Ekmekte fiyat böyle mi belirlenir?


Her ilde birçok nedenden dolayı farklı uygulanan ekmek fiyatının, bundan böyle Ankara’da bir kurul tarafından belirlenecek olması sıkıntılara yol açabilir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ortaya atılan bu fikir, haklı olarak fırıncıların tepkisini çekti

Peki neden?

Her şeyden önce ekmeğin ham maddesi olan unun fiyatı, bölgeden bölgeye, ilden ile değişiklik arz etmekte…

Aynı şekilde sektörde çalışan başta hamurkâr olmak üzere pişirici, kürekçi, yardımcı eleman vesaire ücretleri de, ilden ile değişmekte…

Fırın kiraları, akaryakıt fiyatları, su fiyatları bile her ilde farklı.

Hal böyleyken, ekmeğin fiyatının kaynağında değil de, kalkıp Ankara’da yani merkezde belirlemek de neyin nesi?

Hani bu ülkede merkeziyetçilik bırakılacak, ademi-i merkeziyetçilik uygulanacaktı?

Kaldı ki şu an yürürlükte bulunan 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu gereği, ekmeğin fiyatını merkezden belirlemek zaten mümkün değil…

Zira söz konusu Kanunun “Fiyat tarifelerinin tespit şekli” başlığı altındaki 62. Maddesi bakın hangi hükümleri içermekte:

“Bu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanır ve odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanır veya reddedilir. Onaylanan fiyat tarifesi belediye, mülki amirlik ve ilgili odaya yedi gün içerisinde bildirilir ve bu andan itibaren yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir. Belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tespit edilen bu tarifeleri uygun bulmadıkları takdirde, esnaf teşekkülü ile anlaşmaya varamazlarsa onbeş gün içinde o yerin mülki amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret ve sanayi veya ticaret odasından bir temsilci ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği temsilcisinden teşekkül edecek bir komisyonda görüşülüp karar verilmesini isteyebilirler. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınır. Komisyon, tarifeleri uygun bulmadığı takdirde tarife yürürlükten kalkar. Komisyon kararına karşı, ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on gün içinde ticari davaları görmeye yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilirler. Bu mahkemenin kararı kesindir”

İşte söz konusu hüküm bu…

Ortada böyle bir Kanun maddesi varken, ekmeğin fiyatını Ankara’dan belirleyeceğiz demenin ne anlamı var?

Bir hukuk devletinde, kanunlar yazboz tahtasına çevrilmez, ben yaptım oldu anlayışı olmaz…

Eğer bu ülkede vatandaşın ucuz ve kaliteli ekmek yemesi isteniyorsa, yapılacaklar zaten belli.

Yıllardır sektörün bıkmadan usanmadan dile getirdiği çözüm önerilerini, hayata geçirirsiniz olur biter.

Peki, nedir bu öneriler?

Öncelikle, sektördeki kayıt dışı üretim ve haksız rekabet sorununu çözün

Hipermarketlerin bünyesinde ekmek üretmesini engelleyin.

Belediyelerinin sanki bir ticari kuruluşmuş gibi ekmeği kendilerinin değil, kendi illerinde atıl kapasitede üretim yapan fırınlarda üretmesini sağlayın.

Halkın temel gıdası olan ekmekte, KDV’yi kaldırın.

Ekmek üretiminde kullanılan akaryakıt, elektrik, su ve doğal gazda indirim yapın

Cadde, sokak ve cami önlerinde ve de pazaryerlerinde açıkta ekmek satışını ne yapıp edip engelleyin.

Siz önce bunları bir yapın, ondan sonra kalkıp ekmekte maliyet konusunu gündeme getirin…

Ve ne yapın edin, ekmeği asla ama asla siyasete alet etmeyin…