İran gezisi notlarına devam-2

İran gezisi notlarına devam-2

Evliya Çelebi değilim ama eh ben de imkanlarım ölçüsünde geziyorum. Part time gezgin diyelim buna. Gezme neden yapılır? Sırf gezmiş olmak için gezilmez. Bir kültürün peşinden gidilebilir, bir tarih araştırmasının, bir felsefi iç yolculuğunun peşinden gidilebilir. Ben ise amatör dağcılığın peşinden giderken gazetecilik ve hukukçuluğu birleştiriyor ve yazıyorum. Dünyayı tanıyor ve aktarıyorum. Dünyayı tanıdıkça aslında bütün insanların ortak duygularını öğreniyorum ve arada sınırlar kalkıyor, eşit, özgür, mutlu, sınırsız ve sömürüsüz, savaşsız bir dünyanın mümkün olduğunu görüyorum.
Geçen haftaki yazımda İran’ın İsrail’e savaş ilanından bahsetmiştim. Görüldüğü ve televizyonlardan canlı izlendiği üzere İran gereğini yaptı ve İsrail’e insansız silahlı hava araçları ile Şam Büyükelçiliğinin bombalanmasına misilleme ile karşılık verdi.
Bütün bunlar olmadan ben bir turla İran’ın Güney Azerbaycan ve İran Kürdistanı coğrafyalarında gezideydim. Geziye aslında Dağlar Kızı merhum İsmet İnan rehberlik edecekti.
İsmet İnan arkadaşla geçen yıl Doğubeyazıt’ta Ağrı zirve tırmanışından sonra tanışmış, sohbet etmiştim. Genç bir kız arkadaşa rehberlik eğitimi veriyordu. Çok yönlü bir arkadaştı, adeta dağlarla evliydi. İnstagramdaki son paylaşımları dağlara ve ülkesine nasıl sevdalı olduğunu ortaya koyuyordu. 10 Mart’ta Aladağlar Körtekli bölgesinde meydana gelen çığda hayatını kaybeden Amasyalı İsmet İnan arkadaşın anısı önünde saygıyla eğiliyorum ve hatırasına son paylaşımlarını aktarıyorum.

İran gezisi notlarına devam-2


“Yalnız gittiğim gün tüm otel ve çiftlik personelinin dağa çıkışımı ve kayışımı dürbünle izlemesi, gelince baya hoş karşılanmama neden oldu. Ve ‘Alpler’in Son Üç Problemi’ kitabında bahsedilen Eiger Kuzey Duvarının ilk tırmanışını dürbünle izlenmesini anımsattı bana.
Ülkemizde tur kayağı için hala gidilmemiş, az gidilen ve potansiyeli kullanılmayan dağlarımız var. Bunları keşfetmek, gördüklerimi sizinle paylaşmak sık tur yaptığım dağların yanında bana ayrı bir heyecan ve keyif veriyor.”
Dağ kayağı turunda bir Alman turist grubuna rehberlik yapıp kayak yaparken çığ altında kalarak hayatını kaybeden Dağlar Kızı İsmet İnan bence dağcılık şehididir. Dağcılık Federasyonuna çağrım İsmet İnan adı yaşasın diye özel dağcılık etkinlikleri düzenlemeleridir. Umarım bu çağrım yankısını bulur.

İran gezisi notlarına devam-2


* * *
Doğubeyazıt’tan minübüsle Gürbulak sınır kapısına geldiğimizde inşaat nedeniyle çamurlu bir girişle karşılaşsak da gümrük sınır kapısının modern bir hale geleceği umuduyla tırların arasından yayan geçişle karşıya, sınır ötesine vardık ve işte İran para birimi Tümen almak isteyenlere ayaküstü hizmet veren sevimli ve dürüst insanların arasındayız. Bizim para birimimiz İran para birimine göre daha değerli ve bizim tur dönüşü gördük ki on gün içinde bizim para biraz daha değerlenmiş. Şaşırmadık dersem yalan olur ama İran para biriminin değer kaybı düşündürücü, Yuro ve Doların da kullanımda olduğu İran bize göre aynı zamanda ucuz alışveriş yapılabilen bir ülke.
Arabalar benzinli ve gazlı. Benzinin litresi biim parayla 3 liraya geliyor. Bizde 43 lira olduğuna göre gerisini siz hesaplayın. Şoförlü araç kiralayarak Tebriz’e doğru yola çıkıyoruz. Şoförümüz Azeri bir arkadaş ve maşallah çok konuşkan. Bizim televizyon kanallarını izliyor, bütün dizileri biliyor, ancak ahlaki yönden eleştiriyor dizileri, bizim iç politikamızı biliyor ve yorum getiriyor. Ama bir kusuru var, çok hızlı araç kullanıyor, öndeki araca takip mesafesi bırakmıyor, kasislerde durmuyor ve kafalarımızın araç tavanına birkaç kez vurmasına aldırış etmeden bozuk yollarda hızla yol alıyor ve sık sık bizim yüreğimiz ağzımızda merak etmememizi söylüyor!

İran gezisi notlarına devam-2


Tabriz yazılıyor Tebriz okunuyor. Hemen herkes Türkçe konuşuyor. Pazarda sohbet ettiklerimiz bazen Azeri bazen Türk olduklarını söylüyor ama “Biz biriz” diye vurgulamaktan geri kalmıyorlar. Geçen haftaki yazımda belirttiğim gibi İran Ostan adı verilen kendine özgü bir eyalet sistemi ile yönetiliyor. Buna çok şaşırdım.
Yol boyu geçtiğimiz kentlerde meydanlarda o yöreye özgü meyve vs. mutlaka bir ürünün heykeli vardı. Bir de heykellerin çoğu kültürel anlamda İran edebiyatına ve sanatına katkıda bulunan insanların heykelleri vardı. Kitap okuyan insan heykelleri, şairlerin, Şehriyarın heykelleri beni yine şaşırttı. Avrupa gezimdeki şaşkınlık şokunun bir benzerini İran’da yaşadım. O kadar yanlış önyargılarımız varmış ki meğerse.
İran’ın İsrail’i yüzlerce Siha ile vurması sonrası Tebriz’den canlı yayın yapıp İranlıların görüşlerini aktaran televizyon kanallarına savaş istemediklerini, barıştan yana olduklarını söyleyenlerin çoğunluğu ekran başındaki herkesi şaşırttı.

İran gezisi notlarına devam-2


Başörtüsü sorunu fiilen aşılmış gözüküyor. Evet, kadınlar başlarına bir örtü alıyorlar ama saç görünüyor, sıkmabaş bağlamıyorlar, özel bir bağlama şekli yok, eşarp, başörtüsü vs. herhangi bir şal vs. olabiliyor, şimdilik bir baskı da yok.
Tebriz gölünde genç kızlar Nevruz kutluyorlardı, bereketi simgeleyen ürünler sergilemişlerdi. Aynı tarihlerde bütün dünyada baharı müjdeleyen şenlikler, bayramlar yapılıyordu. Ve gördüğüm kadarıyla simgesel ve görsel her şey birbirine benziyordu. İspanya’da baharın gelişi Fallas festivali ile kutlanıyordu. Türkiye’nin dört bir yerinde devlet ve özel kuruluşlar ve halk baharı, Nevrozu kutladı.
Ve esas yolculuğumuz Birleşmiş Milletler Unesco tarafından Dünya Kültürel Miras listesine alınan Hawreman köyündeki Nevroz kutlamasıydı. Senandec kentinden Hawreman yolculuğumuzu merak edenler sonraki yazımı bekleyecekler maalesef. (Uludağ’dan daha yüksek olan 2500 metre yüksekteki dağda karda kalışımız ve dozerlerin yolu açarak bizi kurtarışı, dağ köylerinde her eve ve mezraya doğalgaz verilmesi, müzik ve müzik aletlerinin çeşitliliği…-devamı var)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birol Keskin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml