Cafer Şefik Koldaş'ın 1 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Yazımın başlığını oluşturan bu tür bir soru için nedenim olmalı. Yaşadığım yüzlerce olaydan yalnızca bir ikisini örnek versem sanırım bana hak vereceksiniz.

Şu motosiklet ya da benzerlerinin yarattığı yaşam teröründen söz etmek istiyorum. Hele ki Covit-19 pandemisinin bir ölçüde yaratıp sonrasında körüklediği sistemden, yani siparişin erken teslim edilme zorunluluğundan bahsederek uygulamanın yarattığı sorunları konu ettiğimi tahmin etmiş olabilirsiniz. 

Aslında motosiklet terörü daha önceleri de vardı ama yazdığım üzere, özellikle son zamanlarda şu erken teslim sektörünün yarışı artık olayı iyicene görünür hale dönüştürdü. 

Günün her saatinde, teslimat için akıl dışı sürelerin gündemde tutulması, sonuçta sorunları da beraber getirmek zorunda bıraktı uygulayıcıları. 

Araçları hatalı sollamak mı ararsınız, ters yollara girmeyi mi görürsünüz, aklınıza gelen her türlü hatalı uygulamalarla karşılamanız olasıdır.

Benim başıma geldi. Alış verişimi yapmış sakince evime gitmeyi düşünmekteydim. Yolun sol tarafındaki kaldırımdaydım. Hiç aklınıza gelir miydi, bir hızlı teslimat firmasına ait motosikletin kaldırım üstünde hem de kornasını çalarak sizden yol isteyebileceği? Oldu, elbette yol verecektim, geçti ve sırıtarak yola indi, ters yönden yoluna devam etti! 
Bir başka gün hiç unutamıyorum, aracımla sağa dönmek için ışıkların yanmasını bekliyorum. Doğal olarak dikkatim ışıklarda iken  bir gürültü duydum ve bir motosikletin aracımla kaldırım arasındaki yoldan, yani benim sağ tarafımdan, ters yönde yola girdiğini fark ettim. Motosiklet hiçbir şeye aldırmadan fırladı gitti. Ben arkasından bakakaldım.
Neler olmuyor ki? İnanın tramvayları bile hatalı solluyorlar/sağlıyorlar. Kendimce düşünüyorum; ne yapsınlar, siparişini belirli bir zamanda götürüp teslim etmek zorundalar.
***
Bu anlattıklarım servis motosikletleri. Bunların yanında, ana yollarda birlikte sürücülük yaptıklarımız var. Onlar da hız sınırına dikkat etmeksizin araçların solundan ya da sağından geçip araç sürücülerinin yüreklerini ağızlarına getiriyorlar. Sonra da yol bariyerlerinin kuşaklarından yakınıp kendileri için özel bariyer yapılmasını istiyorlar. Kazalar elbette acı sonuçlar doğuruyor ancak; o kazaların oluşmasına neden olanları iyi değerlendirmek gerekmez mi?
Bütün bunların dışında motosikletlerini bir gösteri aracı gibi kullananları da unutamayız. Bizim Karşıyaka’mızın Bostanlı tarafındaki sahil yolunda akşamın belirli saatlerinde egzozlarından yüksek sesler çıkararak yarış yapan gruplara ne diyebiliriz?

İşte bu nedenlerle; motosiklet ve benzerleri için ayrı bir trafik yasasının yararlı olabileceğini düşünüyorum. Örneğin; yasa maddeleri arasına neler mi konulabilir? 1- Motosikletler ters yönde gidebilirler, 2- Motosikletler kaldırımları kullanabilirler, 3- Motosikletler çocuk parklarını ve oyun alanlarını kullanabilirler, 4-  Motosikletler anayollarda makas atarak, araçların aralarından sürüş yapabilirler ve belki de nice benzer maddeler!
 Ne dersiniz? Önerdiğim değişiklikler bu alandaki terörü biraz olsun frenleyebilir mi ?
Esenlikle kalınız…