29.07.2021, 04:10

Nereye böyle?

Yakın dostlarıma anlatıp güldürüyorum, hadi artık size de söyleyeyim...

Pandemi döneminin en başından beri evden dışarı çıktığım günler sayılı, gerçekten tek tek sayabileceğim kadar az...

Şahsen benim oldukça yakınlarımdaki sevdiklerimi de alıp götüren bu katil pandemi söz konusu iken, “gülünç olan ne olabilir ki?” diye soranlarınız olabilir elbette; şu: o kadar evde kaldım ki, kendimi 2. Dünya Savaşı sırasında saklanıp, savaşın bitiminden yıllar sonra tavan arasında bulunduklarında ilk olarak “savaş bitti mi?” diye soranlara benzettim!

Kendimle alay ediyorum işte gördüğünüz gibi ama yine de söylemeden geçemiyorum; belki de büyük çoğunluğumuz böyle yapmalıydı.

Ama koşullar bizi hayatın içine içine itiyor, istesek de, istemesek de o ölüm kokan sellere katıyor elbette...

“Bu bayram saklandığım yerden çıktım”...

Akdeniz ve Göller Yöresi'ndeki yakınlarımı görmeye gittim...

Her zaman olduğu gibi saatlerce direksiyon salladım, hiç tanımadığım ilçelerin, nereye gittiğini bilmediğim yollarında yol aldım...

Gördüklerim korkunçtu.
Yollarda sayıları pik yapmış “makasçılar”, sokaklarda maske takmadan kol kola yürüyen insanlar, sulanmadığı için kuruyan ağaçlar, hiç selâm vermeyip çok küfür eden gençler, kurbanlık hayvanları tekmeleyen adamlar, motosiklet ve bisikletleri yok sayan sürücüler, süs havuzlarında yüzen çocuklar, neredeyse tamamı kavga eder gibi konuşan çiftler, bozulmuş bir ses sistemini tamir etmekten aciz olup insanlara günlerce gürültü sesi dinleten yöneticiler, tecavüze uğrayıp paramparça olmuş antik değerler... Daha neler neler...

Ne oldu bize böyle? Neden böyle olduk biz!

İşte hep haberleri geliyor; anneleri babaları (bana göre ihmalleri nedeniyle yargılanmalılar!) sulama kanalları boyunda onları başı boş bırakmasaydı o minicik yavrular suya düşüp ölürler miydi?

Eğitim denen şey kendine değer verme, hayatı önemseme ve önceleme, topluma saygı gibi unsurlar üzerine odaklanarak verilseydi, o güzelim kardeşlerimiz tehlike uyarıları ile dolu tabelalara rağmen tam da oradan denize girip göz göre göre boğulurlar mıydı?

Bu gidişat nereye?

Nereye gidiyoruz biz Allah aşkına!

İnsanın yüreğinde öyle yangınlar çıkıyor ki, kendini öyle kuşatılmış ve çaresiz  hissediyor ki, adeta bir tavan arası bulup saklanası geliyor.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@