Özel ile Tugay karşı karşıya mı?

Özel ile Tugay karşı karşıya mı?

CHP lideri Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’nin Genel Sekreterlik makamına getirilecek kişi konusunda karşı karşıya mı geldiler?

Aralarında ilk kez bir “gerilim” mi söz konusu oldu?

Bana göre durum, tam olarak böyle yazılıp çizildiği gibi değil.

Bu süreçte olanlar “Özel İzmir’e Aykut Erdoğdu’yu istedi; İzmir’e gelen Erdoğdu ile görüşen Tugay, Özel’e olumsuz görüş bildirerek bir süreliğine Barış Karcı ile devam etme kararını bildirdi. Bu karar, Özel’in kişisel ısrarıyla aday yapılan Tugay ile Özel Genel Başkanlığındaki yeni yönetim arasında gerilim yarattı” diye özetleniverecek kadar basit anlatılamaz elbette.

“Yenilenen” CHP Yerel Seçimlerde öyle bir fırtına estirdi ki; ortalık toz duman oldu: göz gözü görmüyor...

Yeni aktörlerin resimlerinin çerçevesi gıcır gıcır olsa da, camları toza bulandığı için, şöyle bir tozlarını silerek profillerine bir bakalım:

Genel Başkan Özgür Özel, “dediğim dedik, çaldığım düdük!” diye ısrar eden “otoriter” bir lider olmadığını kanıtladı gibi... Evet Cemil Tugay’ın adaylığı konusunda bütün gövdesini ortaya koydu ama mesela Halil Arda konusunda ısrarcı olmadı. Sağ cenah medyası, televizyonuyla, gazetesiyle neredeyse günün her saati aralarını bozmaya çalışsa da, kendisi, İmamoğlu ve Yavaş hususunda da herhangi ısrarlı bir tavırdan çok uzakta net bir duruş sergiliyor; ona göre (gelecekte) Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı, Mansur Yavaş Başbakan, Özgür Özel “Atatürk’ün Partisi”nin yeni lideri.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlik makamı konusunda neden ısrarcı olsun ki?

Kendim yanıt vereyim bu soruya; şundan: Manisalı Barış Karcı’yı Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne Genel Sekreter yapmak istediğinden, yerine bir an önce adam bulmak için.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, (bunu daha önce de hem Yenigün’deki yazılarımda, hem de TV’lerdeki canlı yayınlarımda defalarca vurguladım) uzun meslek hayatımda tanıdığım en efendi Başkanlardan biri. Ama bizim ülkemizde “efendi” kavramına karşı nasıl hareket ediliyor onu da göz önünde tutmak lazım; yöneticilik hayatım boyunca insanların kendilerine iyi davrananlara değil de, tam tersi kötü davrananlara “saygı”(!) duyduklarına o kadar çok şahit oldum ki... Bayram tatili boyunca neredeyse hiç uyumadan İzmir’de ayak basmadık yer bırakmayan Tugay, aday gösterildiğinde, TV’lerin gece programlarında bu “efendi” yapısını “kötüye kullanarak” kendisine “düşük profilli” diyen “Bizans medyası”nın efendiliği zayıflık gibi göstermeye çalışan “alçak” algı operasyonlarını kırmaya başladı sanki... Ama bu yollarda “heyelanlar” bitmez; şimdilerde de, genellikle “kırık kalpli CHP’liler”in izlediği sosyal medya hesaplarında “Aykut Erdoğdu Genel Sekreter olursa Tugay gölgede kalır” yorumları yapılmakta... Neyse... “Özel istedi, Tugay yapmadı” ise, bunun tercümesi şu ifade olur ve CHP’nin “özgürlükçü” anlayışına da kanıt gibidir: “Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum!”. 

Bunları söyledikten sonra bir-iki çerçevenin fotoğraflarına da bakmak lazım...

Genel Sekreterlik söz konusu olduğunda Barış Karcı gibilerini bulmak çok zor... Hem yerel yönetimler ile ilgili her konunun üstadı olacaksın, hem insan ilişkilerin, iletişimin güçlü olacak,  hem her daim ciddiyet ve sorumluluk gerektiren sorunlarla mücadele edeceksin, hem de sözü dinlenen saygın bir kişi olacaksın, olacaksın da olacaksın... Game of Thrones hayranları bilirler; “Kral’ın Eli” olmak gibi bir şey yani... Öyle her babayiğidin harcı değil Barış Karcı’nın layıkıyla doldurduğu makam. Ama Özgür Özel’i anlayabiliyorum; Özel de, şahsen benim bütün çocukluğumun geçtiği “masalsı” ilçelerle dolu Manisa’ya aşık bir adam; Manisalı Karcı’yı Manisa’ya almak istiyor olabilir, çok doğal.  Barış Karcı, Manisa’nın Denizli sınırındaki o güzel ilçe Sarıgöl’de doğmuş, kişiliğinin temelleri, sevilen bir eğitimci ve unutulmaz bir belediye başkanı olan babası Ömer Karcı ile şekillenmiş bir adam... Manisa’ya gitmesi doğal olabilir ama yerine yine “ithal” biri aranıyorsa abesle iştigal!

Bu dönemin kilit adamlarından biri Mustafa Özuslu... İzmir’de siyaseti onun kadar doğru okuyana biraz zor rastlanır... “Her dönem doğru ata oynayan bir siyasetçi” olarak tarif edilen Özuslu nereden bakılırsa bakılsın içinde bulunduğu ekibi güçlendiren bir profil sergiliyor. Her ne kadar bir dönem “hepsi bir arada” olsalar da şöyle bir tarif pek yanlış olmaz; bir zamanlar Tunç Soyer için Rifat Nalbantoğlu ne ise, şimdi Cemil Tugay için Özuslu o! Ama yanlış anlaşılmasın, Rifat Nalbantoğlu’nun ne kadar başarılı olup olmadığı ortada duruyor işte, Soyer onu (yıllar sonra nihayet!) milletvekili yaptırdı ama o Soyer için hiçbir şey yapamadı; Özuslu ise (her zaman olduğu gibi) kazanan (ve kazandıran) tarafta!

Genel Sekreterlik konusunda Mustafa Özuslu da “yorum bildiriyor” olabilir yani.

***

Daha anlatacak çok şey var...

Hepsinin zamanı gelecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doğan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml