İliç ekokırım suçunun takibi

İliç ekokırım suçunun takibi

“Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi”. Erzincan-İliç’te Anagold Madencilik San. Tic. A.Ş.’nin işlettiği Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen ekolojik katliamın gelişi önceden belliydi. Dünyada ve ülkemizde İliç’te yığın liç sahasının göçebileceğini gösteren onlarca çarşamba yaşanmıştı.

Ülkemizde yaşanan çarşambalardan ilkini Türkiye’nin ilk altın madeni işletmesi Bergama-Ovacık Altın Madeni süreci olarak görmek gerekir. Türkiye’ye altın madenciliği Bergama-Ovacık Altın Madeni işletmesiyle girdi. Topraklarının altında altın olduğunu öğrenen Bergamalılar önce, “memleketimizin taşı toprağı altınmış, zengin olacağız,” diye sevindiler. Daha sonra siyanürün ne kadar zehirli bir kimyasal olduğunu, yapılacak kazı ve ayrıştırma sonucunda “altın”la birlikte var olan ağır metallerin aktive olarak toprağı, suyu, havayı kirleteceğini, bu ağır metallerin kansere yol açtığını öğrendiler. 

Bunun üzerine altın madenine karşı, Türkiye’de ekoloji hareketinin en önemli aşamalarından olan, dünyada yansımaları gerçekleşen destansı bir hak arama mücadelesine imza attılar. Ancak, görünen ve derindeki devletin, siyasi iktidarların gayri hukuki ve gayri ahlaki operasyonları sonucunda mücadelenin gücü kırıldı ve Ovacık Altın Madeni çalışmaya devam etti. Bergama’dan sonra altın madenciliği Kozak Yaylası'nın Kazdağları'nın, İzmir'in su havzası olan Efemçukuru'nun, Uşak Kışladağ'ın, Eskişehir-Sivrihisar’ın, Artvin'in, Erzincan-İliç'in, Gümüşhane-Mastra'nın, Ordu-Fatsa’nın ve daha birçok yerin  en önemli ekoloji gündemi olmaya devam etti.

Bergama Ovacık Altın Madeni sürecinde pek çok olay yaşandı. İki olayı anımsatmak istiyorum. Mart 2004’de alınan su örneklerinde, Ovacık Köyü içme suyu kaynağında normalin 25 katı, Sağancı içme suyu kaynağında 23 kat, artezyen sularında ise 9-13 kat arasında fazla arsenik olduğu tespit edildi. (1) Kasım 2014’de Atık Havuzuna giden boru patladı, atıklar dereye aktı. (2) Bergama’da altın ve gümüşün ayrıştırılması işlemi kapalı tank liç yöntemiyle yapıldığı halde bu olaylar ve belki de bizim bilmediğimiz daha başka olaylar yaşandı. Bergama’da altın madenciliğine devlet eliyle yol verilmesi üzerine ilk açılan maden işletmelerinden birisi Uşak-Kışladağ Altın Madeni’ydi. Madenin Mayıs 2006'da deneme üretimine başlanmasından bir ay sonra Haziran ayı sonunda Eşme ve köylerinde 1500 civarında kişi siyanür zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvurdu. (3) Yaşanan felaketin ardından yetkililer, zehirlenmelerin kanalizasyon şebekesinden kaynaklandığını açıkladı ve olayın üstü örtülmeye çalışıldı. Bu olaydan sonra da değişik tarihlerde, yöredeki köylerde yaşayan insanlarda kitlesel rahatsızlanmalar oldu, madene yakın köylerde çok sayıda şüpheli havyan ölümleri gerçekleşti. Çöpler Altın Madeni gibi yığın liçi yöntemiyle çalışan Kışladağ Altın Madeni faaliyetini sürdürüyor (4). 

Dünyadaki ve Türkiye’deki altın madenciliğinde yaşanan olaylar saymakla bitmez. 2009 yılında faaliyete açılan İliç Çöpler Madeni’nde daha önce yaşananlar dahi 13 Şubat felaketinin habercisi değil mi? Sülfürik asit yüklü tanker devrildi, kimyasal madde İliç sokaklarına aktı (2018, 2019).  27.03.2022 tarihinde yığın liç sahasında kayma yaşandığı bir sonraki olayla ortaya çıktı. O bir sonraki olay şuydu: 21 Haziran 2022’de yığın liç sahasına siyanür taşıyan boru kırıldı,  yaklaşık üç saat boyunca toprağa akan en az 20 m3 siyanürlü sıvı çevreye yayıldı. Gündeme düşen bu olay üzerine Anagold Madencilik Şirketi’ne  en yüksek para cezası kesildi, maden geçici süre kapatıldı. Sorun çözülmüş gibi 2,5 ay sonra maden yeniden açıldı. Siyanürle çevreyi kirletme suçu, ön ödeme para cezası ile kapatıldı. 13 Şubat 2024’de geliyorum diyen felaket yaşandı: Siyanürle ayrıştırmanın yapıldığı yığın liç sahası göçtü. 9 maden emekçisini, araçları, kaldıkları konteynerleri altına alarak maden sahasına ve yakındaki Sabırlı Deresi’ne aktı. Yaşanan büyük bir ekolojik yıkım. Denetimsizlik ve sorumsuzluklar sonucunda Anagold Şirketi tarafından ekolojik katliam gerçekleştirilmiştir.

Aradan iki aydan fazla zaman geçti. Şimdiye kadar zehirli balçığın altında kalan 9 işçiden ikisinin cenazesine ulaşıldı. Oluşan ekolojik yıkımın boyutu hakkında açıklama yapma gereği dahi duyulmuyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lütfedip çevre izin lisanslarını ve izinlerini geri aldı. Ama nedense Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü maden işletme ruhsatlarını geri almadı. Ne yapmaya çalışılıyor? Madenin yeniden çalışması için hazırlık mı yapılıyor? Anagold Şirketi’nin, onları denetlemekle görevli devlet organları ve idare ajanlarının elbirliği ile işledikleri ekokırım suçu, gerektiği gibi soruşturulmuyor. Gereken soruşturma önlemleri alınmıyor. Savcılığın yürüttüğü soruşturmada Anagold Şirketi asli kusurlu olduğu tespit edildiği halde şirket hakkında hiçbir güvenlik tedbiri alınmış değil.

Aslında soruşturma sonucunda açılan davada, yasalarımızla olayı karşılayacak yaptırım içeren suç tanımı düzenlemesi yok. Açılacak davada dayanılacak taksirle birden çok insanın ölümüne neden olmayı düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 85/2. Maddesi ile çevreyi kasten ya da taksirle kirletmeyi düzenleyen 181 ve 182.maddeleri ile kamu görevlileri açısından görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen 257. maddesinde öngörülen cezalar işlenen suçun karşılığı olamaz.

Benzer olayların yaşanmasının önlenmesi, başka ekolojik yıkımlar olmaması için mutlaka ve mutlaka ekokırım suçu yasalaşmalıdır. İliç ekolojik katliamı yaşanmadan önce İklim Adaleti Koalisyonu- Ekokırım Çalışma Grubu’nun girişimiyle TBMM’ye sunulan Yurttaşın Ekokırım Yasa Teklifi bir an önce yasalaşmalıdır. 28 Kasım 2023 tarihinde 28820 yurttaşın imzası ile Meclise sunulan teklif tozlu raflardan indirilmeli, TBMM’de olan siyasi parti milletvekilleri ile teklif sahibi yurttaşların temsilcilerinden oluşan bir karma komisyon kurulmalı ve sonuç alınana kadar işin üzerinde çalışılmalıdır.

İliç katliamının unutturulmaması, hesabının sorulması için de Erzincan Barosu’nun daveti ile Türkiye Barolar Birliği ve ilgilenecek diğer Barolar, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipler Birliği ve Ekoloji Örgütleri tarafından “İliç Ekokırımı Suçunun Takibi Komitesi” kurulmalıdır. Bu yapılmazsa, TBMM’de oluşturulan Araştırma Komisyonu’ndan da yürütülen idari ve adli süreçlerden de hiçbir şey çıkmayacağı yaşadığımız tecrübelerle sabittir.


23,5 NİSAN

Dün 23 Nisan'dı bugün 24 Nisan, 23 Nisan kutlandı, 24 Nisanlar da kavgasız, gürültüsüz anılabilse ne iyi olur.

109 yıl önce bugün, şafak vaktinde İstanbul'daki Ermeni aydınlar, yazarlar, sanatçılar, öğretmenler, avukatlar, doktorlar, mebuslar teker teker evlerinden alındılar ve bir daha geri dönemediler. 24 Nisan 1915, bütün Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde gerçekleştirilen Ermeni soykırımının başlangıcı oldu. Durun hemen itiraz etmeyin, yaşanan olaylar hukuki niteleme olarak soykırım tanımına uysa da siz isterseniz başka şey deyin. Bu günü siyasi hesaplaşma yerine, yaşananlarla yüzleşme, acıları paylaşma günü yapabilsek ne iyi olur. 24 Nisan'ı 23 Nisan ile birleştiren sevgili Hrant Dink'in sözünü yerine getirebilsek: "... Sadece 23 Nisan da olmasın, 24 Nisan'ı da katın içine. Hadi siz beceremiyorsunuz, bırakın bari dünyayı çocuklara, onlar bu işi halleder, yeter ki engel olmayın..." (5)


1 - https://www.evrensel.net/ haber/151726/icme-suyuna-arsenik-karisti

2 - https://www.evrensel.net/haber/98178/tonlarca-siyanurlu-atik-dereye-mi-karisti

3 - https://www.jmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=896

4 - https://www.youtube.com/watch?v=6SPHHPYtQV0

5 - https://hrantdink.org/tr/hrant-dink/hrant-dink-yazilari/755-23-5-nisan

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Arif Ali Cangı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml