Gündelikçi

Gündelikçi

Muhterem kari ben onu poliklinikte tanıdım karın ağrısı ile gelmişti hekimlerinde yanlışları var ben de bilirim kendiminkini ama ne yaparsınız fıtrat işte tedavisi biten hastalarla hiç ayrılamam adeta akraba olurum desem abartmış olmam. On beş yirmi yıl evveldi geçmeyen karın ağrısını göstermek için gene akraba olduğum bir hastamın muaveneti ile gelmişti. Hastaya itimad esas ağrının şeklini zamanını anlaşabildiğimiz kadar derecesini hassaten yerini anlamaya çalıştım. Ama bir tutarsızlık vardı bi söylediği diğerini tutmuyor teşhis kafamda şekillenmiyordu. İdrar dan gaitaya, ultrasondan tomografiye bilinen modern tıbbın imkanlarını zorladık bişey yok. Sıra invaziv (kısmen zarar verme ihtimali olan) yöntemlere geldi. Gastroskopi yaptık; mide on beş yaşında kız midesi, Kolonoskopi yaptık kalın bağırsaklar ha keza bir şey yok yok yok. Kitaplarda anlatılan Somatik Hastalıklar vardır. Hastalık ile ilgili müsbet bulgu olmamasına rağmen şikayetlerinin olduğu duruma verilen addır kısaca. Genellikle psikolojik kökeni olan bu hastalıklardan birisi ile karşılaştığımı düşünerek psikiatrist arkadaşı arayıp  yardım istedim.

Birkaç hafta sonra merakla hekim arkadaşı aradım hastayı hatırladı gülerek gün içinde boş bir zamanda  malumat vereceğini söyledi. Akşam üzeri kantinde çay içerken hastadan bahisle kitaplık bir hasta bulmuşsunuz hocam tedaviye başladık yalnız çok iyi gittiğini söyleyemem takip ediyorum dedi. Biraz da hikayesini anlattı kadın kuaförmüş ancak dükkanını hastalığı yüzünden kapatmış hanım halk arasında temizlik hastalığı denen OBSESİF KOMPULSİF hastalığa duçar olmuş. Ben cerrrah olmam hasebi ile hastalığa organik yönden bakarken psikiatrist arkadaş diğer bulgulara bakmış altından bir insan hikayesi çıkmıştı.

Tedavisi devam eden hasta kontrol için bana da geldiğinde hikayenin tamamını öğrenebildim: yirmilerine gelmeden evlendirilmiş kuaför çırağı iken muhterem eşi alkole meyyal, meyhur tabir edilen cinsten. Bir gece fazla kaçırıp yatağa çevresine kusunca garibin hastalığı tetiklenmiş. Önce sabaha kadar yatağı odayı temizlemiş sonra dükkan gözüne pis görünmüş boş kaldıkça dükkanı, eve gelince köşe bucağı temizlemeye başlamış giderek kocası gözüne pis görünmüş tamirci olan kocası yağ pas içinde eve gelince önce garibi hamama sokup kese köpük yıkamış temiz pijama yatak çorabı terlik derken önceleri bundan hoşlanan adamcağız bir müddet sonra muamele azaba dönünce ara sıra eve gelmemeye bir bahane ile iş var deyip dükkanda gecelemeye başlamış. Çocukları da olmamış tahmin edebileceğiniz gibi, bir gece eve gelmeyen adam sonraki gecelerde gelmemeye başlayınca adamın dükkanına gitmiş lakin adamcağız artık yıkanmak kese köpük istemiyordu zaten karalar içinde dükkanı gören kadın orayıda temizlemeye çalışınca kıyamet kopmuş adamın anası ile bacısı gelip hiç konuşmadan eşyalarını alıp gitmişler.

Ev artık  hiç kirlenmiyordu, perdeler kalıbında, yatak örtüsü sakız koltuk kılıfları üstüne örtülen yaygılarda hiç kırışık yok kimsenin gelmediği evde terlikler yönü kapıya bakar şekilde simetrik mutfak desen bal dök yala, pirinç bulgur birbirine musavi tek tip kavanozlarda raflar kaşık çatal tam yerlerinde tencereler iç içe tavalar aralarında kartonlarla birbirine değmeyecek şekilde yerleşmiş çaydanlık suyu içinde kaynamayı bekler halde idi. Tuvalet banyoyu hiç sorma tarif ederken korktum türlü kimyasallarla ağartılmış klozet mutfak lavabosundan temiz eskaza defi hacet edecek olsa üç saat ovmakla bir ferah koku yaylalardan bir yayla. Eve her gelen anne baba bacı kardeş önce banyoya sokuluyor bilahare çoraplar değişip terlikler giyilip sofraya oturtuluyor kabuklu yemiş zinhar yok bir vakit sonra onlarda gelmemeye başlamış. Dükkan deseniz hiç sormayın kuaför de sabah yedide başlayan temizlik çırak kalfadan da bekleniyor, en kötüsü saçlarını yıkadığı kadınların boyundan aşağı vücutlarınıda yıkamaya kalkınca ortalık karışmış önce çıraklar sonra müşteriler birer birer dükkanı terk etmiş son aylarda kimsenin gelmediği dükkanda elinde bezle akşama kadar delicesine temizlik yapan kadını görmüş komşular. İşte o vakitler başlayan karın ağrısı iyice çoğalınca evelce ameliyat edip akraba olduğum eski hastam olan kuaförün müşterisi hanım tutup onu bana getirmişti.

Psikiatri tedavisi epey devam etti gelip gittikçe bana uğruyordu bir ara işler güçler derken kayboldu iş çıkışı Alsancak'ta ara sıra moda tabiri ile takıldığımız birahanenin önünde şık bir araba durdu arka koltukta gösterişli bir hanım oturuyordu trafikteki sıkışmaya çalan kornalara hiç aldırış etmeden şoför indi arka kapıyı açtı inen hanımı görünce gençler diyor ya bana kal geldi. Benim hasta ne hallere gelmiş dayanamadım koştum önüne bi dakka bi dakka siz o değilmisiniz deyince o da beni tanıdı sevindi eldivenli elini uzattı tokalaştık bu ne haldir deyince telefon numaralarımızı alıp verdik sözleştik hikayenin devamı için bende çok merak ettim sizin gibi.

Alsancak'ta Plevne bulvarında şık,  müşterilerinin çoğu 40'ını aşmış çoğu bir sebepten yalnız yaşayan bayanlardan oluşan meşhur pastanede buluştuk. Gelmiş beni bekliyordu uzakta arabasını jilet gibi giyimli eldivenli kasketli şoförünü gördüm. O anlattı ben dinledim dinledim de şaştım kaldım. O vakitler psikiatri tedavisinden çok fayda görmüş karın ağrısı geçmiş lakin temizlik hastalığı devam edince düşünmüş taşınmış hayat devam ediyor medarı maişet değirmeninin dönmesi lazım evlere gündelik temizliğe gitmeye başlamış “hayrihi ve şerrihi minallahü teala”. Kurda kuşa can veren rabbim kadıncağız temizlik yaptıkça yapıyor evler parladıkça parlıyor akşamlar oluyor kadını gittiği evlerden zor çıkarıyorlar yeter artık deyip karga tulumba atıyorlar dışarı ama herkes çok memnun birbirine tavsiye ediyor iş çoğaldıkça çoğalıyor ama hasbamın prensipleri var evin metrekaresine göre para alıyor eve girince önce lazer metre ile evi ölçüyor sonra hastayım diyemediği için bana o gün ne iş gösterirseniz onu yaparım sonradan ütü yap derseniz yapmam bi çorbacık derseniz karışmam misali neyse; Allah Celle Celalehü yürü ya kulum diyor iş çoğalınca kardeşinin mektep okumuş kızının yardımı ile önce kendi gibi hastanelerde tanıştığı kadınlardan bir organizasyon kuruyor gittikleri evler iş yerleri çok memnun bunlardan fatura fiş talep edince bir şirket kurmuşlar tanıyan bilen şirket sahipleri kurumsal temizlik işlerini de bunlara vermişler yürüyüp gitmiş işler. Hanlar hamamlar gırla, ya hastalık dedim eldivenleri gösterdi bir kez daha evlenmiş ama adam yıkanmaya kese köpüğe dayanamamış. O sırada peçete ile masayı silmeye başladı göz göze geldik gülüştük ara sıra buluşup sohbet etmek için sözleşip ayrıldık.

Son Söz: Hayır işlerden şer neticeler, şer işlerden hayır neticeler zuhur edebilir.

        

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Kadir Devrim Demirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml