Öğrencilerde davranış bozuklukları artıyor!

Pandemi nedeniyle okuldan uzun süre ayrı kalan çocukların önemli bölümünde yüz yüze eğitimle birlikte davranış bozuklukları ortaya çıktı.

Güncel 14.09.2021 - 12:34 14.09.2021 - 12:41

Nihat AK/YENİGÜN - Ülke genelinde tüm kademe ve sınıf seviyelerindeki yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1 milyonun üzerinde öğretmen, İzmir'de ise 700 bin öğrenci ile 53 bin öğretmen 5 gün yüz yüze eğitimde ilk haftayı tamamladı. Yeni eğitim öğretim döneminin ilk haftasında bugüne kadar hiç olmadığı kadar öğrenciler davranış bozuklukları yaşadı.

Uzun bir aradan sonra başlayan yüz yüze eğitimle uzaktan eğitimin olumsuzluklarının gün yüzüne çıktığına vurgu yapan Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Necip Vardal, "1,5 yıldır süren salgın döneminde uzaktan eğitimin olumsuz sonuçlarını okulun açıldığı ilk hafta içerisinde görmüş olduk. Bu dönemde öğrencilerimizde öğrenme kayıplarının olduğunu ayrıca sosyal duygusal kayıplarında söz konusu olduğunu ifade etmiştik. Bir buçuk yıldır ev ortamında ekrana bağımlı olarak süren ve adına uzaktan eğitim dediğimiz sürecin olumsuz sonuçlarını yaşıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı bir pandemi dönemi yaşanmamış gibi eğitim öğretime başladı 6 Eylül'de. Esasında hem öğrenciler hem de öğretmenler için bir uyum sürecinin planlanması gerekmekteydi. Bu konuda okula ve aileye önemli sorumluluklar düşmekte. Okul rehberlik servislerinin bu konuda çalışmalar yürütmesi gerekmektedir. Bu nedenle uzunca zamandır yüz yüze tam zamanlı kesintisiz bir eğitim-öğretim mücadelesi vermekteyiz" dedi.

öğrenci3

KORKU VE KAYGI VAR

Yüz yüze eğitimin olmadığı dönemde çocuklarda sosyal gelişimin en az seviyede geliştiğine dikkat çeken Psikolog Cansu Yılmaz, "Yeni eğitim öğretim yılının ilk haftası hem öğrenciler hem de veliler açısından biraz gergin ve telaşlı geçti. Uzun süre yüz yüze eğitime ara verilmesi ve kapanmaların yaşanması öğrencilerin sosyal gelişimlerinin en az seviyede gelişmesine neden oldu. Tekrardan yüz yüze eğitime geçilmesiyle kaygılar ve korkular oluştu. Yaşanan kaygı ve korkuları destekleyen pek çok etmen var fakat en etkili etmen pandemi sürecidir. Virüsün bulaşması konusundaki korku ve kaygılar oldukça fazlayken hem okul yönetiminin hem öğrencilerin gerekli tedbirleri alması, okula uyum sürecinin daha kolay atlatılmasına destek sağlayacaktır" şeklinde konuştu. 

Agorafobi belirtileri son dönemde arttı

Bugüne kadar hiç olmadığı kadar öğrencilerin davranış bozuklukları yaşadığını belirten Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu, "Her yeni eğitim öğretim döneminde yaşanan davranış bozukluğunun çok üzerinde vaka ile karşılaşıldı. Bunun sebebi hepimizin bildiği üzere uzun süre uzaktan eğitim yapılması. Ama bilinmeyen tarafı öğrencinin gösterdiği semtoplara bakılmadan kulaktan dolma bilgilerle teşhis yapılması ve tedaviye geçilmesi. Veli uzman değil, öğretme böylesi bir durumu hiç yaşamamış, babaanneler, dedeler birinden duymuş. Herkes ilgili olan olmayan saptama yapıyor, yorum getiriyor. Söz konusu olan bir insandır insan hayatıdır, onun geleceğidir. Kulaktan dolma söylemlerle yapılan eylemler maalesef iyi sonuçlar vermediği gibi durumu daha da kötüleştirebiliyor" dedi.

öğrenci 2

UZMANA BAŞVURULMALI

Davranış bozukluklarının düzeltilmesinde uzman desteğinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu, "Davranışsal bozukluğu olan çocukların sadece dışa dönük değil içe dönek de sorunları olabilir. Birbirine benzeyen gibi görünen fobilerin arasında büyük farklar var. Mesela sosyal fobi ile agorafobi aynı değildir. Detayları bilmeyenler hep karıştırırlar. Gruplama yapmak çok doğru değil ama bu günlerde daha çoğunlukla görülen agorafobidir. Agorafobi; kişiyi zorda bırakacak fiziksel belirtiler ortaya çıkarsa kaçmanın ya da yardım almanın zor olduğu düşüncesi ile gelişen kaygı ve belirli durumlara girmekten kaçınma halidir. Kaygı yaratan bu fiziksel belirtiler panik atak belirtileri olabileceği gibi, bağırsak kontrolünü kaybetme, kusma, düşme gibi kişinin utandırıcı ya da aciz bırakıcı olarak gördüğü belirtiler olabilir. Bağırma çağırma, bu belirtileri olanları küçük görmek veya görmezden gelmek çözüm değildir. Kişinin tipik olarak kaçındığı durumlar arasında evin dışına yalnız çıkmama, toplu taşıma araçlarına binememe, kapalı alanlarda daralma, kalabalık yerlerden kaçma, kuyrukta bekleyememe gibi durumları yaşayanlar uzmanlardan destek alsınlar" şeklinde konuştu.

Bilmek yetmez uygulamak gerek”

Kendisine bu hafta okul fobisi nedeniyle başvuranların sayısının arttığına dikkat çeken deneyimli yaşam koçu Nazlı Baç, "Öğrenciler zorlandıkları eğitim sürecinde yaşadıkları problemlerin üstesinden gelemedikleri için gelgitler yaşarlar. Çoğu öğrenci ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini bilmesine rağmen bunu uygulamaya dökemez ve sorunlar bu noktada başlar. Tüm bunlar beraberinde başarısızlığı getirir. Bu başarısızlığa ne okullar ne dershaneler ne de özel dersler çözüm üretememektedir. Öğrenci koçluğu, öğrenciyi kendi hedeflediği noktaya odaklayıp, istediği başarıya ulaştıran, kendi kaynaklarının farkına varmasını sağlayan; kısaca, kendi hayat planlarını yapıp bunları gerçekleştirmesini sağlayan bir hizmettir. Yüz yüze yada online hizmet alınabilir. Öğrenci koçluğunun amacı, öğrenciyi hedefine ulaşması yönünde motive etmek, sınava hazırlık sürecinde karşılaşacağı zorluklarla mücadele edebilmesi noktasında güç kazandırmak, öğrenciyi amaçları doğrultusunda yönlendirmektir" dedi.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@