CHP’liler için dersler

Geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi basın birimi, Soma’daki “katliam”ın yıl dönümü etkinliklerinin fotoğraflarını gönderdi...

Baktım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile CHP lideri Özgür Özel’in yan yana tek bir fotoğrafını bile göremedim.

Bakmak ile görmek farkını taa ilkokul yıllarında öğrendiğimiz için, (çoğunlukla yaptığım gibi) hatayı yine kendimde arayarak, bütün fotoğrafları indirdim; tam 14 (yazı ile ondört!) fotoğraf, tek tek baktım; yok...

Üşenmedim; sosyal medyada Özgür Özel paylaşımlarına da baktım; orada da yok.

Cemil Tugay ile Özgür Özel’in yan yana oldukları tek bir fotoğraf bile yok!

Olacak şey mi bu Allah aşkına?

Ankara, İstanbul, Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Aydın Belediye Başkanları aynen “vize verilirken”, “sadece tek bir değiştirilen”in, Tunç Soyer’in yerine konacak kadar değerli olan bir adam ne yaptı da birkaç hafta içinde böyle “yalnızlığa mahkum edildi!”

“Sütte leke var, onda yok!” dediğiniz adam ne yaptı; açıklayın!

Cevap o çok konuştuğumuz “Aykut Erdoğdu hikayesi” ise, durum vahim; çünkü daha ilk engelde takılan bir yarışmacı asla (ama asla!) finişi göremez.

Temelleri Cumhuriyetin de temellerini atan Atatürk tarafından atılan -kaç yıl, kaç dönem, kaç seçim geçerse geçsin- “yıkılmaz bir kale” gibi ayakta duran CHP’nin liderinin, “Kurtuluş’un ve Kurtuluş’un Kenti İzmir”in Başkanını görmezlikten gelmesi olacak şey mi!

Oluyor işte.

   Son yılların başrol aktörü Ekrem İmamoğlu’nun devasa dünya metropollerinden İstanbul’u sakin sakin yönettiği, CHP lideri Özgür Özel’in grup toplantısında misafir ettikleri çiftçileri fırçaladığı, gazetecilere laf attığı böylesi bir dönemde, bakalım Özgür Özel’in Salihlili hemşehrisi Alaattin Yüksel ile Özel ile özel bir dostluğu olan “gölge Başkan” Aziz Kocaoğlu İzmir’deki bu müşkül durumu aşabilmek için neler yapabilecekler?

İzmir Büyükşehir’de “kadro operasyonları” denen “onu oradan al, bunu oraya koy, bunu yolla, şunu çağır, bunu çıkar şunu sok, bu işçiler fazla, bunlar şey...” işlerinden kafalarını kaldırır kaldırmaz bu konuya eğileceklerdir; eminim.

Ama o operasyonlar biter mi, bitmez mi; ondan emin değilim.

Ben “Yedi Kralla barışık bir adam” olarak tanınan, (alınan, küsen olursa kendileri bilir; bu onların sorunu!), hem Tugay, hem Yüksel, hem de Kocaoğlu ile uzun yıllar boyunca sevgi ve saygıya dayanan iletişimimi hiç kesmeyen biriyim şahsen... Ama siyaset (bin defa yazdım!) gül bahçesi değil; mayın tarlası! Orada atılan her adım hayati nitelikte, adil adımlar attığınızda “gül bahçesinde dolaşır gibi” “ideal ve güzel sonlar”a ulaşıyorsunuz, “kindar” kasılmalarla titreyen ayağınızı yanlış yere basarsanız, kendi sonunuzu hazırlıyorsunuz!

Kesin.

Siyasal tarih, bu dikkat çektiğim konunun sayısız örnekleriyle dolu.

Neyse...

Şimdi siyasal tarihten (konuyla ilgili uzaktan-yakından ilgili görünen) “ders gibi” birkaç söz aktaracağım...

Siyasi toplum asil eylemler için vardır, sadece dostluk için değil. (Aristoteles)

Siyaset, siyasetçilere bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur. (Charles de Gaulle)

Erdemle yöneten ... kutup yıldızı gibidir: O kendi yerinde dururken daha küçük yıldızlar ona biat ederler. (Konfüçyus)

Bir lider güçle değil örnek davranışlarıyla liderlik yapar. (Sun Tzu)

Eğer insanın kendisi görev yapmayacak ve yönetmeyecekse, en büyük ceza daha kötü biri tarafından yönetilmek olacaktır. (Platon) 

Eğer bir kere Dünyanın nimetlerinin bize ait; ancak Dünyanın kendisinin hiç kimseye ait olmadığını unutursan mahvolursun. (Jean-Jacques Rousseau)

Doğru ve yanlışın ölçütü, en çok sayıda kişiye en büyük iyiliği sağlama esasıdır. (Jeremy Bentham)

Nihai otorite ... yalnızca halkta aittir. (James Madison)

“Ben” deme, “biz” de. (Giuseppe Mazzini)

Başarısız olanlar elenir. (John Stuart Mill)

Hiç kimse bir diğerinin rızası olmadan onu yönetecek kadar iyi değildir. (Abraham Lincoln)

Toplumların çöküşü ve yok oluşu mülkiyetten kaynaklanan güç yüzündendir. (Pierre-Joseph Proudhon)

Ayrıcalıklı insan, kalben ve fikren yozlaşmış insandır. (Mikhail Bakunin)

Tavizci, bir timsahı en son kendisini yemesini ümit ederek besleyen kişidir. (Winston Churchill)

Bir kitle kendini örgütlemeden ... öne çıkamaz, bağımsız olamaz; ve entelektüellerin olmadığı yerde örgütlenme mümkün olamaz. (Antonio Gramsci)

Siyasetle uğraşanlar, sınırsız ve sonsuz derinlikte bir denizde yol alır. (Michael Oakeshott)

Her insan kendi içinde bir amaçtır, başkalarının amaçlarının bir aracı değildir. (Ayn Rand)

Kıskançlık herkesi daha kötü hale getirir. (John Rawls)

Her haksızlığa karşı öfkeyle titriyorsan, benim yoldaşımsın. (Che Guevara)

Dünyada hiçbir şey, bilinçli cehaletten daha tehlikeli değildir. (Martin Luther King)

***

“Atatürk’ün Partisi”ne ders vermek, başta Meclis’teki vekiller ve Belediyeleri yöneten Başkanlar olmak üzere kimsenin harcı değil.

Bu sözler, insanlığın uzun tarihi boyunca siyaset denen şeyi şekillendirip yapılandıran “ulu adamlar”ın sözleri.

Belki “bazı” CHP’liler “şahsi olarak” ders alır diye.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doğan Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml