İzmir'de hakkında asılsız haberler yaptığını iddia ettiği Şefik Çalık hakkında dava açan Çeşme Belediyesi Kültür Müdürü Orkun Kalonya, hukuk mücadelesini kazandı.

Gözden kaçırmayın

Başkan Fatih Gürbüz öğrencilere bilgiler verdi Başkan Fatih Gürbüz öğrencilere bilgiler verdi

Takvim ve A Haber internet sitelerinin sorumlu yazı işleri müdürü Şefik Çalık, sigorta bilgileri ve kişisel bilgilerinin rızası dışında paylaşıldığı Orkun Kalonya tarafından açılan davada 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Duruşmadaki savunmasında Kalonya'nın siyasi bir kişilik olması nedeniyle yapılan haberlerde kamu yararı olduğunu, haber içeriğinde T.C. kimlik numarasının mozaiklendiğini ifade eden Çalık, paylaşılan işyeri dökümlerinin kişisel veri niteliğinde olmadığını öne sürdü. Ancak SGK Başkanlığınca mahkemeye gönderilen cevapta haberde kullanılan işyeri bilgi dökümünün kişisel veri kapsamında olduğu ve herkese açık kayıtlar olmadığı kaydedildi. Sanığın bu eylemi nedeniyle kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildi.

1 yıl 8 ay hapis cezası


Mahkemece 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Şefik Çalık hakkında daha önce kasıtlı suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi ve sabıka kaydından anlaşılan suça eğimli ve uslanmaz kişiliği gözetilerek ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesinin uygulanmamasına kanunen ve takdiren yer olmadığına karar verildi. 

Kişisel verileri paylaşmaktan ceza aldı


Hukuk zaferini sosyal medya hesabından paylaşan Çeşme Belediyesi Kültür Müdürü Orkun Kalonya ise mahkumiyet kararının; hakkında kariyerine karşı başlatılan karalama kampanyasına karşı verilmiş tek ve net cevap olduğuna dikkat çekti. Kalonya, şöyle dedi:


  "Aşağıda 2020 yılı içerisinde hakkımda asılsız haberler yapmış olan gazete ve yetkili kişisi hakkındaki yargı kararı bulunmaktadır. Bu mahkumiyet kararı kişiliğime, geçmişime, bugüne kadar büyük bir özveri ile oluşturmuş olduğum kariyerime karşı başatılan karalama kampanyasına karşı verilmiş tek ve net cevaptır. “Tuncay Özkan’ın Şöförü” olarak nitelendirilerek kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının hangi amaçlara ve mesnetsiz hedeflere hizmet ettiğinin gayet iyi farkındayım. Bu ülkede zor şartlar altında yetişmiş olan genç bir birey olarak yaptığım hiç bir işten utanmam söz konusu değildir. Bügünlere gelmemde emeği olan herkese büyük bir şükran ve minnet duyuyorum. Mesele asla bu değildir mesele yirmi yılın üzerindeki emeğime yapılmaya çalışılan saygısızlıktır. Bu ve buna benzer haber ve yorumlara karşı yargı önündeki mücadelem sürecektir. Bu vesile ile bu haklı davamın kazanılmasında emeği geçen Avukatım Emrah Köksal’a da ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum, bir an bile yılmadan benimle birlikte büyük bir mücadele verdi. Dava neticesindeki tazminat haklarımı saklı tuttuğumu belirtmek isterim."