bu stadyumda uzun süre yenilmeyince uğurlu stadyum olarak adlandırılmıştır. Stadyum, 1971 ile 2009 yılları arasında otuz dört kez Türkiye A Millî Futbol Takımımıza ev sahipliği yapmıştır. 1984 ile 2009 yılları arasında altı Türkiye Kupası final maçı burada oynanmıştır. 02 Şubat 1973-25 Mayıs 1985 yılları arasında İzmir Gençlik ve Spor İl Müdür Baş Yardımcısı olarak Stadyum Müdürlüğü görevini yaptığım, 55 km. uzunluğunda fore kazıkları üzerine inşa edilmiş güzel Stadyumda zaman zaman ilginç ama sorumluluk gerektiren bazı  olaylar da yaşandı. Şöyle ki;

DÖVİZLE BİLET SATMAK

Devamlı başarılı sonuçlar alındığı için, A Milli Futbol Takımımızın “uğurlu” stadyumu olarak kabul edilen Atatürk Stadyumunda 21 Kasım 1979 tarihinde, Galler ile oynadığımız Avrupa Şampiyonası 1980 Grup Eleme karşılamasında her zamanki gibi bütün hazırlıklar yapıldı, biletler satışa çıkarıldı. Yurt dışından gelecek seyirciler için de özel yerler ayrıldı. Müsabakanın başlamasına bir saat kala biletlerin satışından sorumlu şef arkadaşım bana gelerek, -Müdürüm, yurt dışından, Galler’den 250 kişilik yeni bir grup geldi, bilet almak istiyorlar ne yapalım dedi. Biletleri satın dedim. Ama Müdür Bey biletler için Türk Lirası yerine Mark, (o tarihte Euro henüz yoktu) ABD doları ve Sterlin veriyorlar deyip, bir daha ne yapalım deyince ben de durakladım. Zira o dönemde “Türk parasını koruma kanunu vardı.” Döviz karşılığında bilet satmak suçtu. Gelen yabancıların içlerinde görsel ve yazılı basın mensupları da vardı. Almamak ise ülkemizin yurt dışında kötü tanıtımı, prestij, imaj kaybı demekti. Oldukça zor bir durum ve hemen karar vermek gerekiyordu. O anda hemen karar verdim. Devlet kurumları, kanun gereği, her türlü finans işlemlerini devlet bankaları ile yapmak zorunda idiler. Bu nedenle Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak devlet bankası olan Vakıflar Bankası ile çalışılıyordu. Vakıflar Bankası da Atatürk ve Alsancak Stadyumlarında oynanan özellikle önemli futbol karşılaşmaları  için stadyumlara zırhlı araç ile memurlarını gönderiyordu. Müsabaka sonrasında bilet gelirleri banka memurları tarafından alınıp bankaya götürülüyordu. Dolayısıyla müsabaka gelirleri Müdürlüğümüzde kalmıyordu. Doğrudan banka memurları tarafından, bankadaki Müdürlüğümüz hesabına aktarılıyordu. Ben de bilet gelirleri bizde kalmadığı için, görevlilerimize döviz karşılığı bilet satın talimatını verdim. Gelenler içindeki basın mensuplarının ülkelerinde, ülkemizin kötü propagandasını yapamayacaklar diye sevindim. Müsabakayı da 1-0 kazandığımız için ülke olarak hepimiz mutlu olmuştuk. Ertesi gün bütün görsel ve yazılı basın A Milli Futbol Takımımızın başarısını yazıyordu, her şey çok güzeldi. Bir sonraki günde bütün basın: “Ülkemize döviz kazandıran, ülkemizin imajını koruyan Müdür Beye, Bahri Vreskala’ya teşekkürler” diye haberler çıkmıştı. Haberler üzerine birçok kişi beni telefonla arayarak, bazıları da makama gelerek tebrik etmişlerdi. Güzel ve gurur verici bir olay. Çok mutlu olmuştum. Ancak bir sonraki gün, gazetelerdeki haberleri ihbar olarak değerlendiren bir savcı, polis göndererek beni Emniyet Müdürlüğüne aldırdı. İfademde gelirlerin bizde kalmadığını doğrudan bankaya götürüldüğünü defalarca belirtmeme rağmen derdimi anlatamadım ve savcı beni mahkemeye sevk etti. Yargılanmam dört yıl sürdü. Mahkeme Başkanı Hakim Bey iyi niyetli biri idi. Ancak yürürlükte olan “Türk Parasını Koruma Kanunu” onu bağlıyordu. Eylemimden dolayı kanun gereği mutlaka cezası alacağımı, cezadan kurtulamayacağımı, verilecek hapis cezasını paraya çevireceğini söyledi. İyi de verilecek ceza benim sicilime işlenecekti. Hakim Bey de kanun böyle, cezadan kurtulamazsın dedi. Mahkeme devam ederken 12 Eylül 1980'de askeri darbe oldu. Devamında da 1983 yılında yapılan Genel Seçimlerde Anavatan Partisi tek başına iktidara geldi, rahmetli Turgut Özal Başbakan oldu. Başbakan Özal’ın ilk icraatı “Türk Parasını Koruma Kanununu” kaldırmak oldu. Bu kanunun içeriğindeki maddelere göre, yabancı sigara ve yabancı para bulunduranlar mahkemeye veriliyor ceza alıyorlardı. Durum pek hoş değildi, oldukça sıkıntılar yaşanıyordu. Kanun çıktığında karar aşamasında olan davam düştü ve ben ceza almaktan kurtuldum. Eğer hakkımda işlem yapan o savcı katı biri değil de biraz hoş görülü ve anlayışlı olsaydı, bunların hiç biri olmazdı. Devleti temsil edenler vatandaşa devletin sıcak yüzünü göstermek durumundadırlar. Kanunlar hakların korunması için vardır. Kişilerin bulundukları görev yerleri, egoların tatmin edildiği yerler değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahri Vreskala - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml