Sosyal güvenlik sisteminde (SGS) insanların bir birine veya kendi kendine en çok sorduğu sorulardan biri de "Ne zaman emekli olabilirim?" veya "Ne zaman emekli oluyorsun?".  Yediden yetmişe, ülkemiz insanlarını en çok ilgilendiren bu sorunun cevabı neredeyse her bireye göre değişiklik göstermektedir. Kişinin ilk SGK'lı olduğu tarih, yaş ve prim ödeme gün sayısı en temel kıstaslardır.


Bunlar birbirini doğrudan etkileyen kıstaslardır. Burada bazı tarihler miat niteliğindedir. İlki 8 Eylül 1999. Türkiye'de SGS kurulduğu günden bu tarihe kadar hep çalışanların haklarını genişletici gelişmelere sahne oldu. SGS ülkemizde de devlete ekonomik yük olmaya başlayınca buna çareler arandı. Bulunan en kolay ve kestirme çözüm emeklilik şartlarını ağırlaştırmaktı. Yani çalışanların daha geç ve daha zor emekli olması için çalışmalar yapıldı. Bu yönde yapılan ilk değişiklikte de mihenk taşı 8 Eylül 1999'dur. Bu tarihten önce ve sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar arasında emeklilik hakları açısından büyük farklar oluştu. 9 Eylül 1999 ve daha sonraki tarihinde işe girenler hem prim gün sayısı hem daha uzun süre sigortalılık hem de daha ilerleyen yaşlarda emekliliğe hak kazanır duruma geldiler
Çalışanların emeklilik şartlarını zorlaştıran geçiş tarihlerinden ikincisi ise 30 Nisan 2008'dir. Bu tarihten sonra işe girenlerin emeklilik şartları biraz daha zorlaştırıldı. Tıpkı 1999 yılında yapılan değişiklikte olduğu gibi emeklilik şartları, hem prim gün sayısı hem emekli olma yaşı hem de sigortalılık süresi bakımından daha zor emekli olma şartları getirildi.


Hem 1999 hem de 2008 yılında yapılan güncellemeler ile emeklilik şartları zorlaştırıldı. Bu zorlaştırma, tam emeklilik için olduğu kadar kıst emeklilik içinde uygulandı. Eskiden 3600 gün ve 15 yıl 55 yaş ile kıst emekli olan bir çalışan, daha uzun süre sigortalı olmak ve daha çok prim ödemek zorunda kaldı. Yine 1999 öncesinde 5000 gün ve 25 yıl sigortalılık ile tam emekli olan erkek çalışan, emekli olmak için bu tarihten sonra daha çok prim ödemek ve daha uzun süre sigortalılık ve yaş şartını tamamlayarak emekli olabilmesi mümkün oldu.


Özellikle 2008 yılında yapılan değişiklik ile başka bir olumsuz durum daha oluştu. Bu tarihten sonra emeklilik yılı ilerledikçe emekli maaşı bağlama katsayısı düşmeye başladı. Böylece çalışan ne kadar ileri bir tarihte emekli olursa, daha fazla prim ödense bile daha az emekli maaşı alır duruma getirildi. Aynı prim gün sayısı ve aynı gelir ile 2020'de emekli olan birisi ile 2030'da emekli olan çalışan arasında emekli maaşı tutarında büyük fark oluşturacak bir durum yaratıldı. Öyle ki aynı tarihte işe giren ve aynı maaşı alan iki kişiden biri 2015'de emekli olsa,  diğer kişi aynı maaş ile devam edip on yıl daha prim ödese ve 2025'de emekli olsa daha az maaş alacak duruma getirildi. Bu da prim gün sayıları dolan kişileri SGK sisteminin dışına iterek hem kayıt dışı çalışmanın artmasına hem de devletin vergi ve SGK prim gelirlerinin azalmasına yani çalışanları sosyal güvencesiz çalışmaya iter duruma geldi.
Yazımızın başlığını oluşturan durum yani "Ne zaman emekli olabilirim?" sorusu yukarıda saydığım kıstaslar göre değişiklik göstermekte ve her çalışan için ayrı ayrı hesaplanması gerekmektedir.