Yaşamak Serüvendir

Seçim bitti. İlginç uygulamaları şaşkınlıkla izledik. Demokraside, yasaların herkese eşit uygulanması, bizi ve ülkemizi anlamsız serüvenlerden korur bize göre. Yaşamak bir serüvendir.Bu yeterli. Yapay beklentilerle yaşayacağımız serüvenler hepimizin yaşamla bağlarını sıkıntıya sokuyor.

Doğmak, elimizde olmadan, yabancı bir çevreye çıkmak. Sarsıcı, korkunç, bilmediğimiz bir çevre. Herkes aynı biçimde yaşamıyor bu süreci. Serüvenin başlangıcı. Sokaklarda annelerinin yanında, yalın ayak, üst baş perişan, güzel yüzleri kirli bakımsız çocuklar da bu dünyaya diğer çocuklar gibi geldiler.  Sonra serüven başladı. Hiçbir çocuk olumsuz koşullarda yaşamamalı. Bütün çocuklar gülmeli. 

Yaşamak, doğayla kurduğumuz ilişkide, besinleri, ışıkla, havayla, suyla, yaşam enerjisine dönüştürmek.Bu enerjiyi kullanarak, çevreyi değiştirecek eylemler yapma olanağını sürdürmek değil mi? Yaşamak enerji almak ve enerji vermektir. Önemli olan, doğru beslenme kaynaklarını kullanmak, doğadan aldığımızı çevremize yararlı olacak biçimde aktarmaktır. Bu abartılmış yaşama biçimi değil. Olması gereken bu. Bir düşünün doğal yağlar kullanmak yerine, yapay trans yağlar kullanmaknasıl savunulabilir? Ülkemizin toprakları, doğru kullanıldığında, teknolojinin olanaklarıyla, hepimizi nitelikli besleyebilecek güce sahip.

Bana katılırsınız sanıyorum: Anadolu, değişik bölgeleriyle, doğal yaşam çeşitliliğine sahip. Ege’nin ılıman, güneyin sıcak, kuzeyin doğu kısmının serin ve soğuk olması, iklimsel olarak değişik hayvan ve bitkileri yetiştirebileceğimiz fırsatlar sunmuyor mu? Doğunun otlakları yaylaları, hayvancılık, et ve süt üretimi açısından çok önemli. İç Anadolu yaylaları,  hayvan yetiştiriciliği için önemli. İnsan kaynakları akılcı programlarla değerlendirilmeli. Bizim insanımız çalışkan ve içtendir. Aradaki çürük yumurtalar, insanımıza yakışır uygulamalarla elenebilir. Futbolda ortaya çıkan spor kültürüne yakışmayan taşkınlıklar da azalır. Boş insan, hedefini şaşırmış enerji değil mi?  Tarımın, desteklenmesi, üreticinin hemen yanında duran ziraat mühendisleri, teknisyenleri, veterinerler, özenli hazırlanmış programlarla Anadolu’yu yıldız yaparlar.

Üç yanımız deniz. Çok sayıda tatlı, sodalı suyu olan göllerimiz var. Tek başına Tuz gölü bir mucize. Su ürünleri için güçlü fırsatlar sunuyor. Akarsularımız da iyi değerlendiğinde, ekonomiye, vatandaşa yapacağı katkı düş gücümüzü zorlayabilir. Vatandaşın kullanacağı temiz akarsular, denetimsizlik ve vahşi üretimle, sözde sanayicilerin kirlettiği lağım derelerine dönüyor. Bu ülkenin bütün varlıkları hepimizin. Yasal denetimleri yok sayanların, bu su kaynakları kendilerinin olsaydı kirletmeyeceklerini sanıyorum. Şu devlet “malı deniz” sözünü çöpe atmanın zamanı gelmedi mi? Gerisi neydi? “Yemeyen domuz.” Oysa devlet biz varsak var. Ortak değerlerimizi  yemeyen değil  yiyenlerin hepsine ne derseniz deyin. Bu uydurma sözleri silmeli.

İnsanımızın eğitim düzeyinin, yeteneklerinin iyi değerlendirildiği nitelikli eğitim modelleri yaratacak gücümüzün olduğunu düşünüyorum. Akademisyenlerin, yazarların, sanatçıların, çalışanların elini ayağını tutarak ayar vermek yerine, onlara destek verildiğinde başarabileceklerimizi düşünün.

Burada ülkemizin bir başka olanağını değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, insanlık tarihinin önemli izlerini barındırıyor. Birçok ülkede olmayan ören yerleri, değişik dönemlerden kalma çok sayıda anıt yapılar. Arkeolojik kazılarda bulunan sayısız tarihi eser, ülkemizin doğa tarih turizminden önemli kazançlar sağlayabileceği olanaklar yaratmıyor mu? Bütün tarih ve kültür varlıklarımızı özenle korumalıyız.Burada Azra Erhat’ıve kültüre arkeolojiye emek verenleri saygıyla anmalıyım.

Eğitimsizlerin, ekonomiden en düşük payı alanların çaresizliğini kendileri için olanak olarak gören herkesin,öncelikle vatandaşına ülkesine karşı olumsuz davranışlar geliştirdiklerini düşünüyorum.

Yaşam bir serüvendir ancak her serüven amaçlı etkinliklere dönüşebilir. Bu nedenle sanat etkinliklerimi “Sanat Serüvenim” başlıkları ile yayımladım. Amaçsız serüvenler, serseri mayınlar gibi takılır ayaklarımıza.

Akla bilime sanata değer vererek yaşam serüveninizi güzel yaşayın.

Nisan 2024 İzmir

 

Yaşamak Serüvendir

Bedri Karayağmurlar,  Düzenleme, 50 x60 Cm, Tuval Üzerine Karışık Teknik, 1998

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bedri Karayağmurlar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml