Sanat ve Tasarım Doktora Programı öğrencisi Nermin Sena Özger, tüketilen midye dolmalarının kabuklarını işleyip yapay resif malzemesi üretti.

Bu projeyle midye kabuklarını yeniden değerlendiren Özger, denizdeki canlılar için de yaşam alanı sağlamayı amaçlıyor.


Nermin Sena Özger, son 3 senedir kompost ve sıfır atık konuları üzerinde çalışıyor. Foça’da doğup büyüyen dalış eğitmeni Özger, Endüstriyel Tasarım Bölümünden mezun olduktan sonra tasarım çalışmaları alanında yaptığı yüksek lisans tezi çerçevesinde; tasarlanmış alan deneyimlerinin kullanıcı psikolojisi üzerine etkilerini araştırmak üzere Karaburun Mimoza Koyu’nda su altına bir demo arkeopark kurdu. Tez sonucunda insanların denizdeki tasarlanmış alanlara daldıklarında öğrenme merakları ve dikkat becerilerinin arttığını ortaya koyan Özger, daha sonra Yaşar Üniversitesinde başladığı Sanat ve Tasarım Doktora Programında ise yapay resif tasarımlarına yöneldi. Denizden çıkanı değerlendirip yeniden denize sunmayı amaçlayan Özger, tüketilen midye kabuklarını toplayıp işleyerek yapay resif malzemesi üretti. Özger, doktora eğitimini ve projesini tez danışmanı Yaşar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Gürgan ile birlikte sürdürüyor.

“Kabuklar yapıları nedeniyle denizde bir yaşam formuna ev sahipliği yapabilir”


Midye kabuklarından yapay resif malzemesi üretimi projesini anlatan Özger, “Kabukların çöpe gitmesi bende merak uyandırdı. Bu midye kabuklarını çöpe atıyoruz ve çöpü dolduruyoruz. Oysa bu kabuklar aslında yapıları sebebiyle tekrar değerlendirilebilir ve suda yeniden bir yaşam formuna ev sahipliği yapabilir. Amacım bu kabukların çöpe gitmeden hemen önceki adımda toplanarak işlenmesi ve yapay resif malzemesi olarak kullanılmasını sağlamak. Hatta İzmir'in sahip olduğu ve iç midye ihracatı yapan firmaları da projeye dahil etmek istiyorum. Böylece onların da çöp miktarı azalacak. Proje, geçtiğimiz yaz haziran ayında başladı. Bostanlı'nın meşhur midyecilerinden birer gecede çıkan atık kabuklarını bana ayırmalarını rica ettim. Sağ olsunlar beni kırmadılar. Topladığım kabukları yıkayıp kuruttuktan sonra kırdık ve toz haline getirip ‘binder’ dediğimiz birleştirici bazı malzemeler ile denemeye başladık. Ortaya güzel sonuçlar çıktı. Tez konum da olduğu için projenin bitmesine 2 senem var. Öte yandan, projenin uygulamaya geçebilmesi için maddi desteğe de ihtiyaç var. Projeyi bir fikirden çıkarıp uygulama haline getirirken birlikte yürüdüğümüz arkadaşlarım, hocalarımla birlikte İzmir adına bu projeyi hep birlikte yapmak ise şu an en büyük hayalim. Deniz benim yaşam alanım, varoluş sebebim. Bu yüzden de bu proje bir tez konusu olmanın çok ötesinde. Yerel yönetimlerden de projeme destek bekliyorum, bu şekilde projem sürdürülebilir hale gelebilir” dedi.

Kadınlar için dalış turları

Gözden kaçırmayın

“Her şey dahil Türkiye hariç” öğrenciler için imzalandı “Her şey dahil Türkiye hariç” öğrenciler için imzalandı


Ayrıca dalış eğitmeni olarak deniz ve kadın konulu çalışmalar da yaptığını söyleyen Özger, “Daha önce dalış yapmamış kadınlar ile birlikte dalış turu düzenleyip elde edilen tüm geliri ‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız’ platformuna bağışlıyorum. Bunu da artık İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ile daha farklı yaş gruplarına yönelik bir gençlik hareketine dönüştürmek üzereyiz” diye konuştu.