Cemil Tugay Başkan'a Yıldız Sinemasından selam olsun...

Cemil Tugay Başkan'a Yıldız Sinemasından selam olsun...

Geçtiğimiz hafta Yıldız Sineması'nın ikinci kez inşa edilmesinden söz ederken, o dönemlerde Zeki Müren'e İzmir'de bir konser verdirmek isteyen İzmir Basın Mensupları Dayanışma Derneği'nden söz etmiş ve dernek yönetiminin konseri yeni açılacak sinemada düzenlemek istediklerini de aktarmıştım.

Sonuçta Yüksel Kazmirci konser önerisini kabul eder ve çatısı kapanıp, balkon ve salon düzenlenmesi sürmekte olan sinemadaki çalışmaları hızlandırır. Çoğu kişinin "Bu sinemanın inşaatı iki ayda zor biter" diye düşünmesine karşın, sinemadaki çalışmalar tamamlanır ve açılışa hazır hale gelir.

22 Mart 1957 Cuma akşamı, yaklaşık üç yıldır İzmir'e gelmeyen Zeki Müren'in verdiği konser ile Yıldız Sineması yeni düzeniyle ve bir kez daha İzmirlilerin hizmetine girer. Ancak o gece müthiş bir izdiham yaşanır. Her ne kadar gazetecilerin konser organizasyonunda, davetliler dışında bilet satılmamış olsa da, Zeki Müren adını duyan iki bini aşkın İzmirli sinemaya koşar ve Gaziler Caddesi trafiği bile tıkanır.

Oraya gelen herkes bir şekilde sinemaya girmek istemektedir. Yaşanan olaylar sonucu, o konser Yüksel Kazmirci'nin burnundan gelir ve çıkan tartışmalar ancak karakolda biter.

Öte yandan çok yakın bir tarihte İzmir'in bir başka sinema salonu, çok farklı bir türde konserle hizmete girecektir. Bu salon Karantina'daki eski Şık Sineması ve Halkevi olan bina yerine yeniden inşa edilen Köşk Sineması'dır. Sahibi Ragıp Şamlı tarafından tepeden tırnağa yenilendikten sonra 20 Nisan 1957 Cumartesi gecesi gerçekleşen açılışta sahnede Filârmoni Derneği Senfonik Orkestrası vardır. Konserin solisti ise İstanbul'dan özel olarak getirtilen, bir dönemler Bedia Muvahhit hanımın da eşi olan pianist Ferdi Statzer'dir. Konser programının eserleri Rossini'den "Uvertür", Brahms'dan "Macar Dansları", Borodin'den "Stepte" ve Lizst'in "Piano Konçertosu"dur. İzmir Filarmoni Orkestrası, Konservatuvar salonu düzenleninceye kadar bu salonu kullanacaktır.

Yıldız Sineması'nın 738 koltuklu modern halini İzmirli sinemaseverler çok beğenir ve büyük ilgi gösterir. Öyle ki; yıllardır gelenek haline dönüştürdükleri İzmir turnelerinde oyunlarını sürekli olarak Elhamra Sineması’nda sahneleyen İstanbul Şehir Tiyatrosu bile, yeni oyun yeri olarak Yıldız Sineması’nı seçer.

Bu arada Yüksel Kazmirci, işi geliştirir ve Kazmirci Film işletmesini kurar. Yoğun olarak İstanbul'un ünlü firması İpekçiler ile çalışmaktadır. Bu sinema ile ilgili anılar benim de çocukluğumda önemli bir yer tutar. Zaman içinde Yıldız Sineması'nda izlediğim filmlerin sayısı kim bilir kaçı bulmuştur. Ama orada izlediğimi kesin olarak anımsadığım en eski tarihli film "Alaaddin’in Sihirli Lambası" idi. Genelde balkonundan film izlemeyi sevdiğim Yıldız Sineması balkonunun da üst tarafında yer alan locaları bana çok ilginç gelirdi.

Bu arada Yıldız Sineması en parıltılı günlerini yaşarken, Zeki Müren'in de İzmir'e daha sık geldiğini görmeye başlarız. Ünlü şarkıcı, 11 Nisan 1958 Cuma akşamı, İzmirlilerin karşısına, bir başka sinema konserinde çıkar. Bu kez mekân İzmir'in alanında en büyük kapasitesine sahip olan, 1756 koltuklu Kulüp Sineması'dır. Zeki Müren'e eşlik eden saz arkadaşları ise Hakkı Derman, Vecihe Daryal, Vecdi Seyhun, Feyzi Arslangil ve Ercüment Batanay'dan oluşmaktadır.

