Martın sonu bahar

CHP, 31 Mart yerel seçimlerinde kendini Türkiye’nin kurtarıcı partisi olarak konumlandırmayı yeniden başardı.

Türkiye’de bir kısım seçmende olan CHP karşıtlığı bu seçimle birlikte çatırdayıp kırılmaya başladı. İzmir’de nasıl ki bazı seçmenler oy verme tercihlerinde ‘AKP olmasın’ motivasyonu ile hareket ediyorlarsa; Türkiye’nin bir bölümünde de AKP desteğinin önemli bir kısmını ‘CHP olmasın’ diyen seçmenler oluşturuyordu. Bu seçimde ‘CHP olmasın’ diye AKP’ye kayanların oranın büyük ölçüde azaldığını düşünüyorum. Bence CHP adına en büyük kazanım bu algının yıkılmasını sağlamak oldu. Karşıtlığının yıkılması ile CHP bundan sonraki seçimlerde seçmen tercihlerini kendi lehine daha da yüksek oranda döndürebileceği bir ortam elde etti.

Seçime ittifaksız giren CHP 1977 genel seçimlerinden sonra ilk defa birinci parti konumuna yükseldi. AKP ise 22 yıl sonra ilk kez seçimi yenilgiyle bitirdi.

CHP, uzun yıllardır hapsolduğu psikolojik eşiği, cam tavan diye nitelendirilen %25 sınırını aşarak %38 bandına ulaştı ve Türkiye İttifakı söyleminin içini tam olarak doldurur konuma erişti. Böylelikle 1989 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin (SHP) yerel seçimde kazandığı başarıyı da oy oranı ile aşmış oldu.

Öyle şaşırtıcı sonuçlar alındı ki, mesela: 78 yıl sonra Manisa; 74 yıl sonra Balıkesir, Alanya; 70 yıl sonra Kütahya; 47 yıl sonra Bursa, Adıyaman, Amasya, Elbistan; 35 yıl sonra Kastamonu; 30 yıl sonra Üsküdar; 20 yıl sonra Denizli, Beyoğlu, Sapanca CHP’li belediyeler oldu.

Ege bölgesinin tamamı kırmızıya boyandı. 2019 seçimlerinde kazanılan İzmir, Aydın ve Muğla’ya Denizli, Afyon, Uşak, Manisa ve Kütahya eklendi. CHP, Manisa’yı tek partili dönemin bittiği 1946 yılından bu yana, 78 yıldır kazanamıyordu. Genel Başkan Özgür Özel’in memleketinde bu başarı Ferdi Zeyrek ile geldi. Oysa Recep Tayyip Erdoğan yerel seçim öncesi iki kez Manisa’da miting yapmış; beklentisinin AKP lehine rekor oy elde etmek olduğunu ifade etmişti. Balıkesir’de CHP zaferi Ahmet Akın ile geldi. Sadece büyükşehir değil hedefler dahi aşılacak şekilde 15 ilçe kazanıldı. İzmir özeline baktığımızda 30 ilçenin 28’inde başarı yakalandı.

Beni en çok şaşırtan ve heyecanlandıran ise Adıyaman’ın kazanılması oldu. Halk, deprem sonrası gecikmiş tepkisini yerel seçimde gösterdi. Tarikat ve cemaatlerin son derece yoğun olduğu bu şehirde CHP’nin öne geçmesi doğru aday olan Abdurrahman Tutdereile geldi. Aday doğru olduğunda çok çalışılarak her yerde halka ulaşılabileceği, etkili iletişim ile bütün engellerin aşılabileceği kanıtlandı.

Her ne kadar bazıları seçim sonuçlarının ekonomik endişeler, artan kira bedelleri, açlık sınırının altında kalan emekli maaşları, İsrail’e verilen desteğinin kesilmemesi, düzensiz göç gibi sebeplerle AKP’li seçmenin sandığa gitmemesi nedeniyle oluştuğunu söylese de AKP’li seçmenlerin sandığa gitmemelerini sağlamada CHP’nin büyük payı olduğunu düşünüyorum. Zira sandığa gitmeyen AKP seçmeni, CHP’nin galibiyetinden korksa, öcüleştirilmiş CHP algısı kırılamamış olsa her şeye rağmen eskiden yaptığı gibi sandığa gidip AKP’ye oy verirdi. Gerek değişen CHP gerekse CHP’nin belediyecilik hizmetlerinde ayrıştırıcı bir anlayıştan uzak hareket etmiş olması bu seçmenler üzerinde olumlu etki yarattı; CHP karşıtlığını azalttı; AKP’nin kötü yönetimine rağmen destek görmesinin önünü kesti. Söz konusu seçmenlerin ileriki seçimlerde CHP’ye oy vermelerinin mümkün olabileceği bir döneme girildi.

Seçim zaferi tesadüfi değildi. 29 Mayıs 2023’te Cumhurbaşkanlığı seçiminin akabinde Ekrem İmamoğlu: ‘Değişmeyen tek şey değişimdir. Yolumuz uzun, gençliğimiz var, inancımız tam, bana güvenin.’ diye seslenirken umutları diriltiyordu. Özgür Özel’in liderliğindeki yönetim kadroları toplum nabzını doğru değerlendirerek, etkili stratejiler geliştirerek ve çok çalışarak bu zaferin kazanılmasında öncülük ettiler. Değişim hareketi halkın desteğini aldı; CHP’ye karşı önyargıları kırdı. Halktan kopuk, halka tepeden bakan bir grup olduğu şeklindeki imaj değiştirildi. Zira bu önyargılar nedeniyle kimse CHP’nin ne söylediğini dinlemiyor; neyi amaçladığına odaklanmıyordu. Bu önyargı aşılınca politikalar konuşulmaya başlandı.

CHP Genel Başkanı Özel: ‘Hep birlikte Türkiye’yiz. İttifakımızın adı Türkiye İttifakıdır. Bizim ittifakımızda korkmak yok, korkutmak yok. Bizim ittifakımız Türkiye’yi sevenlerin ittifakıdır. Türkiye’ye ve sizlere güveniyoruz.’ diyerek kucaklaştırıcı ve birleştirici politikasını özetliyordu. CHP Genel Başkan Yardımcısı, İzmir’in çok değerli Milletvekili Av. Murat Bakan 12 Mart’ta Karabağlar’da yaptığı konuşmada: ‘İktidarı sallayacağız, sarsacağız. Sadece İstanbul’u İzmir’i, Karabağlar’ı, Antalya’yı, Mersin’i almayacağız; Kırıkkale’yi, Kastamonu’nu, Bursa’yı, Balıkesir’i, yanı başımızdaki Manisa’yı alacağız.’ diyordu. Başarı, bu öngörülerle geldi.

Konak Belediyesi meclis üyesi seçilmem dolayısıyla tebriklerini ve desteklerini ifade eden tüm dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Her şey çok güzel olacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Ayşın Akyarlı Savatlı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml