Fırıncının sesine kulak verin…


 

İzmir’de ekmeğe son zam, 1 Mayıs 2017 tarihinde yapılmıştı…250 Gram ekmek, 1.00 TL den 1.25 TL’ye çıkartılmıştı.

O tarihten bugüne kadar aradan 19 ay 11 gün geçti…

Fırıncılarımız haklı olarak, aradan geçen bu süre içinde ekmeğin girdilerine gelen zamlar nedeniyle, alın terlerinin karşılığını alma adına bağlı oldukları odalar kanalıyla zam talebinde bulundu…

Talep, 250 Gram ekmek 1.50 TL idi… Yani % 25 oranında bir artış talep edildi…

Ancak, halkın temel gıdası olan ekmeği üreten fırıncılarımızın bu zam talepleri, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görülmedi.

Hatta Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli geçen yıl Eylül ayı başında, Ocak ayına kadar ekmeğe zam yok açıklaması yapmıştı…

Ticaret Bakanlığı ise, tüm il ve ilçelerden kendisine gönderilen zam taleplerini, ekmeğin kilogramı 5 TL’yi geçmeyecek diyerek, uygun bulmadığını belirtti… Gelen talepler halen aynı gerekçe ile uygun bulunmamakta…

İyi de be kardeşim; ekmeklik buğday ununa, akaryakıta, ekmek mayasına, elektriğe, doğal gaza ve daha birçok girdiye gelen zamlar karşısında fırıncı ne yapsın?

Peki, asgari ücrete yapılan % 26 zammın ekmeğin maliyetini artıracağını hiç düşünmüyor musunuz?

Siz, ekmeğin tüm girdilerine gelen bunca zamma seyirci kalıp ses çıkartmayın, son ürün olan ekmeği üreten fırıncının zam talebini uygun bulmayın…

Bakın fırıncı ne diyor…

“ Ekmek üretim girdilerimize zam yapılmasın, bizde ekmeğe zam yapmayalım…

Başta un olmak üzere yapılan şu zamları geri çekin biz de aynı fiyattan ekmek üretmeye devam edelim… Biz durduk yere neden zam isteyelim? ”

Evet, fırıncı aynen böyle diyor…

Fırıncı ayın sonunu nasıl getirecek?

Bunları hiç düşünen yok…

Fırıncılarımız; “ Artık fedakârlık yapacak gücümüz kalmadı… Bakanımız bize Ocak ayına kadar ekmeğe zam yok dedi. Ocak ayı geldi geçiyor… Bakanımız neden kalkıp bir açıklama yapmıyor? Neden sesimize kulak verilmiyor? Diye yakınıyor…

Oda başkanlarının gerçekten Allah yardımcısı olsun. Zira üyeleri karşısında zor durumda kalıyor. Çünkü bazı üyeleri, siz neden bizim zam taleplerimizi doğru dürüst savunmuyorsunuz diye onları haksız yere eleştiriyor…

Hâlbuki o üyeler; oda başkanlarının bu talepleri sürekli olarak yukarı ilettiklerini, başta ilgili Bakanlar dâhil olmak üzere, o ilin Valisi ve her kesimden kişi ve kurumlarla görüştüklerini, bu konuda ne kadar çok çalıştıklarını, bu işin çözüm noktasının odalarının ve üst kurumlarının dışında bir iş olduğunu ah bir bilebilse…

Gördüğüm ve takip ettiğim kadarıyla başta İzmir Fırıncılar Esnaf Odası Başkanı Sayın Nejdet Durmuş olmak üzere, birçok ilde Oda ve Birlik Başkanları; ekmek üretim girdilerine gelen zamları ve üyelerinin haklı zam taleplerini her ortamda sıkça paylaşmaya ve bu konuda ellerinden gelen her şeyi fazlasıyla yapmaya çalışmakta…

Ancak başkanlar ne yaparsa yapsın, ilgili Bakanlıklardan fırıncı lehine bu konuda en ufak olumlu bir adım yok…

Bakınız, 1 Mayıs 2017 tarihinden bugüne kadar olan neredeyse 20 aylık bir süre içinde;  una % 35, elektriğe % 14.2, ekmek mayasına % 55.9, motorine % 60.16, içme suyuna % 40.7, işçiliğe ise son asgari ücretteki artış hariç % 23.07 oranında zam gelmiş…

Sadece bu 6 kalem girdiye gelen zamların ortalaması, % 38.17…

Ekmek üretiminde 31 kalem girdideki ortalama artış oranı ise % 40’ı geçmekte…

Peki, fırıncı ne zam istiyor?  Sadece % 25…

Fırıncı haklı olarak, “ Mağduriyetimiz her geçen gün daha da artıyor, artık dayanacak gücümüz kalmadı, devlet lütfen sesimize bir kulak versin… ” diyor.

Ancak halen bir kulak veren yok…