Aradan bir yıl geçmemiştir ki, İstanbul'da yaşanan bir sinema faciası tüm ülkeyi derinden etkiler. İstanbul Küçükyalı semtinde bulunan Neşe Sineması'nın tavanı 24 Ocak 1959 gecesi çöker. Marlon Brando’nun başrolünü oynadığı "Çayhane" filmi gösterilirken çöken tavan, o ağırlığa dayanamayan balkonun da çökmesine neden olur. Bu faciada 35 sinemasever hayatını kaybederken, iki yüze yakın kişi de yaralanır. Yapılan soruşturmada hata üstüne hata yapıldığı anlaşılır. Sinema binasında alan kazanmak için kolon kesilmiş olmasından tutun da, olması gerekenden az çimento ve deniz kumu kullanılması gibi vahim mühendislik suçlarının yanı sıra ruhsat işlemlerinde de usulsüzlükler yapıldığı ortaya çıkar. Giriş-çıkış için kullanılacak bir tek kapısı olduğu için belediyeden işletme ruhsatı alamayan mal sahibi Ankara’ya giderek hükümete yakın çevreleri araya koymuş ve ruhsat almayı başarmıştır. Bununla da yetinmemiş ve sinema salonunun üstüne iki kaçak kat daha çıkmak istemiş ancak yine yerel yetkililerden alamadığı inşaat ruhsatını yine araya Ankara'daki dostlarını koyarak bir şekilde almaya başarmışsa da; sonuçta yapı bu ağırlığa dayanamayıp bir salon dolusu insanın üstüne çökmüştür.

Bu facia özellikle üç büyük şehrin belediyelerini harekete geçirir ve hem sıkı denetlemelerle önlemler alınmaya başlar. İstanbul Belediyesi Emirgân, Zeytinburnu, Beykoz Zafer ve Şehremini Aynur sinemalarını kapatır.

Ankara'da o dönemde on dört kışlık sinema vardır. Yapılan çalışma sonunda Ankara Belediyesi de İnci, Alemdar, Sus, Renkli ve Ankara sinemalarını kapatırken; Büyük, Seyran, Melek, Şan, Kurtuluş, Ulus, Park ve Gölbaşı sinemalarının da balkonlarına seyirci alınmasını yasaklar. İzmir Belediyesi de kurduğu bir kurulla benzer çalışmalar yapar ve yeni bir yapı olan Yıldız Sineması'nda görülen çatlaklar nedeniyle sinemayı kapatır. İzmirliler kapatılan sinema kapısında şu duyuruyu görürler: "Teknik arıza dolayısı ile sinemamız bir müddet kapalı kalacaktır."

Aradan yirmi gün geçtikten sonra gördüğümüz bir habere göre ise bu kontrol çalışması sonunda İzmir'de kapatılan sinema sayısı son kapatılan Konak, Park ve İnci sinemaları ile birlikte on ikiyi bulur. Ancak sinemalar gerekli onarım ve önlemleri yerine getirmiş olmalılar ki, bir zaman sonra yeniden faaliyete geçtikleri görülür.

Bu arada, alanında ülkenin rakipsiz bir numarası haline gelen Zeki Müren 1960 yılında bir kez daha Yıldız Sineması sahnesine çıkar. 11 Mayıs Çarşamba akşamı verdiği konserde saz arkadaşları Hakkı Derman, Ercüment Batanay, Şükrü Tunar ve İsmail Şençalar'dır. Henüz yıllarca düzenli sürdüreceği Fuar konserlerine başlamamış olan Zeki Müren iki yıl sonra geleceği İzmir'de bir başka sinema sahnesine çıkacaktır. 6, 7 ve 8 Nisan 1962 tarihinde İkbal Sineması'nda sahneye çıkan Zeki Müren yine inanılmaz bir izdiham ve ilgiyle karşılaşır. Bu konserlerin organizatörü ve İzmir'de dönemin ünlü pavyonları Numune ve Kapris'in sahipleri olan M. Ali ve Halit Alpman, bu nedenle Kültürpark Basmane 9 Eylül Kapısı girişinde, belediyenin yeni inşa ettiği tribünlü yazlık bahçeyi kiralar ve sanatçının ünlü şarkısını buraya ad olarak koyarlar: Manolya!

Zeki Müren ilk kez 29 Ağustos 1962 tarihinde, alt kadrosundaki Celâl Şahin ve Nigâr Uluerer ile birlikte sahne aldığı Manolya'da artık yıllar sürecek Fuar konserlerini başlatmış olur.

Ancak hızla büyüyen İzmir’de, değişen çevrenin semtlerin yaşantısını da etkilemesi sonucu Basmane semti, eski sosyetesini yavaş yavaş yitirir. Bölgenin göçlerle gelen lümpen nüfus yoğunluğunun yaşam alanı olması sonucu, sinemaseverler artık bu bölgedeki güzelim sinema salonlarına gelmez olur. Bu nedenle 1970’li yıllara gelindiğinde en rahat ulaşım kolaylığı taşıyan Konak ve çevresinde yeni bir sinema vadisi yaratılır.

Öte yandan dünyadaki seks filmleri çılgınlığı ülkemize de sıçrar ve ortalığı en hafif komediden en ağır pornoya kadar seks filmleri sarar. Bu modaya direnmeye çalışan ender sinemalardan biri olan Yıldız Sineması, o dönemlerde yaz aylarında üç film oynatmaktadır. Kazmirci ailesi, o dönemler için ilerideki yıllarda "Her taraf porno film oynatıyordu ama biz direndik. Hafif cinsellik içeren komedilerden ileriye geçmedik. Onun ismi sinemacılık olmaz. Edebimizle yaptık edebimizle kapattık" diyecektir.

Sinemanın kurucusu Senai Kazmirci 1974 yılında hayatını kaybeder. Bu arada ender de olsa arada iyi gişe yapan filmler çıkmaktadır. Nitekim o dönemde vizyona giren Wang Yu filmlerinden biri müthiş bir hâsılat yapar. Filmi, yalnızca bir günde on bir bin kişi izler. Biraz da bölgedeki insan ve kültür profiline uygun olması nedeniyle ulaşılan bu sayı aynı zamanda hem sinemanın hem de İzmir'deki tüm sinemaların bu güne kadar kırılamayacak rekoru olur.

Yıldız Sineması, o tarihlerden kısa zaman önce yanan İkbal ve Kulüp sinemalarına karşın direnişini bir zaman sürdürürse de, bu işin tıkandığını gören aile sonunda bir karar verir ve ünlü sinema 1988 yılı Kasım ayında son kez film gösterildikten sonra halı sahaya dönüştürülür. Bu işlem sırasında balkonu da sökülür. Artık yeni adı: "Yıldız Spor Tesisleri"dir. O muhteşem salonda halı saha futbol maçları yapılmaya başlar.

Bu satırların yazarı, halı saha günlerinde o salona İzmir Devlet Tiyatrosu'ndaki arkadaşlarıyla sık sık futbol oynamaya gitmektedir. Her gidişinde de hala vakurla asılı duran balköpüğü renkli muhteşem perdeye bakarak içinin “cız” ettiğini de asla unutmamıştır.

On yıl kadar öncesinde Yıldız Sineması'nı satın alıp iş hanı yapmak üzere bazı talipler çıkarsa da imar durumundaki bir özellik nedeniyle satış gerçekleşmez ve sonraları yaşanan gelişme sonucu, bir kültür merkezi ve müze yaratmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi, binayı arkasındaki Bıçakçı Han ile birlikte satın alır. Dönemin başkanı Sayın Tunç Soyer düzenlenen törende yaptığı konuşmada hem sinema hem de hanın düzenlenerek İzmir'e yakışır bir eser yaratılacağını belirtir. Bıçakçı Han kısa zamanda düzenlenerek sergi ve sosyal alanlara dönüştürülür. Girişindeki eski Bağkur binası da yıkılır. Bu arada Yüksel Kazmirci'yi de satıştan kısa zaman sonra 8 Haziran 1922 tarihinde kaybederiz. Ancak nedense sinema binasında hiçbir gelişme yaşanmaz. Girişi kaplı tutulsa da sinemanın içi mezbelelik halindedir.

Geçen hafta İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde de devir teslim gerçekleşti. Artık irade yeni başkan Sayın Cemil Tugay'da. Görev süresi içinde kendisine başarılar dilerken, bu konuda beklediğimizin ve belediyeye de yakışacak olanın, bu alanın, Yıldız Sineması'nın anılarını kaybetmeden, İzmir'e ve ülkeye yakışır bir müze ve kültür sitesi haline başarılı biçimde dönüştürülmesi olduğunu belirtmek isterim.

Yazıya eklediğim iki görselde sinemanın spor salonu dönemi ile o güzelim perde önünde değerli insan Yüksel Kazmirci ile birlikte verdiğimiz anı pozunu göstermek istedim.

Şeker tadında ve sağlıklı günlerle dolu nice bayramlar dilerim.


# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Ürük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml