23 Nisan Ulusal Egemenlikten 1 Mayıs Emek Bayramına giden yol!

23 Nisan Ulusal Egemenlikten 1 Mayıs Emek Bayramına giden yol!

Bir asrı devirdik. Yüzyılı geçtik. Hani olur mu olmaz mı derken baktık ki olmuş, oluvermiş ve biz milli egemenlikte 104’üncü yılımızı kutlar olmuşuz. Ne mutlu bize 23 Nisan 1920’de milli egemenlik ilkesi ile kurduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisi her türlü engellemelere, darbelere, darbe girişimlerine karşı hala ayakta ve 104 yaşında. Yaşasın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!

Hemen her yıl içeriği derinleştirerek, araştırarak 23 Nisan’ın anlamını daha iyi kavramaya çalışıyorum. Tarihler arasında bağlantı kuruyor ve özde birleştiriyorum. 23 Nisan’dan bir hafta sonra da 1 Mayıs var, işçilerin emekçilerin bayramı!

23 Nisan Ulusal Egemenlik demekse, biz ulusal egemenliğimizi nasıl kazandık, bir bakalım önce. Ulusal egemenlik ulusal kurtuluş savaşı ile kazanıldı. Kurtuluş savaşında cephelerde ve cephe gerisinde bağımsızlık için savaşanlar kimlerdi? Savaşa önderlik eden kurmay asker sınıfına bakarak tahlil yapan yorumcuların aksine ben bu kez yüzbinlere gözlerimi çevireceğim. Cephede siperden çıkıp akın eden yüzbinler bu ülkenin köylüleri ve ameleleri idi, emekçileri idi. İşte bu emekçilere, bağımsızlık savaşında can veren emekçilere, kendi sınıfsal bayramları, emek ve dayanışma bayramı çok görülmemeliydi. Bağımsızlık savaşı ile emek savaşını birleştiren görüşler Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanır. Nazım Hikmet bir televizyon konuşmasında 1 Mayıs’ı kutlarken şöyle der:

“Türkiye işçileri, kardeşlerim! 1 Mayıs bayramınız kutlu olsun. Bu bayram en büyük bayramlarımızdan biri. Bu bayramı siz Türkiye’de bugün çok ağır şartlar içinde kutluyorsunuz. Biliyorum ve siz de benden iyi biliyorsunuz tabii, hayat pahalılığı, grev hakkınızın olmaması, sendika haklarınızın gayet dar bir halde bulunması, bütün bunlar Türkiye’de işçi sınıfının yaptığı savaşı, daha iyi günler görmek için yaptığı mücadeleyi zorlaştırıyor. Lakin savaşa devam etmek lazım. Ben şuna kaniyim ki; Türkiye işçi sınıfı yalnız kendi sınıf menfaatleri için değil fakat Türkiye halkının büyük kurtuluşu için, milli bağımsızlığı için de yapılan savaşta ön safta bulunmakta devam edecektir. Bir kere daha kardeşlerim, bir kere daha yoldaşlarım, bayramınız kutlu olsun.”

***

İşçi sınıfını milli bağımsızlık için yapılan savaşta ön safta bulunmaya çağıran Nazım Hikmet’in çocuklar için yazdığı “Dünyayı verelim çocuklara” şiirini 23 Nisan çocuk şiirleri arasına koyabiliriz:

“Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler”

***

23 Nisan 1920’ye giden yolda; 15 Mayıs 1919 tarihindeki İzmir’in işgalini protesto için 30 Mayıs 1919’da Sultanahmet Meydanı'ndaki büyük mitinge ‘binlerce işçinin’ katıldığı o dönemki basında yazıyor. O dönemdeki Demiryolu İşçileri Cemiyeti, Tersane İşçileri Cemiyeti, Tramvay İşçileri Cemiyeti, İstanbul’dan Anadolu’ya Kurtuluş Savaşı için silah kaçırmak vs. eylemlerin yanında işgalcileri yıpratmak ve kendi hakları için grevler yapmışlardır. Bu bilgiler dönemin basını yanısıra 1917 Rus Bolşevik Devrimi etkisi ile Anadolu aydınlanmasına ilgi duyan araştırmacıların notlarında vardır.

23 Nisan’ı çocuklara armağan ederken günümüzde çocuklarımızı korumak için daha çok şey yapmamız gerektiğinin de bilincinde olmalıyız. Bugün 1 milyon ilköğretim yaşında çocuğun okula gitmediği, hatta önemli bir kısmının kaydı dahi olmadığı söyleniyor. Çocuklar hala tarımda ve sanayide çocuk işçi-ucuz işçi olarak kara bir lekemiz gibi kullanılıyor, istismara maruz kalıyorlar ve gelecekten umutsuz yetişiyorlar. Yani çocuklarımızın geleceğini umutlandırarak ancak bu anlamlı bayramı onlarla kutlayabiliriz. Yoksa başlangıçta büyük emellerle yola çıkılan ancak zamanla içini boşalttığımız, içi boşalttırılan bir çok değer gibi çocuklarımız da zamanın silindirinde ezilip gider.

Biz yine de bir günlüğüne de olsa “dünyayı verelim çocuklara” 23 Nisanlarla, ulusal egemenlikle 1 Mayısları, emek bayramını birbirine bağlayalım, elele verelim, kesintisiz kutlayalım bayramları!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birol Keskin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml