06.07.2021, 05:00

Nostradamus ve koronavirüs

Birçok bilim insanının; “geleceği tahmin etmek deli işi” tezini savunmasına rağmen, tarih sayfalarının içinde “geleceği tahmin eden pek çok astrolog, fizikçi, kâhin” ismine rastlamanız mümkündür…
Bunlardan biri de Fransız astrolog, fizikçi ve kâhin Nostradamus'tur. Asıl ismi Michel de Nostre Dame olan ancak Nostradamus olarak tanınan kâhinin; “16'ncı yüzyılda yazdığı metinlerde, Çin'in yaşanacak bir salgın sürecinde Avrupa’yı işgal edeceğini nasıl tahmin ettiği” sorusu bugün de gizemini koruyor…
Günümüzde de bilim insanları ve ekonomistler koronavirüs sonrası için tahminler ortaya atıyor. Sosyal alışkanlıkların, iş hayatının ve tüketim şekillerinin değişeceğini söyleseler de bu sınırın nerede son bulacağı konusunda ayrı ayrı görüşleri savunuyor…


Ancak ben Nostradamus gibi geleceği tahmin etmesem de 2021 yılının ilk günlerinden itibaren yazdığım fikirlerimde bir değişiklik yok…


“Ekonomi mi sağlık mı?” sorusuna her zaman olduğu gibi cevabım; “Sağlık ve ekonomi ayrılmaz iki parçadır. Çünkü sağlığı kaybederseniz, sağlıklı bir ekonomi için üretecek iş gücünü de bulamazsınız. Ekonominiz iyi değilse, gerekli sağlık önlemleri de alamazsınız. Bu konuda yatırım yapamazsınız ve sağlık problemlerinizi çözmeniz çok zor olur” şeklindedir…
Yaz aylarının başladığı ilk günlerinden itibaren, gelirinin büyük bir kısmını “turizmden sağlayan ülkelerin gözü seyahat kısıtlamalarının bitiş tarihinde” oldu. Bu sayede ekonomilerine nefes aldıracaklarını düşünüyorlar…


Ancak; gelecek zaman diliminde neler yaşayacağını bilmeyen dünya ülkelerinin büyük bir bölümü de turizm ve serbest seyahat konusunda; “tatile giden vatandaşlarımız, virüse yakalanıp ülkemize getirir mi? Yabancı turistler, ülkemize mutasyonlu virüsleri taşır mı?” şeklinde bir ikilem yaşıyor.
Önce Rusya, sonra İngiltere “kontrollü normalleşme” sürecini tamamlamadan “kısıtlamaları kaldırınca, yeniden koronavirüs kardeşlerin istilasına uğradı...”
“Delta” denilen virüsle boğuşan bu iki ülke “vaka sayıları” ile bir anda 2021 yılının rekorunu kırdı…
Bu arada iki ülke vatandaşlarının da tatil için hedeflediği ülke Türkiye. Turizmin eski canlı günlerine dönmesi, turist sayısının artması tamam; ancak gelecek yabancı misafirlerin taşıyabileceği tehlikenin de farkında olmalıyız. “Her şey dahil sistemi” ile cazip durumda olan ülkemize, geçen hafta içinde 50 binden fazla yabancı turist giriş yaptı. Ne kadarı ne kadar denetlendi, temmuz ayının son günlerine doğru ortaya çıkacak…
Bu nedenle eski “kısıtlı günlere” dönmemek, yakınlarımızın acısını tekrar yaşamamak için ülke olarak bu süreçte çok daha dikkatli olmalıyız…

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@