Mutlu Duman'ın 28 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

İzmir kabus gibi bir futbol sezonunu geride bırakmak üzere. Süper Lig’deki iki temsilcimizden Göztepe’nin küme düşmesi kesinleşirken, Altay da büyük olasılıkla birkaç hafta içinde Lig’e veda edecek.

TFF 1.Ligi’nde de tablo farklı değil… Menemenspor ve Altınordu kümede kalmak için can çekişiyor. İki takımımızın da kalan haftalar öncesinde durumu kritik…

3.Lig’de mücadele eden Karşıyaka’da bir ara küme düşme hattına yaklaşmış daha sonrasında durumu toparlamıştı…

İzmir futbolu maalesef ki ne yetiştiricilik ne de rekabet etme anlamında hedefe gidemedi… Altınordu’nun Çağlar ve Cengiz’den sonra yetiştirip sattığı birkaç oyuncu dışında ne Altay’dan ne Göztepe’den dişe dokunur bir transfer hamlesi gelmedi. Takımlarımız oyuncu satıp gelir elde edemedikleri gibi yaptıkları hatalı transferlerle küme düşmenin acısını yaşıyorlar ya da yaşayacaklar…

Yıllardan beri bu kentin ekonomik gücü futbol etrafında dönmüyor. Bir başka Anadolu şehrinin bir takımı Süper Lig’e yükseldiğinde dünya yıldızlarını getirebiliyorken, bizim futbol yöneticilerimiz hep “ucuz olsun bizim olsun” mantığıyla hareket ettiği için kentin futbol vizyonu sınıf atlayamıyor…

Ekonomik şartların ağırlaşması ya da dövizdeki oynaklık bugünkü başarısızlıkta bahane olarak sunulmamalı. Doğru planlama yapılmadan yanlış isimlerle çalışan Göztepe Başkanı Mehmet Sepil ve Altay Başkanı Özgür Ekmekçioğlu bugünkü tablonun baş yaratıcıları. İki başkan da futbol aklı olarak güvendikleri isimlerin hatalı kararlarıyla yıllarca emek harcadıkları kulüplerinden kopmuş oldular. Bir zamanlar binlerce taraftarın sevgi gösterisinde bulunduğu iki başkan bugün kulüplerinde istenmeyen adam olmuş durumdalar…

Plansız, programsız, yanlış transferlere imza atan iki kulübümüz, kadro mühendisliğinde de hata yaptı. Altyapısından da yeterli oyuncu çıkaramayan Göztepe ve Altay’ın önümüzdeki sezon neredeyse takımın yarısından çoğunu değiştirmesi gerekecek. Bu da yeni transfer ve yeni borçlar demek…

Onca yıl emek harcamış, parasını vermiş, vaktini ailesinden çok takımıyla geçirmiş Sepil ve Ekmekçioğlu için filmin sonu böyle bitmemeliydi ama zamanında kendilerini uyaranları biraz olsun dinlemiş olsalardı bugün bu tablolar yaşanmayacaktı. İki başkan da yalnız kaldıklarında herhalde kendilerine bu soruyu soruyordur; “Nerede yanlış yaptık?”