Aycan Pırasalar Yaşar'ın 4 Temmuz 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Temmuz ayının ilk pazartesi gününde yine beraberiz. Yeni başlayan bir ay yeni gelecek zamlar demek. Yeni zam haberlerini almaya başlamadan önce asgari ücretteki artışın "müjdeli" haberini sizlerle paylaştık. Çeşitli kent merkezlerinde ve dış temsilciliklerde coşkuyla karşılanan artış sonra yeni asgari ücret 5.500 TL (Yazı ile beş bin beş yüz Türk Lirası) oldu. Bu artışı öğrendikten sonra halay mı çektiniz, ağıt mı yaktınız bilmem ama bir çok sabit gelirli ellerinde kağıt kalem alarak aysonunu getirmek için nerelerden kısıntı yapması gerektiğini hesapmak zorunda kaldı.

Kooperatifleşme hayal değil, zorunluluk

İzmir'in son on yıldır kent gündeminde olan kentsel dönüşüm, 30 Ekim depreminin ardından öncelikli konulardan biri haline geldi. Geçtiğimiz hafta Yenigün'de "kooperatifleşme" konusunu ele aldık. Öneminin daha da arttığı bir gerçek olan kooperatifleşmenin doğru ellerde, doğru araçlarla yapılması gerektiğini uzman görüşleriyle paylaştık. Türkiye’nin farklı il ve ilçelerindeki deprem ve kentsel dönüşümlerde verdikleri danışmanlık hizmetleriyle önemli bir misyonu yerine getiren İzmir Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme ve Dayanışma Derneği (İZKENDER) de kooperatifleşmenin tek çıkış yolu olduğu görüşünü dile getiriyor.

İzmir Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme ve Dayanışma Derneği (İZKENDER) Başkanı ve İnşaat Mühendisi Cem Şeker, “Kooperatifler kar amacı gütmeyen ve küçük gelirli insanların bir araya gelerek yaptıkları bir iştir. Kooperatifleşerek dönüşümün tercih edilmesi durumunda her bir hak sahibi dönüşümün bizzat içinde yer almaktadırlar. Vatandaşların dönüşüm içinde aktif rol alması dönüşümü hızlandırdığı gibi yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmektedir. Denetlenebilir, şeffaf ve hesap verilebilir olmasını göz önüne aldığımızda dönüşüm için en uygun yolun kooperatifleşme olduğunu görüyoruz” dedi.

kooperatiflesme

Çiftçinin umudu sigortalar

Tüm dünyanın ortak sorunlarından biri olan iklim krizinden en fazla etkilenenlerin başında çiftçi ve üreticiler geliyor. Bir yıl boyunca gece gündüz demeden emek veren çiftçi ve üreticiler iklim krizinin ortaya çıkardığı olağanüstü hava olayları nedeniyle ürettikleri ürünlerini birkaç saat hatta birkaç dakika içinde kaybedebiliyor. İklim krizinin farkında olan çiftçiler emeklerine sahip çıkmak için tarım sigortaları yaptırarak zararını en aza indirmeye çalışıyor.

Tarım sigortalarının çiftçi ve üreticiler için çok önemli olduğunu belirten İzmir Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Selçuk Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, "Bizler her zaman çiftçilerimize ürünleri için tarım sigortası yaptırmasını öneriyoruz. Çiftçilerin tarım sigortası yaptırması için devlet destekli tarım sigortası olan TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) var. Bunun yanında isteyen çiftçilerimiz özel sigorta şirketlerinden de sigorta yaptırıyorlar. Bizlerde çiftçilerimize yardımcı olmak için zaman zaman sigorta şirketleriyle çiftçilerimizi bir araya getirerek bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz" dedi.

CiftciSigorta

Denizin yanı başında denize hasret kalmak

Sıcakların kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı şu günlerde bir çoğumuz ayaklarımızı denize sokmanın hayalini kuruyoruz. Ancak yazlığı olmayan, otellerde tatil yapacak bütçesi olmayan dar gelirliler için günü birlik de olsa bir yerlere gidip denizin tadını çıkarmak da hayal olabilir.

Başta akaryakıt olmak üzere iğneden ipliğe gelen zamların ardından gecelik otel fiyatları 2 bin, Bungolov evler bin 200, çadırlar ise 400 lirayı bulmuş durumda. Bu durum karşısında çare arayan vatandaşlar günübirlik tatile yönelirken ulaşım giderlerini azaltmak içinde tatil arkadaşları aramaya başladı. 2 kişinin günübirlik tatili akaryakıt, otoyol, yemek, şezlong masraflarını da katınca bin lirayı geçiyor. İzmirliler bu yaz denize hasret kalabilir.

