02.10.2021, 07:00

"Ortak zemin yok"

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Tatar, TV Net canlı yayınında, New York temasları ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Tatar, New York’ta hizmete giren Türk Evi’nin açılışında yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Türk Evi’nin açılışında Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere önemli şahsiyetlerle birlikte bir araya gelme fırsatı bulduğunu dile getirdi, Türk siyasetinin, son dönemdeki aktif dış politika hamlelerinin simgelerinden biri haline gelen Türk Evi’ne katkı da bulunan herkesi kutladı.
Türkevi'nin açılışına katılan Başpiskopos Elpidoforos'a yönelik Rum-Yunan liderliğinin yaptığı saldırıları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Rum ve Yunan taraflarının bağnazlık ve tahammülsüzlüğünü” eleştirerek, bu zihniyetle bir çözüme ulaşılmasının zorluklarına değindi.
Kıbrıslı Türklerin adada en az Rumlar kadar eşit ve egemen bir halk olduğunu, Rumlar tarafından kabul görmemesi durumunda bir anlaşmaya ulaşılmasının mümkün olmadığını BM Genel Sekreteri önünde de dile getirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Biz New York’ta devletimizi ve egemenliğimizi savunduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Tatar, tek egemenliğin olduğu federasyonun, Kıbrıslı Türkleri azınlığa düşürerek, Türkiye’yi adadan uzaklaştıracak büyük bir oyun ve bencil bir siyasetin ürünü olduğunu ve birkaç Anayasa değişikliğiyle “federasyon” kisvesi altında Rum Devleti'ne dönüşen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamının Rum tarafınca arzu edildiğinin altını çizdi.
Bugünlere gelmek için büyük bedeller ödediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün güvenlik ve özgürlüğünden asla taviz vermeyeceğine dikkat çekti.
Aradan geçen 50 yılda Kıbrıs Türkü’nün devlet kurarak bu devleti kökleştirdiğini, Doğu Akdeniz’de yeni gelişmeler yaşandığını, 2004 yılında Annan Planı referandumuna Rum tarafının büyük bir çoğunluğunun “hayır” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta ancak egemen eşitliğe dayalı iki ayrı devletin iş birliğinin ortaya çıkmasıyla bir anlaşmanın kabul edilebileceğini kaydetti.
BM Genel Sekreteri Guterres’in şu anda tarafları dinlediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Guterres’in Crans Montana ve Annan Planı’nda yaşanan süreçleri çok iyi bildiğini bu nedenle taraflara karşı ısrarcı olmadığını vurguladı.
Yıllarca ısrarla yürütülen federasyon görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafının Kıbrıs Türkü’ne azınlık hakkı verme niyetinde olduğunun altını çizerek, bunun asla kabul edilmeyeceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Tatar, Anavatan Türkiye ile tam bir fikir ve eylem birlikteliği içerisinde Kıbrıs Türk Halkı’nın egemenliğinin kabul edilmesi mücadelesi verdiklerini ifade ederek, egemen bir devlete sahip olan Kıbrıs Türkü’nün Türkiye’yle her zaman bağlarını güçlendireceğini ifade etti.
Kıbrıs müzakerelerinin bundan sonraki seyriyle ilgili bir soru üzerine, Rum tarafının, süreçte, yetkilerin BM Güvenlik Konseyi’nde, Türk tarafının ise atanacak özel danışmanda olması gerektiği yönünde görüşe sahip olduklarını dile getirerek, yetkilerin BM Güvenlik Konseyi’nde toplanmasının Türk tarafı açısından barındırdığı sakıncaları belirtti.


***Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Birleşmiş Milletler'in (BM) rolüne ilişkin, "BM’den fazla bir beklentimiz yok. BM’nin bugüne kadar hiçbir siyasi sorunu çözmediği gerçeği de ortadadır." dedi.
Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın New York'ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile yaptığı görüşmelerin ardından KKTC'nin duruşunu Washington DC'deki basın mensuplarına anlattı.
Guterres'in nisan ayında Cenevre'de yapılan toplantının ardından ortak bir zemin olmadığı sonucuna vardığını ancak bu sonucu BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) bildirmeyip ikinci bir toplantı yapılacağını söylediğini aktaran Ertuğruloğlu, aradan 6 ay geçmesine rağmen bu toplantının gerçekleşmediğini vurguladı.
Ertuğruloğlu, şu anda Guterres'in Kıbrıs sorunu konusunda bir kişisel elçi görevlendirmeyi planladığını ve bu elçinin ortak zemin olup olmadığını araştıracağını belirterek, "Şimdi bu bana göre Genel Sekreter'in zamana oynayan bir taktiği, o da biliyor ki ortak zemin hâlâ yoktur ve yakın bir zamanda 5 artı BM toplantısını gerçekleştirirse, ilk toplantıda söylemeyeceğim dediği neticeyi söylemek durumunda olacak. Onu da yapmaya pek niyetli görünmüyor. Dolasıyla zamana oynuyor." diye konuştu.
BM Genel Sekreteri Guterres'in atayacağı elçiye zaman şartı getirilmesi gerektiği yönündeki ikazlarını kendilerine ilettiklerinin altını çizen Ertuğruloğlu, "Ortak zemin yok, bana göre de olacağı da yok. Ortak zemin olabilmesi için tarafların pozisyonlarında geri adım atmaları gerekir, ne bizim geri adım atacak lüksümüz var ne de Rumların öyle bir niyeti var." ifadelerini kullandı.
Dünya Güney Kıbrıs'a "Kıbrıs Cumhuriyeti" dediği müddetçe Rumların geri adım atmayacağına işaret eden Ertuğruloğlu, Guterres'in bir an önce BMGK'ye ortak bir zemin olmadığını bildirmesi, BMGK'nin de bir karar alması gerektiğini kaydetti.
 

Yorumlar