Panik atak, bir anksiyete bozukluğudur ve bu hastalıktan muzdarip olan kişiler düzenli olarak ani panik ve korku hissederler. Bu hislerin belli bir sebebi olmaz ve sağlık üzerindeki etkileri kişiden kişiye göre farklılaşır. Atak sırasında kişi zarar göreceği veyahut hayatını kaybedeceği korkusu hisseder. Bu hissin düzenli olarak devam etmesi de elbette kişinin hayat kalitesini olumsuz etkiler. 

Panik atağın diğer mental hastalıklar gibi beyindeki kimyasal dengesizliklerden kaynaklanabileceği gibi PTSD (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) sebebiyle de yaşanabilmesi mümkündür. Bu ataklar yoğun, ani ve sık yaşandığı için kişinin hayatını zor hale getirse bile kişiye doğrudan zarar vermezler.  

Panik atak belirtileri nelerdir?

Panik atak nöbeti geçiren kişiler boğulma hissi, ölüm korkusu, artan nabız, vücutta uyuşma ve karıncalanma hissi, titreme, bulantı, bayılma hissi, kulak çınlaması, yoğun terleme, ateş basması hissi, aniden tuvalete çıkma hissi, üşüme belirtilerinden en az dört tanesini yaşarlar. Atak süresi ve sayısı bireylere göre değişebilir. Örneğin birisi ayda bir kere atak geçirirken bazı kişiler ise her hafta geçirebilirler. Birinin atak süresi 5-15 dakika sürebilir iken diğer kişilerin bir saati bulan bir süre atak geçirdikleri de gözlemlenmiştir.

Panik atak tanısı nasıl konur?

Bu konuda teşhisi ancak uzman klinik psikologlar ya da psikiyatristler koyabilir. Bu mental hastalığın varlığını gösterecek bir test bulunmasa da, hekimler EKG veya çeşitli hormon testleriyle bunun atak mı yoksa başka bir hastalığın habercisi mi olduğunu anlayabilirler. 

Atak sırasında ne yapmak gerekir?

Bu ataklar geldiğinde kişi sakince yere oturmalı, mücadele etmemeli ve derin derin nefes almalı. Kendisine bunun öldürücü bir tehdit olmadığını hatırlatmalı, geçeceğini kendine hatırlatarak huzurlu olduğu bir ana odaklanması tavsiye edilir. Panik atak tedavisi olan bir hastalıktır. Tedavide asıl amaç atakların sayı ve sıklığının azaltılmasıdır. Terapi ve ilaç tedavisi bu konuda olumlu sonuçlar verecektir. Anksiyete bozukluklarının tedavisinde karşımıza çıkar bilişsel davranış terapisi bu konuda uzman bir psikologla uygulandığında olumlu sonuçlar vermiştir. Terapinin tek başına yeterli olmadığı durumlarda ise serotonin içeren antidepresanlar hastaya yardımcı olur.