11.11.2019, 07:05

Mustafa Kemal'i anmak Mustafa Kemal'i anlamak

Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlık sorunları ölümünden bir yıl öncesinden artmaya başladı. 1938 yılının ilk aylarında da siroz hastalığı teşhisi kondu. Yoğun bir tedavi süreci başlamıştı...

Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlık sorunları ölümünden bir yıl öncesinden artmaya başladı. 1938 yılının ilk aylarında da siroz hastalığı teşhisi kondu. Yoğun bir tedavi süreci başlamıştı...
Ancak günler geçtikçe Atatürk'ün durumu ağırlaşıyordu. Uygulanan tedavi şekillerine Atatürk'ün vücudu olumlu bir cevap veremiyordu. Hastalığının ilerlemesi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Kasım 1938 tarihindeki açılış törenine bile katılamadı.  
10 Kasım 1938 Perşembe günü Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu...
Daha sonra her 10 Kasım günü saat 09:05'te, Mustafa Kemal Atatürk'ü anmak için yavru vatan Kıbrıs'ta, yurtdışındaki elçiliklerimizde, yurdun her köşesinde bayraklar yarıya kadar iner. 1 dakikalık da olsa, çalınan siren sesleri ile saygımızı göstermek için "hazır ol vaziyeti"nde hareketsiz bekleriz...
Okul bahçelerinde çocuklar toplanır, şiirler okur, Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili anılar tazelenir. İllerin, ilçelerin meydanlarındaki Atatürk heykellerinin önünde komutanlar, siyasiler, belediye başkanları, bürokratlar, öğrenciler toplanır, çelenkler bırakılır, saygı duruşlarını yaparlar...
Bir hafta boyunca da Atatürk'ü anma törenleri sürer...
Peki bu törenlerde okunan şiirler ile Atatürk'ün anılarını dinlemekle her şey biter mi?
Kocaman bir "Hayır"...    
Atatürk'ü "anmak" farklı bir olaydır. Atatürk'ü "anlamak" ise daha farklı bir olaydır.
Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak demek; Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın en medeni ülkelerinin seviyesine çıkarmak demektir...
Onu anlayan, onu seven kişi vatanını koruyan, ülkesini her ortamda en iyi temsil eden kişidir...
Onu anlayan kişi iyi ahlaklı olan kişidir...
Onu anlayan kişi çocukları seven, onların iyi bir eğitim alması için elinden gelen her türlü çalışmayı yapabilen kişidir...
Onu anlayan kişi ona değer veren, onun bize emanet ettiklerine sahip çıkan ve onu unutmayan kişidir...
Selanik'te 1881 yılında dünyaya açılan "iki mavi göz" bir ulusun kaderini yeniden çizmişti...
10 Kasım 1938 yılında "iki mavi göz" 57 yaşında kapandı ama geriye çok güvendiği mirasını bırakmıştı...
Akıl, bilim ve gençlik...
Haftaya buluşmak üzere... 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@