Yakın zamanda açılan yeni yolla birlikte daha fazla turist ağırlayacaklarını hayal ettiklerini fakat tam aksine düşüş meydana geldiğini söyleyen Yenifoça Mustafa Kemal Atatürk Mahallesi Muhtarı Hüsnü Kocabıyık, “Ulaşım imkânlarının artmasıyla bizlerde daha fazla turistin geleceğini düşünüyorduk. Daha buraya gelmeden otoyol ve akaryakıt ücretine 400 liraya yakın bir para vermek zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle de yeni yol aksine sayının düşmesine neden oldu. Buranın olayı günübirlik gelinip gezilecek yer olmasıdır. Esnaf ve sakinleri bu şekilde var olabiliyorlar. Bugün yaşadığımız şeyin adına ne desem bilemiyorum. Devletin bir şekilde ülkenin ekonomisinin can damarlarından biri olan turizm sektörü için harekete geçmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

TatileHasretKaldik

Kadının adı da sanı da yok

Türkiye nüfusunun yüzde 49,9'unu oluşturan kadınlar, kendilerine iş hayatında aynı oranda yer bulamıyor. İş hayatında var olmaya çalışan kadınların istihdam oranı erkeklerin yarısından bile daha az. Türkiye, kadın istihdamında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında yer alıyor. 2020 yılında kamu sektöründe istihdam edilen kadın işçilerin oranı yüzde 29 iken, bu oran 2022 yılında yüzde 18'lere düştü. Pandemi sürecinden ekonomik hayatta ilk gözden çıkarılan yine kadınlar oldu. İzmir'in önde gelen kadın dernekleri başkanları bu düşüşe tepki gösterdi.

Pandemi'de ilk darbeyi kadınların aldığını vurgulayan Girişimci İş Kadınları Federasyonu (GİFED) Başkanı Huriye Serter, "Pandemi sürecinde işini ilk kaybedenler kadınlar oldu. İlk darbeyi kadınlar yemesine rağmen istihdamda kadının artırılmasına yönelik bir program bir strateji yok. Pandemide sadece istihdamda değil kayıt dışı çalışan kadın sayısı da arttı. Pandemide işlerinde çıkarılan kadınlar başka iş bulamadıkları için kayıt dışı çalışmaya razı oldular. Bildiğim kadarıyla şu anda Türkiye'de İzmir nüfusu kadar kadın kayıt dışı çalışmak zorunda kaldı. Girişimci kadınların oranı ise bu süreçte yüzde 2'lik bir yükselme gösterdi. Girişimci kadın oranı yüzde 12'den yüzde 14'e yükseldi. Ben bu artışta işten çıkarılıp ev içinde yaptıkları işlerle kazanç elde etmek isteyen kadınların etkisi olduğunu düşünüyorum. Kadınlar pandemide işlerini kaybedip eve kapanmak zorunda kaldıkları için ev ekonomisine katkı koymak için evden birşeyler üretmeye başladılar" dedi.

Gidiş bileti yazarımızdan, dönüş Başkan Soyer’den

İzmir’e okumaya gelen üniversite öğrencilerinin biletlere gelen zamlar nedeniyle evlerine dönmekte zorluk çekmesi üzerine Yenigün Gazetesi köşeyazarı Avukat Ekin Arık Özer kampanya başlatmıştı. İlk günden itibaren kampanyaya yoğun ilgi olduğunu belirten Özer siyasilere çağrıda bulundu. Genç avukat düzenlediği kampanya ile çok sayıda öğrenciye gidiş bileti sağladı.

Kurban Bayramı öncesi artan otobüs fiyatları yüzünden seyahat etmekte zorlanan üniversite öğrencilerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den destek geldi. Soyer, “Üniversitede okuyup ailesine kavuşmakta zorlanan 3 bin 403 gencimizin dönüş bileti için 350 TL destekte bulunacağız” dedi.

Başkan Soyer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Üniversitede okuyup ailesine kavuşmakta zorlanan 3403 gencimizin dönüş bileti için 350 TL destekte bulunacağız. Daha fazla gencimize ulaşabilmemiz için tüm hemşehrilerimizi bu dayanışmanın bir parçası olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Kaleminize sağlık Ekin Özer. Bir kıvılcımın binlerce öğreniye dokunabilecek bir etki yaratabileceğini gösterdiniz.

ogrenciBilet

Kararmış bir tarih: 2 Temmuz 1993

Temmuz ayı gelir de Madımak'ta yakılan aydınların sızısını anımsamamak olur mu? Koskoca bir ülkenin geleceğini bir otelde çaresiz bıraktıkları aydınları yakarak karartmak isteyen yobazları unutmak olur mu? Binlerce yıllık tarihi kültürel bir mozaikle işlenmiş olan Anadolu'da barış ve huzurun ancak Laiklik ile mümkün olduğunu bıkmadan, usanmadan söylemek ve gözler önüne sermek için bundan daha açık bir örnek olur mu?

Bu acıların bir daha yaşanmaması dileğiyle 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta katledilen güzel insanlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

madimak