Hadi başlayalım!

“Bugüne kadar hiçbir devlet yardımı almadım.”
Gittiğimiz hemen hemen tüm işletmelerde en çok duyduğumuz cümle bu. İşletme sahiplerinin göğüslerini kabartarak ve birazda gururlanarak kurduğu bu cümleye karşılık neden sorusunu sorduğumuzda oluşan büyük sessizlik. İşte o an sorgulama başlar. Devlet her yıl milyarlarca TL hibe veya destek dağıtırken siz neden bu desteklerden yararlanmadınız? Aslından cevap gayet açık,

  • Devlet hibe ve destekleri konusunda bilgi sahibi değilim
  • Hibe ve destek çağrısını duymuş olsam dahi proje hazırlamayı bilmiyorum
  • Bu konuları takip edecek uygun personelim yok.
  • Tüm bunlara ayıracak vaktim yok

Evet, cevap gayet açık ve basit ya bunlardan biri ya da genellikle hepsi.

HERKES FONA İHTİYAÇ DUYAR

Girişimcilik terminolojisinde “Bootstrapping” diye bir kavram var. Türkçesi o zamana kadar kimseden destek almadan kendi imkân ve kabiliyetleri ile gelmiş olmak. Özetle kendi yağı ile kavrulmuş olmak. Ancak birisi bu güne kadar bootstrap ettim diyorsa belli ki bir yatırımcının karşısında fon görüşmesi yapıyor. Yani artık büyümek için daha fazla yatırıma ihtiyacım var diyor. Şirketler kar elde etmek amacı ile kurulmuş organizasyonlardır. Enflasyonist ortamda reel büyümeniz, ülkenin veya sektörün ekonomik büyümesinin altında kalıyorsa küçülüyorsunuz demektir. Ve bu sürdürülebilir bir şey değildir. Büyümeniz lazım. Her gün yeni kazandığınız müşterilerinde kazandırdığı yeni müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak üretim veya tedarik hacmine ulaşmanız lazım. Bu da yatırımla olur, yatırım da fonla.

PEKİ, BU FONU NERDEN BULACAĞIZ?

Tüketim, Tasarruf, yatırım, büyüme ; ekonomik devrenin halkaları bu şekildedir. Bu dörtlü çember sürekli döner, döndükçe büyüme olur. Bu köşe de bizim odaklanacağımız adım “tasarruf” adımı. Türkiye’de tasarrufların gayri safi milli hasılaya (GSYH) oranı yüzde 12’dir. Bu oran Çin’deyüzde 50’nin üzerindedir. Yine ülkemizde özel sektör yatırımlarının GSYH’e oranı yüzde 23’dür. Görüldüğü üzere ülkemiz büyümesini borçla finanse etmektedir. Bu yüzden sürekli faizle boğuşuyoruz.
Peki, siz büyümenizi, neyle finanse ediyorsunuz. Tasarruf kalemin altını doldurmanın pek de fazla yolu yok. Tüm girişimler 3F ile başlar family (aile), friends (arkadaşlar), fools (borç verece kadar saflar). Bu üçünün parası bitiğinde artık yeni kaynak bulmanız lazım. Doğru bankaya. Başkalarının, siz yatırım yapın diye koyduğu tasarrufları kullanmak istersiniz. Ama ne mümkün? İsviçre de değiliz maalesef. Paranın bu kadar değerli olduğu bir ülke de bu kadar finans maliyetine katlanmak daha başlangıçta yenilgiyi kabul etmek veya da işine bankayı ortak etmek gibi bir şey. Peki, başka yol var mı? Evet var kitlesel fonlama “crowd funding”! İyi de bunun içinde yeni nesil bir girişim gerekiyor. Yani fonlayanların paralarını en az on kat (10x) geri alabilecekleri ölçeklenebilir bir iş. Ne demek ölçeklenebilir bir iş? Ölçeklenebilir iş, giderleriniz doğrusal yani bir 1,2,3 diye artarken, gelirlerinizin üssel arttığı (2,4,8,16 gibi) iştir. Yani yatırım aldıkça, büyüdükçe gelirlerinizin veya şirket değerinin sıçrayarak büyümesi. Maalesef her iş bu denli parlak değil. Ülkemizde faaliyet gösteren KOBİ sayısı 3 milyon 773 bin ve maalesef bu KOBİ’lerin sadece binde 9’u yüksek teknoloji sınıfında faaliyet gösteriyor. O zaman geriye bir tek seçenek kalıyor devlet destekleri.

NEDEN DEVLET DESTEKLERİ?

Yukarda dört adımda formülize ettiğimiz büyüme adımlarını, tabi ki âli devletimiz de biliyor. Büyümek için fonun şart olduğunu, bunun için de yeni iş kurmak isteyen girişimciden, işini büyütmek isteyen imalatçıya, dış pazarlara açılmak isteyen üreticiden, uluslararası arenada rekabet gücünü arttırmak isteyen ihracatçıya kadar herkesin fona ihtiyacı olduğunu ve bu kahramanları desteklemeden ekonomik büyümenin gerçekleşmeyeceğini tabi ki âli devletimiz de biliyor. Yani kısacası devletimiz bu hibe ve destekleri sadaka olsun diye değil, büyümesini sübvanse etmek için dağıtıyor. O yüzden siz değerli iş insanları “Bugüne kadar hiçbir devlet yardımı almadım” yerine “bu büyüme yolculuğumda tabi ki devlet desteklerinden de yararlandım" demek daha havalı bir cümle.
***
Ben Adem TOY, Sistem Mühendisi ve Akredite KOBİ Danışmanıyım. KOBİ’lerin gelişimine katkı sunmak amacıyla Devlet hibe ve destekleri başta olmak üzere, yönetimin birçok alanında KOBİ’lerin büyüme yolculuklarına eşlik ediyorum. Bugüne kadar yüzlerce işletme ile yollarımız kesişti. Kimilerinin ilk girişimini kimilerinin ilk ihracatını birlikte gerçekleştirdik. Kimileri ile makine yatırımı yaparken, kimileri le de sıfırdan işletme kurduk. Bundan sonra bu köşede sizlerle birlikte olacağız. KOSGEB desteklerinden, yatırım teşvik belgesine, kalkınma ajansı desteklerinden, Ticaret Bakanlığı ihracat desteklerine, Avrupa Birliği desteklerinden, kırsal kalkınma desteklerine kadar birçok konuda bilgiler sunmaya çalışacağım. Her şeyden önemlisi doğru yönetilen şirketlerin kendi tasarruflarını sağlayarak kendi güçlerini keşfetmeleri için yönetim ve organizasyon konuşacağız. Bu sohbetlere yeni iş kurmak isteyen, işini büyütmek isteyen, yurt dışı pazarlara açılmak isteyen herkes davetlidir. Umarım uzun ve keyifli bir yolculuk olur. İş dünyasının dalgalı denizlerinde sağlıklı, huzurlu ve dingin kalmanız dileği ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Toy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler