Sporun katkıları...

Sporun katkıları...

Bilindiği üzere günümüzde spor un tartışılmaz bir yeri vardır. Spor, çeşitli kültürlerin temelini teşkil eden bir evrensel değer olduğu kadar; ırkçılığa karşı gelmede, barışın sağlanmasında, ekonomik iş birliğinin kurulmasında, başarısızlıkların giderilmesinde, güven ve uzlaşma ortamının oluşturulmasında en temel yapı taşlarından biridir. Hatırlanacağı üzere ülkeler arasında süren soğuk savaş döneminde Amerikan Birleşik Devletleri ile Çin devleti masa tenisi takımları arasında oynanan Tenis müsabakası sayesinde Amerika ve Çin arasındaki soğuk rüzgârlar dağılmış, yerini dostane ilişkilere bırakmıştı. Zaman içinde bu tür ilişkiler artarak çoğalmış, sporun değeri giderek artmıştır. O kadar ki günümüzde spor organizasyonları, olimpiyatları yapabilmek için yıllar süren lobi çalışmaları yapılmaktadır. Ülkeler bunun için birbirleriyle kıyasıya yarışmaktadır. Olimpiyatların ve benzer spor organizasyonlarının ülkelere sağladığı değer ve katkı sınırsızdır. Bu nedenledir ki spor organizasyonlarının yapıldığı ülke, organizasyon öncesinde, sırasında ve sonrasında dünya genelinde her alanda anılmakta, tanınmakta, dikkat çekmekte ve de ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Daha düne kadar, iletişimin bu günkü gibi güçlü olmadığı dönemlerde ülkemize "TURKEY" denildiği zaman ne yazık birçok ülke insanı, Türkiye'mizin bir ülke olduğunu bilmiyordu bile. 29 Haziran 2002’de 48 yıllık aradan sonra Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde eden A Milli Futbol Takımımızın Güney Kore’nin Başkenti Seul'de Teknik Direktör Şenol Güneş ile kazandığı Dünya 3.lüğü, Galatasaray Futbol Takımının kazandığı Avrupa Şampiyonluğu, Ampute Milli Futbol Takımımızın Avrupa ve Dünya Şampiyonlukları, Kadın Voleybol A Milli Takımımızın kazandığı Dünya Şampiyonluğu ve diğer branşlarda başarılı spor organizasyonları sonrasında görsel ve yazılı basında birçok ülke insanları (TURKEY'in)Türkiye'nin bir ÜLKE olduğunu öğrendi. Bu durum ülkemizin tanıtımında, tanınmasında çok etkili oldu. Kültür ve turizm alanında ülkemize gelenlerin sayısının her geçen gün artarak devam etmesine katkı sağladı. Böylece spor sayesinde birçok ülke vatandaşının ülkemiz insanları hakkındaki düşünceleri değişti.

Çok küçük bir örnek verilecek olursa; 1985 yılında İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüm sırasında Almanya'nın Mannheim kentinde düzenlenen "Uluslararası Gençler Futbol Turnuvası'na" İstanbul'u temsilen katılan Genç Karması Takımının futbolcularının çoğu tesadüfen sarışın ve kumral idi. İsveç Genç Takımı ile karşılaşan İstanbul Genç Karması müsabakası sırasında, karşılaşmayı yanımızda eşiyle birlikte izleyen 61 yaşındaki bir Alman vatandaşı, tercümanımıza sahadaki takımların hangi ülkelere ait olduğunu sordu. Tercüman, İsveç ve Türk Takımları deyince Alman seyirci şaşırarak "hayır" olamaz, iki takım da sarışın, benim bildiğim Türk gençleri esmer, siyah saçlı ve değişik kıyafetli olurlar diyerek hayretini belirtti. Tercüman, Kafile Başkanı olarak beni gösterince de akabinde bana dönerek ve de kıyafetime bakarak, bu güne kadar Türkler hakkındaki görüşünün, düşüncelerinin yanlış olduğunu açıkladı, özür diledi ve bu müsabaka sayesinde gerçeği öğrendiği için mutlu olduğunu söyleyerek teşekkür etti. Avrupa’da gençlerimizle katıldığımız spor turnuvalarında, gençlerimizin spor bilgileri artmakta, spora bakış açıları değişmekte ve ilgileri artmaktadır.

Benzer spor turnuvaları İzmir’de yapıldığında da yurt dışından gelen sporcuların ülkemiz hakkında olan bilgi ve düşünceleri artarak olumlu yönde gelişmekteydi. O kadar ki kafile yöneticileri ve aileleri bizleri gördükten sonra her fırsatta memnuniyetlerini ve ülkemiz hakkındaki fikirlerinin değiştiğini dile getirerek teşekkür ediyorlardı. Bu da sporun bu alandaki katkısının açık bir göstergesidir.

Hatırlanacağı üzere 1990’lı yıllarda rahmetli Naim Süleymanoğlu'nun Halter'de Dünya Şampiyonu olması sayesinde gözler ülkemize çevrilmiş, bütün dünya görsel ve yazılı basını Ülkemizden, Türkiye'den bahsediyordu. Bu durum, günümüzde sporun gücünün, katkısının ve dünya üzerindeki etkisinin açık ve net bir göstergesidir. Ayrıca olimpiyatlarda ve uluslararası müsabakalarda sporcularımızın başarılı sonuçlardan sonra şeref kürsüsüne çıktıklarında İstiklal Marşımızın okunması, Bayrağımızın göndere çekilmesi ülkemiz adına onur vesilesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, ülkemiz adına yaptığı tanıtım, reklam, görevini "SPOR" çok daha fazla ve etkili yapmaktadır.

Bu anlatılanlara bağlı olarak yine 1985-1986’lı yıllarda İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevim sırasında ziyaretime gelen Danimarka'nın Vejlebold Futbol Takımı yöneticilerine yaptığım öneri ile takımlarının Şubat ayında Antalya' ya gelmeleri, devre arasında kamp yapmaları sağlanmıştır. Bu durum diğer Avrupa takımlarını da etkilemiş ve bu gün Antalya'nın, devre arası kamp yapılan en önemli şehirler arasına girmesini ve turizmin merkezi haline gelmesini sağlamıştır. Böylece Antalya her yıl devre arasında hem yerli hem yabancı sporcuların, takımların vazgeçilmez kamp yeri olmuştur.

Diğer bir açıdan bakıldığında, sporun ülke ekonomisi için de çok önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Süper Ligin önceki adı birinci lig iken Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımları karşılaşmalar için İzmir'e geldiklerinde geçen iki veya üç günlük ikametlerinde İzmir'de büyük bir hareketlilik, canlılık yaşanıyordu. Hatta bu takımların cezalı oldukları karşılaşmalarının İzmir'e verilmesi, 70 bin kişilik Atatürk Stadyumunda oynanması için Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde devamlı girişimlerde bulunuluyordu. Bu vesile ile zamanın TFF - Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Şenez Erzik Beye isteklerimizi kırmayıp karşılaşmaları İzmir’e verdiği için teşekkür ediyorum. Bu sayede İzmirli futbolseverler üç büyük futbol takımını daha fazla görme imkânına kavuşuyorlardı.

16 Mayıs1981 tarihinde İzmir Atatürk Stadyumunda ikinci ligde oynanan ve 80 bin seyircinin izlediği ezeli rakipler Karşıyaka-Göztepe futbol derbi müsabakası çok ses getirmiştir. Bu karşılaşma ile ilgili olarak 1981 yılında İngiliz Guardian gazetesi birinci liglerde oynanmayan, ancak buna rağmen çok popüler olan maçları değerlendirerek, dünyada üst düzey olmadığı halde en kalabalık seyirci grubunu hangi karşılaşmanın çektiğini araştırmıştır. İngiliz Guardian gazetesi, en yakın tarihli rekorun İzmir derbisinde yaşandığı sonucuna vardı ve 16 Mayıs 1981 tarihinde İzmirli iki ezeli rakip Karşıyaka ve Göztepe arasında oynanan futbol karşılaşmasını tam 80 bin kişinin izlediğini ve bu rekorun Guinness Rekorlar kitabı tarafından da tescil edildiğini, kaydedildiğini yazdı. (O zamanlar 80 bin kişinin izlediği derbi karşılaşmasında kötü tezahürat ve kavga olmamış, 0-0 berabere bitmişti.)

İngiliz Guardian gazetesinin, en yakın tarihli rekorun İzmir derbisinde yaşandığı sonucuna vardığı haberde, görünen odur ki; kalabalık seyircilerin yer aldığı, her kesimin ilgisini, dikkatini çeken ve cezbeden spor müsabakaları, organizasyonları ses getirmekte ve 2. ligde oynanmasına rağmen, seyirci rekorunun kırıldığı karşılaşma olarak dünya basınında yer almaktadır. Sporun gücü, sporun güzelliği, sporun katkısı bu olsa gerek. Aynı şekilde ferdi spor branşlarında kazanılan başarılarda da aynı duygular yaşanmaktadır. Ancak dünya basınından farklı olarak ne yazık ki ülkemizdeki basın mensupları haberlerde ağırlıklı olarak futbola yer vermekte, ferdi sporlara gereken ilgi ve desteği göstermemektedirler. Bu durum ülkemiz adına bir kayıptır.

İşte bu ve benzer spor haberleri dünya basınında yer aldıkça yabancıların ülkemize olan ilgisi artmakta, seyahatlerinde ülkemize daha çok yer vererek Turizm alanında da katkıda bulunmaktadırlar. Spor sayesinde Gençlik ve Spor Bakanlığının, spor faaliyetleri ile aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı yanında; Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Çalışma, Sosyal Hizmetler Aile Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile ilgili görevlerine, faaliyetlerine önemli bir katkı sağlanmaktadır. Bu durum ile sporun birçok alanda olduğu gibi, burada  da çok etkin bir katkısının bulunduğunu görmekteyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bahri Vreskala - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml