20.09.2013, 21:00

‘Orman’ da yaşayalım mı?

ODTÜ arazisinden yol geçirilmesine karşı eylemler yapanlara ‘ormanda yaşayın’ önerisi nasılda cazip nasıl da cazip...¶

Ya orman mı kaldı yaşanacak?

Ha yaşadık diyelim ne güzel ne güzel...

‘Orman isteyene orman çok’da şimdilik çok...

İnşaat mafyası ele geçirmezse çok...

Yakılıp yıkılmazsa çok...

Peşkeş çekilmezse çok...

Hibritli araziler gırla...

Hormonlar cabası..

Medeniyetin getirdiği katkı maddeleri kol geziyor...

Termik santrallerin kirlettiği doğa ile iç içeyiz...

İklimler aldı başını gidiyor...

Gidip ormanda yaşayacağız ama ‘Yol’da medeniyettir evet de, yakında ne medeni insan, ne medeni yol, ne medeni şehir ne de orman kalacak...

Sahte yeşiller, sahte yiyecekler, poşetlenen insanlık en büyük tehlike...

Şimdi hep birlikte ormana gidelim diyeceğiz de, hop engel gelecek...

Nasıl olsa bir gün o ormanlar elden gidecek, sahipleri de hazır bekliyor...

Yollar insanı insana ulaştırır, teknolojide...

Ancak medeniyet tek dişi kalmış canavar mı acaba?

Ya bir de şu var...

Ne yani, ormanlık bölgelerde yaşayanlar için ne demek isteniyor?

Tarihi bir devlet açıklaması...

Ağaç istiyorsan ormanda yaşa...

Medeniyet istiyorsan şehirde...

Hormon istiyorsan pazarlar, marketler dolu...

Poşetlenmiş gıda isteyenler büyük marketlerde ellerinde araba sıraya geçsinler bir zahmet...

Ve bir de ‘organik organik’ diyerek sömürücü düzen geliştirenler var...

Onlar da bir âlem sevgili ülkemde...

Gün geçmiyor ki koca bir sürpriz ile karşılaşmayalım...

Hadi hayırlısı...

 

 

Yine okullu olduk...

 

Hayata umutla bakan, güveni bekleyen cıvıl cıvıl çocuklarımız...

Sesleri sınıfları, dolduran yarınlarımız...

Onları sevgiyle, gülen gözlerle karşılayan öğretmenlerimiz...

Hepimizin yeni öğretim yılı başladı...

Anne, baba, veli ve öğretmenlerimiz için önlerinde bir uzun yıl daha var...

Ancak tam alıştık derken değişen bir sistem var...

İlköğretim Haftası ve 2013-2014 eğitim öğretim yılı başladı ve beraberinde de tartışmaları getirdi...

Başbakan Tayyip Erdoğan 2013-2014 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle yayımladığı mesajında “Ne mutlu ki eğitimin kalitesini yükseltmek noktasında çok büyük mesafeler kat ettik, eğitimi özgürleştirdik, büyük yatırımlar yaptık, alt yapı eksikliklerini giderdik,” derken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığını,sistemin yap-boza döndüğünü, keyfiliğin, partizanlığın ve yönetimdeki kafaların kendi istedikleri gibi düzenleme yaptıklarını öne sürdü...

Özgürlük iddiası ve fırsat eşitliğinin olmadığı iddiası...

Eğitime büyük yatırımlar yapıldığı iddiası, aksi partizanlık iddiası...

Maddi engellerin kalktığı iddiası ve aksi keyfiliğin iddiası...

Yapılan reformlarla eğitimin özgürleşmesini sağladık iddiası ve aksi yönetimdekilerin istediklerini yaptıkları iddiası...

*

Ve ve ve tüm bunlar konuşulurken ‘Merkezi sınavlar’ın Kasım ve Nisan’da yapılacağı açıklandı...

Milli Eğitim Bakanlığı, Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) yerine getirilen ve her dönem 6 sınavdan oluşacak merkezi değerlendirmeler için bir de çalışma takvimi hazırladı...

Bakalım yeni sistem nelere gebe...

Değişmeyen tek şey var, o da çocuklarımızın hala yarış atı gibi koşacakları...

İster SBS olsun, ister 6 sınavdan oluşacak merkezi değerlendirme yine yollar ezbere çıkacak gibi görünüyor...

Türkiye’nin elde ettiği başarıları sürdürebilmesi için gençlere ihtiyacımız olduğu gibi eğitim yatırımlarının devam etmesi gerek...

İnsanı biçimlendiren eğitim ve özgürlüktür...

Ve bilinçlenen gençler, gerçekten özgür olmadıklarını düşündüklerinde bir ağaç için bile olsa fikir beyan edebilmeleri özgürlüktür...

Bizler de istiyoruz...

Daha çok özgürlükçü, çok daha demokratik, çok daha aydınlık düşünceli insan yetiştirilmesini istiyoruz...

 

 

 

Dip notlar;

 

İngiltere’de fanteziye ceza varken, ülkemizde tecavüzcüler dışarıda...

İnternette çocuk kaçırıp tecavüz etmek, öldürüp onu yemek üzere fantezilerini paylaşan İngiliz vatandaşı 27 yıl cezaya çarptırıldı... Oh ne güzel...

Avukatının fantezi savunmasına rağmen tutuklanması 40 yaşındaki Geoffrey Portway’ın ABD’deki evinin bodrumunda çocuk tabutu, kelepçe ve kasap aletlerinin bulunması üzerine oldu... Adam planlı.

Kısaca suça meyilli olması 27 yıl hapis cezası almasına sebep iken, bizde 13-14 yaşındaki çocuğa tecavüz eden zihniyetler ne âlemde?...

Asıl tecavüz suçluları az bir ceza ile sokaklarda...

Yaşanan tecavüz suçlarında kadın yine tahrike sebep olan konumunda...

Ülkemizde de ‘Hukukun işleyişi’ deniliyor bu düzenin adına...

 

13 öğretmene ‘Gezi’ soruşturması...
Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte farklı tarihlerde yapılan Gezi Parkı eylemlerine katılan 13 öğretmen hakkında idari soruşturma başlattı...

Ve

‘Haziran Direnişi’ sergisi Ankara’da...

Gezi parkı protestolarından kareler Ankara’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde sergilenmeye başladı...

 

Alacak davası...

Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve ülkemizde birçok ile yayılan gösterilerle ilgili alacak davası geliyor...

Polisten gösteriler sırasında çekilen fotoğraf ve görüntüleri alan hazine avukatları harekete geçti ve zarar gören kamu mallarının liste ve bedelleri çıkarılarak, zarar veren kişilerle ilgili kamu davası açılması için Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. 

 

Fıkra;

Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.

Ev sahibinin gözü yerinden oynamış : 
-‘Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır.’ 
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve : 
-‘Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor.

 

Günün sözü;

İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır. Kendisi bile şaşırır. Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklından bile geçmez. Bu güçleri uyandırıp eyleme geçebilirse, o kişinin hayatında büyük bir devrim olurdu...

(Swette Marden)

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@