Molivoslu Maria’nın büyük aşkı

Molivoslu Maria’nın büyük aşkı

“Gel Hele Maria, Türkler gelmiş”

(Ela bre Maria irthan oi Tourkoi)

 Bugün fotoğrafını yayınladığım Uzo şişesini Midilli’nin Molivos kasabasındaki yaşlı bir Yunanlı kadın, tam 35 yıl önce bize hediye etmişti. Dikkat ederseniz, bu Uzo DİKİLİ (Dikelya) adıyla üretilmiş. Şimdilerde bu adla Uzo üretildiğini zannetmiyorum. Benim için manevi değeri çok olan bu Uzo şişesini, o yıldan bu yana heyecanla saklamaktayım. Ancak bu hediyenin geçmişinde çok özel bir aşk öyküsü yatmaktadır. Şimdiye kadar hiçbir yerde bu hikâyeyi, hiç kimseye anlatmadım ve yazmadım. Ama vakti geldi deyip, bu ay yazmaya karar verdim. Ve geliniz, size özüyle sözüyle bu geçmişi anlatayım.

Tam 35 yıl önceydi, Midili adasından Ayvalık’a az da olsa turist grupları Ayvalık’a gelmeye başlamıştı.  Duyduk ki ileriki yıllarda adada İngiliz ve Alman turistler yoğunlaşacak. Bu turistlerin daha fazlasını Ayvalık’a getirip Bergama turu yapmalarını arzuladık. Bu amaçla, Ayvalık Erosos turun sahibi Rahmetli Barış Erener ile sezon öncesi Midilli Adasına gittik. Önce İngiliz Thomson tur şirketinin Kaloni şehrindeki bürosuna uğradık. Acente sahibi, çok akıllı bir Yunanlı idi. Selam verdik, önce havadan sudan konuştuk. Barış Abi, hem İngilizce hem Yunanca konuşabiliyordu. Ancak iş görüşmesini İngilizce yapıyordu.  Beni de tanıttı. Arkadaşım Mehmet, benim sevdiğim Almanca rehberimdir. Bergama’da ikamet ediyor dedi. Adam, Bergama lafını duyunca “Ya, sizin Kozakta bir üzüm var, o üzümü ithal etmek isterim” dedi. Bakınız, bu güngörmüş adam Midilli’de yaşıyor ama ta Kozak yaylasında yetişen Şika cinsi üzümün değerini biliyordu. Ben, o günden bu güne Bergama’yı yönetenlere bu üzümün çok değerli bir üzüm cinsi olduğunu anlatamadım. Belki birkaç yıl sonra hepten yok olacak.

Dönelim bürodaki konuşmaya. Adam, adadaki en çok turist potansiyeline sahip kişiydi. Bizimle çok sıkı pazarlık ediyordu. İşi çok ucuza getirmek ve bize de hiç kazanç vermek istemiyordu. Bir ara iş alevlendi ve Barış abi rest çekip ayağa kalktı. Allahaısmarladık demeden kapıya yöneldi. Ciddi olduğumuzu görünce “durun bir dakika ya!” deyip yelkenleri suya indirdi. Gelin şu şartlarda anlaşalım dedi. Biz de, bize uyan onun bu teklifini kabul edip sözleşmeyi yaptık. Acente sahibi, sanırım Barış Erener’in babası Ahmet Erenir’i çok iyi tanıyordu. Yani anladığım kadarıyla, aileler arası geçmişe dönük bir hukuk vardı. Ahmet Bey, Adanın Eresos şehrinden mübadeleyle Ayvalık’a gelmiş ailelerinden ve Ayvalık’ın entelektüellerinden biriydi. Tek oğlu olduğu için onu çok şımartmış idi. Barış abi, turizmden kazandığı paraları büyük miktarda at yarışlarına yatırırdı. Bugün kazandığı para ertesi güne kalmazdı. İşi gücü hep maceraydı. Ne diyeyim hayat, en sonunda onu da erken yaşta aldı götürdü. Hayatın acı yüzü diyelim.

Koş Gel Maria Türkler Gelmiş!

Kaloni’den sonra Molivos beldesine uğradık. Aradığımız ikinci acenteciyi bürosunda bulamadık. Belki kahvededir diye deniz kenarında tek katlı bir kafeye geçtik. Bir masaya oturduk ve etraftakilere turizmci arkadaşımızı sorduk. Şimdilerde, Türklerin doluştuğu Midilli adasına o zamanlar, Türkiye’den giden hiç ama hiç kimse yoktu. Biz, iki Türk’ü görünce, adalılar, hayretler içinde kaldılar. Kahvede oturanların çoğunluğu yaşlı, pala bıyıklı tipik Yunan vatandaşları idiler. Siesta öncesi içkilerini yudumluyorlardı. Onlarla sohbete başladık. Ayvalık’tan geldiğimizi duyunca diğerleri de etrafımızda toplandılar. Sohbetin koyulaştığı bir anda onlardan en yaşlı olanı, kahvenin iç kısmına doğru bıyık altından gülerek seslendi. “Koş hele Maria, bak, Türkler gelmiş” diye bağırdı. Baştan aşağı siyah elbise giymiş, en az 80'li yaşlardaki Maria gözleri parlayarak yanımıza geldi ve bizi şöyle süzüp “Hoş gelmişsiniz” dedi. Sonra da içeri gidip birkaç dakika sonra iki elinde tam dört tane üzerinde Dikili yazan uzo şişeleri getirdi ve hiçbir şey söylemeden bize verdi. Şaşırmıştık. Biz, diğer dostlara doğru “ne iş” diyerek baktık. Maria’ya seslenen yaşlı amca başladı anlatmaya; Maria, Türkleri çok sever. Mübadele öncesi biz Türklerle aynı mahallede yaşardık. Bizler, o zamanlar 16-17 yaşlarındaydık ve herkesin konuştuğu birisi vardı. Maria’da Ahmet adında bir Türk gencine âşıktı. Birbirlerini çok sevmişlerdi. Aradaki engel ailelerdi. Mübadele olunca Ahmet ailesiyle gitmek zorunda kaldı. Ama o gün bu gündür Maria kimseye âşık olmadı. Sizleri görünce o büyük aşkını hatırladı. Belki sizin şahsınızda o büyük aşkına yollamak istedi diye anlattı. Ne yalan söyleyeyim, ben bu büyük aşktan çok etkilendim ve o şişeyi yıllar geçse de Maria’nın o büyük aşkına saygı duyarak vitrinli dolabımda sakladım. Sizin dikkatini çekmek isterim, Midilli adasında çok çeşitli firmalar, çeşitli adlarla uzo üretimi yapmaktalar. Maria’nın kahvesinde de her markadan uzo vardı. Ama o özellikle Dikili yazan uzoları seçerek getirmişti. Onun bu seçinin onun ne kadar ince ve nahif bir kadın olduğunu gösteriyor. Belki onun büyük aşkı Dikili’ye göçmüşte, olabilirdi.

Bu büyük aşkı yaşayan Maria, sen ne büyük kadınmışsın ve toprağın bol olsun vefalı kadın diyorum. Yıllar geçse de o  geçmişteki aşkını hala yaşıyordu…

Daha sonraki yıllarda Molivas’a tekrar uğradım ama ne o kahvehane vardı ne Maria. O kahvenin yerinde yeller esiyordu. Oteller inşa edilmiş, bir kültür, bir hikâye benim için yok olmuştu. Bu yüzden Molivos benim için hüzünlü bir beldedir. Oraya gidince o güçlü vefalı kadın Maria’yı hatırlar ve onun aşkı için bir tek atarım.

Nurlar içinde yat Maria…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Gülümser - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml