Meyve, emekliye imkansız orta gelirliye de lüks oldu

İklim değişikliğinin etkisiyle artan aşırı sıcaklar, meyve fiyatlarını da vurdu. Etiketleri gören vatandaşın tezgahtan kaçtığını söyleyen esnaf, meyvenin orta gelirliler için lüks olduğunu belirtiyor

Güncel 09.08.2021 - 07:07 09.08.2021 - 07:08

Güven GÜNEŞ / YENİGÜN - Küresel iklim değişikliği nedeniyle Ege Bölgesi’ndeki bir çok üründe rekolte kaybı yaşanıyor. Ürün az olunca bu da çarşıda pazarda meyve ve sebze fiyatlarının zamlı olmasına neden oluyor. Öte yandan üreticiler de vatandaş kadar şikayetçi. Çiftçinin tarlada yok pahasına maliyetini bile kurtarmadan 1 liradan elinden çıkarttığı ürün pazarda ve markette vatandaşa ulaşana kadar 12 liraya kadar çıkıyor. Koronavirüs salgını ile alım gücü düşen vatandaş dertli iken ziraat mühendisleri ve meyve sebze komisyoncuları bu durumun her yıl yaşanan plansız ekime bağlıyor. Her yıl para etmeyen ürün ertesi yıl ekilmiyor ve fiyatlar sonraki yıl cepleri yakıyor. Meyve fiyatlarını gören vatandaşın tezgah başından kaçtığını söyleyen esnaf, meyvenin orta gelirli vatandaş için lüks olduğunu belirtiyor.

TÜM FİYATLAR YÜZDE 50 ARTTI
40 yıldır manav işleten Kemeraltı esnaflarından Kazım Esen, meyve sebze fiyatlarının bu kadar arttığı başka bir dönem hatırlamıyorum. Geçen haftaya göre bütün ürünlerimiz en az yüzde 40 ile 50 arasında arttı. Yazın ortasında olmamıza rağmen fiyatların bu kadar yüksek olması vatandaştan tepki çekiyor. Gelen tepkiler nedeniyle bir çok üründe fiyat etiketlerini kaldırdık, zaten fiyatı gören hemen kaçıyor. Asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşların şu anda meyve yemesi imkansız, orta gelirli vatandaşlar için ise lüks tüketim haline geldi” ifadelerini kullandı.

Yaz ayının gelmesiyle birlikte turistlik tesislerinde talebinin artmasıyla beraber fiyatların iyice tırmandığını belirten Esen; “Bu yaz çok kurak geçti. Tarladan bir çok meyve kurudu bunların üstüne ihracatta eklenince meyve sebzeler iç piyasa için yetersiz kaldı. İzmir’de yetişen üzümün kilogram fiyatının 10 lira olmasının bir açıklaması olamaz. Şeftali 8 TL'den 20 TL'ye, incir 20 TL'den 35 TL'ye, salatalık 3 TL'den 7 TL'ye, domates 3 TL'den 6 TL'ye, limon ise 8 TL'den 12 TL'ye çıktığını belirten Esen, fiyatlar %50'ye kadar artarken artık tezgahımıza bir çok meyve ürününü de koyamıyoruz” diye konuştu.

MEYVEYİ SOĞUK VURDU
Pazar esnafı ve halkın şikayetlerine neden olan fiyat yüksekliğini değerlendiren İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (İZKOMDER) Başkanı Orhan Doğan, “Arz talep dengesine göre fiyatlar değişiyor. Şu anda meyvenin fiyatları biraz yüksek seyrederken sebzenin fiyatı düşük. Meyvedeki fiyat yüksekliğinin sebebi kış soğuklarında meyvelerin çiçekleri döküldü ve rekolte azaldı. Diğer yandan ihracata da ürün gönderiyoruz bu da iç piyasayı etkiliyor. Bu nedenle şu andaki yüksek fiyatlar aslında normal" dedi.

ÜRETİM POLİTİKASI YANLIŞ”
Başkan Doğan “Geçen yıl üretim fazlaydı ve salatalık fiyatları düşüktü. Büyükşehir Belediyesi ve biz de dernek olarak üreticiden ürün aldık ve tüketiciye bedava dağıttık. Geçen sene ürünleri para etmeyince üreticinin bu yıl ekilişi de az oldu. Bu nedenle geçen yıl hal fiyatı 1 TL olan salatalık fiyatları şu anda 4-5 TL civarında seyrediyor. Geçen seneyle kıyaslandığımızda 4-5 kat yükseldiğini görüyoruz. Fiyatlar ise enflasyon ile dengeli gittiğini görüyoruz. Yalnızca salatalık ve şeftali ürünlerinin şişkin olduğunu görüyoruz. Dernek olarak her zaman savunduğumuz ve istediğimiz şeylerden biri sebze meyve de üretim planlaması. Örnek vermek gerekirse bu yıl ki salatalık ve şeftali fiyatlarına bakıldığında yüksek diyoruz ama geçen yıl bu ürünler para etmedi ve üreticisine para kazandırmadı. Böyle olunca her yıl bu dalgalanmaları görmemiz kaçınılmaz oluyor. Planlamayla bunu bir dengeye getirmemiz ve standardı yakalamamız lazım. Planlama olursa bu fiyatların da önüne geçilir” dedi.

 

Her yıl tekrarlanıyor kalıcı adımlar atılmalı’
İzmir TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Tevfik Türk “Burada bir çok etkenden söz edebiliriz. Kuraklık ve zamansız yağışın etkisi büyük ama yalnızca bu ikisinin etkisi var dersek orada hataya düşeriz. Konuyla alakalı bir planlama, takip ve politika geliştirmemiz lazım. Maalesef kronik hala gelen bu konu her yıl tekrarlanıyor. Bizim sonuçları değil, nedenlerini bulmamız ve bunlara çözüm üretmemiz gerekiyor. Bir çok kurum ve kuruluş aynı zamanda resmi kurumlarında içinde bulunduğu ortak bir proje yürütmek, koordinasyonlu bir şekilde ihtiyaca göre geçici değil kalıcı çözümler için adım atmalıyız'' ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar