Öğretmenlik Meslek Kanunu, yıllardır eğitim camiasının beklediği bir yasal düzenlemeydi. Nihayet bu konuda önemli bir adım atıldı atılmasına ama benim ve benim gibi düşünenler için ciddi hayal kırıklığına yol açtı. Mevcut düzenleme ile “öğretmenlik kariyer mesleği!” haline getiriliyor. Uzman ve Baş Öğretmen gibi unvanlar getiriliyor, bu unvanları alabilmek için koşullar sıralanıyor, maddi destekler belirtiliyor. Söz konusu unvanları alabilmek için getirilen “mülakatın niteliği!” tartışılsa da olumlu gibi görünen bu düzenlemeler dışında kanunda önemli eksiklikler bulunmaktadır.

Öğretmenlik mesleğinde işe alınma, işe alınmada seçme ve formasyon, mesleğe hazırlık, iş güvencesi, öğretmenin hak ve sorumlulukları, disiplin işleri ve mesleksel bağımsızlık, temel ücret, çalışma süreleri ve koşulları, özel izinler, araştırma izinleri, sınıf mevcutları, öğretmen değişimi, uzak bölgelerde ve kırsal kesimde çalışan öğretmenler ile ilgili özel düzenlemeler, aile yükümlülükleri ile ilgili düzenlemeler, sağlık, sosyal güvenlik, emeklilik ve mesleki gelişim gibi konuların yer almadığını görüyoruz.
Unutulmamalıdır ki öğretmenlik, sadece kariyer basamaklarından ibaret değildir. Öğretmen adayının seçiminden fakültelerdeki eğitimin niteliğine, mesleğe kabulünden mesleki eğitimleri ve performans değerlendirmesine, eğitim yönetimi kariyer basamaklarına, eğitim ve yönetim süreçlerinde söz ve karar sahibi olmasına kadar bir bütünsel yaklaşıma ihtiyaç bulunmaktadır.
Sözün özü şu: Sadece 13 maddeyle sınırlı sayıda öğretmene kariyer unvanı ve maddi destek sağlayarak beklenen Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun ihtiyacı gidereceğini düşünmüyorum. Yukarıda söz ettiğim konuların da değerlendirilerek eklenmesinde yarar var.