20.02.2021, 08:36

Ne güzel, örnek olabilmek…

Bazı insanlar vardır, sporun içinde sporla birlikte özdeşleşmiştir…
Özgener, Zorlu aileleri, Rıdvan Burteçin aklınıza geldiğinde… Hiç şüphem olmaz. Hemen Altay diyeceksiniz…
Rahmetli Nevzat Güzelırmak, Halil Kiraz, Ali Artuner, Gürsel Aksel dediğinizde Göztepe’den başkasını düşünür müsünüz?
Gode Cengiz (Kocatoros), Erol Baş, Tahir Türetken… Ayhan Öngen, Kaleci Ekrem (Güçsav) Karşıyaka’dır…
Hikmet-İsmet Orhunbilge kardeşler… Başkanlık yapan Cavit-Cemil İşyapan, Candoğan Sakaoğlu, Rasih Öztürk… Peki İlyas Gönen? Tek kelime ile Altınordu…
Cahit Ölçer, Sami Özok, Seyfi Talay dersek?.. Ya Turgay Meto… Tek kelimeyle İzmirspor…
Tatlı Mustafa’yı (Küçükoğulları) belki yeni nesil tanımaz ama “Türk Futbolu” onu Yeşilova olarak bilir…
Bazıları vardır, Can Barhan gibi… “Kaleci Can” dediğinde hemen o akla gelir… Oysa bu ülkede ne Can’lar vardır, kalecilik yapan…
Spor Hekimi… Doç. Dr. Levent Köstem, merhum Bülent Zeren…
Dr. Şaban Acarbay ismi hem futbolda hem de spor hekimliğinde adeta anıtlaşmıştır… İzmir’de Futbol Antrenörleri Derneği’ni ararsanız “Doktor Acarbay’ın başkan olduğu dernek mi?” derler…
Hüsnü Oral güreşte, Güven Görgül judoda, Cumhur Yavaş okçulukta, Prof. Dr. Yavuz Taşkıran, Rıfat Pala hentbolde… Manisa Spor Bilimleri Fakültesi’nden söz ederseniz duayen öğretim görevlisi S. Mete Yazıcı’yı sorarlar “tanıyor musunuz?” diye…
Aydın Postacıoğlu Tuborg Spor Kulübü’nde, Ateş Özerk, Atakan Karakaplan Karşıyaka basketbolda duayen olmuş, kulüp adıyla anılır olmuştur…
İsimlere fazla takılmayın… Aklıma gelenler… Oysaki bu kulüplere hizmet eden ve birlikte anılan o kadar çok kıymetli spor adamı var. Yazmakla bitiremeyiz…
Bazı insanlar ise, tamamen bir spora kanalize olarak onu yaşatmanın, tanıtmanın çabası içindedir… Onların maddi beklentisinden çok, manevi tatmini ve insanlığa hizmeti söz konusudur… Hele ailesiyle birlikte tanınmayan spora gönül vermelerini alkışlanmaktan çok; “şeref madalyası” ile onurlandırmalıyız… Kesinlikle Spor Bakanlığı ve Spor Teşkilatı bunları bilmeli, görmeli, duymalı... Bilse, öğrenebilse de, ödüllendirse…
Kim mi bunlar?..
Çok fazla değil, aile olarak spora gönül verenler… Ama azımsanmazlar da…
Bunlardan birisini sizlere aktaracağım: Altun Ailesi…
Kulüplerine soy isimlerinin vermişler. Altunspor Oryantiring ve Atletizm Kulübü… Baba Cengiz Altun ve anne Gülşeker Altun koşuyor. İlerleyen yaşlarına karşın ellerinde harita yön bularak, ipi göğüslüyor. Şeref kürsüsüne çıkıyor… Oğullar da öyle. Hem atletizmde, hem de oryantiringde Harun ile Doğukan…. Gelin Büşra da A Milli Takımın değişmeyen +21 oyuncusu, ulusal ve uluslararası şampiyon… Şimdi de torunları Hayal Lina’yı deyim yerindeyse ana karnında spora başlattılar…
Ne mutlu, ailece spor yapmalarının yanı sıra kurdukları kulüpleriyle de, yüzlerce genci kötü alışkanlıklardan “kurtarma projesi” gibi takımlarına alıp, spora yönlendirerek geleceğe güvenle, ümitle bakmalarını sağlıyorlar. Nice Türkiye Şampiyonları yetiştiriyorlar… Daha iyi eğitim görmelerine vesile oluyorlar… “Önce okul” diyorlar. Sporla birlikte götürmelerini de sağlıyorlar…
Kulüp Başkanı ve aynı zamanda takımın baş antrenörü Cengiz Altun’un emekli asker olması takımdaki disipline de yansımış. Başarının yanında, sevgi ve saygı üst düzeyde.
Son derece mütevazı, para kazanma düşüncesinden uzak, üstelik cebinden para harcayan Cengiz Altun, eşini, gelinini, oğlunu da rakip takıma verdi… “Neden böyle yaptın?” diye esef edenlere de “O da benim takımım. Branşı yeni açtılar. Benden yardım istediler. En iyilerini vereyim ki, güçlüler güçlülerle yarışsın ve yepyeni şampiyonlar ortaya çıksın. Zayıf olanları versem. Ezilip spordan mı soğusunlar, açar açmaz şubeyi mi kapatsınlar? Amacımız gönül verdiğimiz oryantiring sporunun daha çok kulüp, daha fazla insan ile yapılmadı…” cevabıyla da spora ve rakibe olan saygısını ortaya koyuyordu.
Ne mutlu sporumuzda böyle gizli kalmış “amatör sporun gerçek kahramanları” olan “adam gibi adam”lar var… İşte bunlar sayesinde bu branşlar ayakta kalıyor!.. Kalmaya da devam edecek…
Bravo Cengiz Altun… Tebrikler Altun Ailesi…
Sizler gibi vefakâr spor âşıkları olduğu sürece amatörlerin sırtı yere gelmez…
Cengiz Altun, eşi, oğulları, gelini, torunu… Onlar belki üç beş kişi olarak görülüyor ama gerçekten sporcuları, veliler ve onları destekleyenlerle büyük bir kale, kalabalık aile…
Ne güzel, örnek olabilmek…
Spor; verdiği disiplin, getirdiği sevgi ve saygının birbirine daha da sıkı sıkıya bağlanmasını sağlıyor, kenetliyor… Bu güzel tabloyu yürekten alkışlamak gerekmiyor mu?
Spordaki güzellikler, sadece yapanların başarılarıyla, kürsüye çıkmaları, madalya almaları, kupalara uzanmalarıyla olumlu hareketleri…
Bir de madalyonun arka yüzünü çevirmek, perdenin gerisindeki gizli kahramanları unutmamak gerekiyor…
Kim mi bunlar?
Elbette yöneticiler…
Bakın adı sanı duyulmamış ancak yaptıkları işle, binlerce gence, yaşlıya, engelliye spor yapma olanağı tanıyan kulüp başkan ve yöneticilerinin yanı sıra; doğru zamanda doğru işler yaparak inanılmaz faydalar sağlayan insanları asla yok sayamayız… Saymamalıyız; saydırmamalıyız…
Çok yakından tanıdığım Karşıyaka Kaymakamı Ali Rıza Çalışır’ın spora verdiği destek kendisi ön plana çıkmasa da, dolaylı yönde amatör futbolun alt yapısı için inanılmaz bir katkıyı Karşıyaka Halk Eğitim Müdürlüğü kanalıyla yapılmasını sağlıyor. Elbette Karşıyaka İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa İslamoğlu’nun spor aşkını da unutmamamız şart.
Karşıyaka Halk Eğitim Müdürü Suat Korkmaz, çok eskilerde Galatasaray futbol alt yapısına katkısını hiçbir zaman için övünme noktası olarak ön plana çıkarmaz… Altınordu için yaptıklarını anlatmaz… Bugün de Karşıyaka’da, KSK futbol, voleybol başta olmak üzere amatör futbol kulüplerinin kurtarıcısı olduğunu çok iyi biliyorum. Her seferinde olduğu gibi, “ne olur bunları yazmayın. Ben işimi yapıyorum” diye yine frenlemeye çalışacak…
Suat Müdürüm… Sizi bilen biliyor. Spora katkınız yeni değil!.. Bu güneşe kar mı dayanır?.. Hiç kusura bakmayın!.. Yazacağız hocam!.. Hatta senin ekibinin özverili çalışmasını, takım kaptanlığında onları da denetleyip, özverilerine özveri kattıklarını da yazmamız gerekecek… İzninizle Müdür Yardımcıları Gül Fidan Sürekli, Günnur Gülağalar, Şenol Pek başta olmak üzere tüm antrenörlerin, kursiyerlerin, eğitmenlerin en büyük yardımcısı Ömer Örün’ü de yazacağım…
Hazreti Mevlana ne der: “İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz...” Biz bu sözü ezberledik. O nedenle karanlıkta bile iyilik arıyor ve yolumuzu buluyoruz… İyi ki; sizler gibi iyi insanlar var…

Yorumlar