Gazi Mustafa Kemal Foça’da

Gazi Mustafa Kemal Foça’da
Gazi Mustafa Kemal Foça’da

Gazi Mustafa Kemal o tarihte henüz ATATÜRK sanını almamıştır.

Kısa bir süre sonra “Soyadı Kanunu” çıkacak ve kendisine Atatürk soyadı verilecektir.

Yıllardan 1934’tür. İtalya’nın faşist diktatörü Benito Mussolini kendisine “Duçe” sanını yakıştırmış, nutuklar atmakta koca Akdeniz’e aklınca sahip çıkarak oraya kendi diliyle  “Mare Nostrum” diyebilmektedir. Üstelik dibimizdeki 12 Adaları sıçrama noktası gibi görüp Anadolu’muza bile göz koymaktadır.

İşte bu ortamda Gazi Mustafa Kemal; 7 Nisan 1934’te Ankara’dan trene biner, kısa bir yolculuktan sonra Menemen’de trenden inecektir.

Yaptığı programa göre yolculuğun yönü Foça’dır. Nitekim, o günlerin zorlu koşullarına karşın Nisan’ın DOKUZ’unda Foça’dadır.

Ama; izninizle bizler ona artık ATATÜRK diyelim. Yazımın başında da belirttiğim üzere çok değil iki ay sonra “Soyadı Kanunu” çıkacak ardından, Kasım ayında Atatürk soyadı kullanılmaya başlanacaktır.

Foça’ya gelip “Celile Hanım” Köşküne yerleşen Atatürk kısa bir dinlenmeden sonra Askeri Tesisleri ziyaret eder, halkın arasına girer. Ardından deniz yoluyla İzmir Uzunada’ya geçer orada yapılan tatbikatı izler ve ziyaretini İzmir’de noktalar.

O kendini bilmez “Megaloman Mussolini” için bu kadar gözdağı yetmiş olacaktır. Atatürk’ün tarihe geçmiş meşhur “Bana çizmelerimi giydirtmesin” sözünün öyküsü de böyle olmalı ki Türkiye üzerindeki emelleri de bitecek bu konuda sesi soluğu çıkmayacaktır.

Dolayısıyla 9 Nisan hem Foça hem de ülkemiz için son derece önemli bir tarih olarak algılanmalıdır.

***

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Foça Şubesi’nin bu önemli günün anısına düzenlediği kutlama etkinliğine katılma şansımız oldu. ADD Foça Şubesi Başkanı Em. Alb. Ali Altunbahar’ın nazik daveti üzerine ADD Karşıyaka Şubesi olarak Yönetim Kurulu Başkanımız Ufuk Yıldırım ve üyelerimiz ile birlikte  topluca Foça’ya ulaştık.

Yazımın üst bölümünde yazmıştım, Atatürk; önce Celile Hanım Köşküne uğramıştı bizler de aynı noktadan başlayarak önümüzde Karşıyaka Belediyesi Bandosunun çaldığı müzik eşliğinde ellerimizdeki bayrakları, Atatürk posterlerini sallayarak kafile halinde marşlar söyleyerek “Nihat Dirim Barış ve Demokrasi Meydanına” doğru yürümeye başladık.

Geldiğimizde meydan, konuklar ve katılımcılar tarafından tümüyle doldurulmuştu. Üyelerden Kemal Çiftçi’nin sunduğu sıralamaya göre etkinlik, ADD Foça Şubesi Yönetim Kurulu  Başkanı Altunbahar’ın konuşmasıyla başlıyordu.

Tören; Atatürk, şehitler ve ebediyete göçen üyelerimiz için yapılan saygı duruşu ve ardından okunan “İstiklal Marşı” ile başladı.

Em. Alb. Ali Altunbahar “hoşgeldiniz” diyerek konukları selamladıktan sonra öncelikle doğa harikası Foça’nın güzelliklerinden ve tarihsel değerlerinden söz ederek günün anlam ve önemini belirtti. Ayrıca gün olarak “ Polis Haftasının” başladığını ertesi günün ülkemizde “Laiklik günü” şeklinde kutlanacağını belirtti.

Ardından söz alan Foça’nın seçilmiş yeni Belediye Başkanı Sn. Saniye Fıçı kutlama gününü düzenleyenlere teşekkür ederek Foçalıların Atatürk sevgisinin sonsuza dek süreceğini, Foça’nın bölgesel değerlerinin her zaman öncelik kazanacağını, konuksever Foça halkının kentin gelişmesi için her zaman fedakârca çalışabildiğini açıkladı.

Ardından, yazımın başlangıç bölümünde yer alan Atatürk’ün Foça’ya geliş öyküsünün büyük bir bölümünü ADD üyelerinden Sn. Levent Onan’ın yaptığı konuşmadan aldığımı itiraf etmeliyim. Onun yaptığı konuşma gerçekten son derece doyurucuydu.

Konuklardan ADD Balçova Şubesi Başkanı ve eşsiz Atatürkçü Sn. Cengiz Kanat, gür sesiyle ve tane tane vurgulayarak Nazım Hikmet’in “Kuvayı Milliye Destanını” okumaya başladığında meydanda heyecan son kertesine varmıştı. Nasıl varmasın ki, Sn. Kanat şiirsel diliyle; “Onlar ki toprakta karınca, suda balık,  havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, câhil, hakîm ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destânımızda yalnız onların mâceraları vardır” diye başlayarak seslenip sürdürerek kurtuluş günlerimizin heyecanını bizlere yaşatmaktaydı.

ADD Foça Şubesi Gençlik Kolu üyesi Aleyna Aslan’ın okuduğu; Süleyman Apaydın’ın “Yıkın Heykellerimi” adlı şiirini ilgi ile dinledik.

Sıra; Foça Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterisine gelmişti. İzleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı ve alkışlandı.

Toplantı; Karşıyaka Belediyesi Bandosunun marşlar ve oyun havaları gösterisiyle sona erecekti.

Bu etkinliğin çok ilginç bir bölümünden söz etmezsem çalışmalara haksızlık yapmış olurum.  Etkinliğin bölüm aralarında o günlerin giysileriyle ve o günlerin formatıyla bir gazete satıcısı alanda “Yazıyor, yazıyor Mustafa Kemal’in Foça’ya gelişini yazıyor” diyerek geçmişin havasını yansıtmaya çalışıyordu. Doğrusu bu ya; Arel Dürser adlı bu genç görevini tam olarak yapıyor, sevimli davranışlarıyla ortama mutluluk aşılıyordu.

Ama, anlaşılan etkinlik bitmeyecekti. Nitekim; Tüm konuklar ve etkinlik üyeleri “Poyraz Kaptan” teknesine doluştuk. Marşlar, şarkılar ve türküler söyleyerek   tam tekmil bir körfez gezintisi yaptık. Körfezin esintisi güneşin yakıntısı ile birleşip bizlere mutluluk ortamı yaşatmaktaydı.

Foça’ya gelip de balıksız dönmek olur muydu? Tekneden indik doğru balık-ekmek yemeğe koyulduk.

Her şey güzeldi, güzel olmayan tek şey Foça’dan ayrılmaktı.

Esenlikle kalınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar C. Şefik Koldaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml