Çankaya mı, Bağdat mı?

Çankaya mı, Bağdat mı?

     Aslında bu hafta başka bir konu yazmayı planlıyordum. 

İzmir’in mezarlıklarını. 

Mesela öbür tarafa göçmüş hemen hemen tüm akrabalarımın yattığı Karabağlar’daki Paşa Köprüsü Mezarlığı.

Oranın bakımsızlığı ve pisliğinden bahsedecektim.

Bir de tam karşısındaki Hristiyan mezarlığının temizliği ve bakımlılığını anlatacaktım.

***

Bu düşüncelerle Havra Sokağı'ndan çıktım, karşımda Agora .. 

Antik Çağ'da İzmir’in kent meydanı… Toplanılan yeri… 

1996 yılından bu yana tamamlanamamış şehir için “pırlanta  gerdanlık “misali bir yer.. 

Kaza kaza bir türlü bitmiyor.. 

Bu içler acısı hal karşısında inanın kafam darmadağın oldu. Meydana doğru yürürken “gördüklerimi yazmam lazım” dedim…                                   

POLİS ÇARESİZ 

Çankaya’ya doğru yürüyorum… 

Cadde tam bir karmaşa halinde .. 

Arabalar birbirine girmiş.. 

Korna sesleri, bağrışmalar, kapa gözünü Bağdat’dasın…

Polis nerede diyeceksiniz, Var tabii ama köşeye çekilmiş,

Çaresiz garibim…

Peki bu durum yeni mi ? Tabii ki değil.. 

Yıllar içinde zaman zaman gündeme gelse de ne yazıktır hiçbir polis müdürü bu rezaleti çözemedi. 

Hâlbuki evladının yürümeye başladığı andan itibaren Devlet ile ilk tanıştığı yer Trafiktir. 

Kaldırımda yürürken, sokakta oynarken, bisiklet binerken, babasının arabasına bindiği andan itibaren o ülkede Devletin ne kadar saygın ve güçlü olduğunu anlamaya başlar. Büyüdükçe de, devlet ile ilişkilerinde o saygınlık ilişkisini hep ön planda tutar. 

Şimdi bu durumda büyüyen bir çocuğun, gençlerin gözündeki devleti bir düşünün lütfen..      

En başta da Sn. Vali Bey düşünsün…          

TABELA REZALETİ

Neyse devam edelim..

Seyyar satıcılar kovulmuş ama bu sefer de dükkanlar işgal etmiş..  Onlar tezgâh atmış kaldırımlara…

Kalabalık ya, arada bir ayaklar yeden kesiliyor. Ama sesleri duyuyorum.

“Tişörte gel”... “Gel abi bundan ucuzu Şam'da kayısı!!!!..”

Kalabalıktan ferahlarsan başka bir satıcıya yakalanıyorsun…

“Çereze gel”.. “Hurmanın kralı burda!!!”

Aynen böyle kaldırımlar.. Her şey allaha emanet .. 

Binalar desen bina falan gözükmüyor, tabela olmuş hepsi. Rengârenk, boy boy… 

Belediye diye bir kurum neden var? 

“Kent’in  düzeni ve intizamını denetlemek” görevleri arasında değil mi? 

***

Şehir dediğin, estetikle bütünleşir. 

Bir ağırlığı, bir standardı bir konsepti olur.

Hele de merkez konumunda olan yerlerde daha dikkatli olunması gerekmez mi?   

(Bakalım Estetik Doktoru Cemil Tugay bu duruma bir neşter atacak mı)

Diyeceğim şudur;

Suriye, Irak meraklısı varsa oralara kadar zahmet etmesin. Gelsin burada vakit geçirsin..  

Zira, hurmayı bilemem ama kargaşanın alası burada…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüsnü Birman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml