23.08.2013, 21:00

Moda ne?

Vejeteryan, kısaca  “Etyemez”...
Bir de moda şimdilerde “yarımyecilik”...
Et tüketimini kısıp yarı yarıya indirmek...
Bu modaya da öncülük eden Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)...
Zengin ülkelere bir gönderme...
Refah içinde yaşayanlara gönderme...
Az ye ölmezsin uyarısı...
Et talebi fazla oldukça üretime kuşkulu karışımlar, kontrol dışı kesimler, hasta etler ve ilaçlı hayvanların gelişi güzel piyasaya sürümü artar...
Et kesimi için beslenen hayvanın yem ihtiyacı artar...
Kimyasal gübrelerle zehirli ilaçların kullanımı artar...
Su ve hava kirliliği artar...
Tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar ile“nitröz oksit” sera gazı yaratan en önemli etkenlerden biri.
Ve et üretimiyle birlikte artan azotun atmosfere salınması
Kısaca etkileri fazla...
Gidelim üç-dört kuşak öncemize...
Var mıydı bu kadar et tüketimi?
Yoktu...
Ancak Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, beslenme sistemi değişmezse önümüzdeki 15 yıl içinde kişi başına et tüketimi %20 dolaylarında artacak.
Bu daha fazla azotun atmosfere salınması demek...
Yani iklim değişiminin çok tehlikeli bir boyuta gelmesi demek...
Kısaca refah ülkeleri...
Hem sağlık için hem de çevre sağlığınız için “daha az et yiyin.”
Beslenme sistemimizde gereken değişimi gerçekleştirelim...
Bugün neredeyiz? 
Hiçbir yerde...
Nereye gideceğiz...
Bilinmeze mi, yoksa devrime mi?
Karar sizin...
Kendinizde, çevrenizde ve özünüzde devrim yapma zamanı...
Yapacağınız devrim sadece sizin içinizde olmayacak hem ailenizi, çevrenizi ve yaşadığınız toplumu etkileyecektir...
Unutmayalım ki;
Biz ne tüketirsek oyuz...
Aldığımız enerji o yönde şekillenmekte...
Öfke ve şiddet eğilimi yediğimiz besinler ile doğru orantılı...

Mutlu kalın...

Dip not;
Çıkmaz...
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın yeni raporuna göre geçtiğimiz yıl dünyamızdaki ortalama yaşam süresi 70 yıl...
Açlığın daha görünür yaşandığı Afrika’da 48 ülke var ve toplam nüfus 900.000. Ve bu bölgedeki ortalama yaşam süreleri ise 54 yıl civarında...
Gelelim doymaya...
Bugün buğdaya ulaşamayanlar da dahil tüm dünya bireylerini 2050’de doyurabilmek için buğday üretiminin %60 artması gerek...
Durum bu...
Ancak bir gerçek daha var...
Dünyaya 2 milyar daha kişi ekleneceğine göre sınırlayıcı durumlar bizi zorlayacak demektir...
İklim değişimi, tarım ilaçları, yeraltı sularımızın kirlenmesi ve azalması, gübrelerdeki değişim, hormonlu tohumların, gıdaların üretiminin artması, kimyasalların daha çok kullanılması gibi…
Peki bu çıkmazdan biz nasıl çıkacağız?



Fıkra;
Temel bir gün öğretmen olmuş ve iki öğrencisine şu soruyu sormuş:
-Ayşe Ali’ye bir miktar para verir sonra bu parayı alan Ali sanayide çalışarak ikiye katlar sonra Ayşe de temizlikçi olarak 793 TL para toplar parasını ikiye katlayan Ali ve Ayşe bir emlakçı dükkanı açarlar, 3 tane ev satarlar, tabii kendilerini geliştirmek için kredi çekerler ve iflas ederler. Yine işçi olurlar.
Ve Temel’in öğrencilerine sorusu şudur:
-Ayşe en başta Ali'ye ne kadar para verdi? :)


Günün sözü;
Harikulade şeyler ancak içlerindeki bir şeyin koşulların üzerinde olduğuna inanma cesareti gösterenler tarafından yapılmıştır. (Bruce Barton)



Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@