Birini haksız yere öldürmek!

Yeni bir haftaya merhaba derken geçtiğimiz haftanın Yenigün’ün sayfalarından nasıl göründüğünün bir özetini de bundan sonra sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Haftaya eminim ki damgasını vuran olay Metro ve Tramvay çalışanlarının sözleşme sürecidir.  İzmir’in hafif raylı ulaşım araçlarından metro ve tramvayda çalışan işçiler arasında örgütlü olan Türk İş’e bağlı Demiryol-İş Sendikası ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerinden Metro AŞ ve işveren sendikası Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEM-SEN) arasındaki toplu iş sözleşmesi süreci uyuşmazlıkla sonuçlanmış, sendika 22 Ekim'de greve çıkacağını duyurmuştu. Uyuşmazlıkla biten görüşmeler, ancak 21 Ekim’i 22 Ekim’e bağlayan gece, sabaha karşı sonuç verdi ve sendika grev kararından vazgeçti. Ulaşım krizi, yaşanmadan çözülmüş oldu.

Ulaşımda sıkıntının çözülmesi, İzmirlileri bir nebze rahatlasa da sağlıktaki sıkıntılarla da boğuşmak zorunda kaldık. “Sağlık da göçüyor” başlığıyla verdiğimiz haberimizde, farklı sektörlerde yaşadığımız nitelikli eleman göçünün sağlık sektörünü de etkisi altına aldığını yazdık. Görüşünü aldığımız İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, pandemiyle birlikte hekimlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığını ve 1.5 yılda 8 bine yakın hekimin istifa ettiğini söyledi. En acı ifadesi de ülke geleceğinden umutlarını yitiren bine yakın hekimin yurtdışına gittiği oldu. Çamlı’nın bu görüşünü Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol da onaylayarak “İzmir’de 3 ayda 100’den fazla hekim istifa ederek yurtdışına gitti” dedi.

Kooperatifçilik yeniden yapılandırıldı

Sağlıktaki sorunlar, metrodaki grev derken, kooperatifçilere müjdeli haber geldi. İktisadi güce sahip olmayanların can damarı niteliğindeki kooperatiflerin yeniden yapılandırılmasını ön gören yasa tartışmalar arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna geldi. Yasa neyi getirir, neyi götürür diye tartışırken kooperatifçilik yasası Meclis’ten geçti.

Dolar ve euro uçtu

 

Ekonominin de nabzını tutmayı ihmal etmedik. “Gerçekte var resmiyette yok” başlığıyla manşetimize taşıdığımız haberimizde, pandemi, döviz, borsa, altın, ara mal tedarik sıkıntısı, göç dalgası, iklim krizi gibi sebeplerin ekonomiyi nasıl ters yüz ettiğini anlattık. Ekonomideki sıkıntılarla baş edemeyen, merdiven altı diye tabir ettiğimiz işletmeler açarak günü kurtarma derdine düşen dar gelirli sayısındaki artışa dikkat çektik. Esnafın ve esnaf odalarının kayıt dışı ile olan mücadelesini paylaştık. İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Zekeriya Mutlu, “Kayıt dışı ekonomi sadece bizim değil, tüm Türkiye’nin sorunu” diyerek kayıtdışı ekonominin ülke ekonomisine getirdiği zararlar konusunda vatandaşların bilinçlendirilmesini sağlayacak çalışmaların yapılması gerektiğini söyledi.

Merkez Bankası’nın %16 olarak açıkladığı faiz indirim kararının ardından dolar ve euro adeta uçuşa geçti. Dolar/TL kuru günlük olarak yüzde 3'ün üzerinde yükselerek 9,53 ile rekor kırdı, euro/TL kuru ise 11'i aştı. Gram altın da, 543 TL ile yeni bir rekor kırdı. Rekorlar geldi gelmesine ancak sanayici kur artışı kaynaklı ne yapacağını bilemediği için tedirgin...

Asgari ücretler eriyip bitti

Vergi dilimine giren asgari ücretlilerin maaş sıkıntısına çare aradık. Bu ay maaşlar, vergi dilimiyle dolar bazında son 15 yılın en düşük seviyesine ulaştı. Yağmur gibi gelen zamlar karşısında asgari ücretlinin maaşı güneş görmüş kar gibi eridi. Maaşların erimesine tepkiler ise gecikmedi. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Asgari ücretliden vergi alınmasın. Asgari ücretlinin maaşını ‘tuzu kurular’ belirlemesin” derken, DİSK eski Genel Başkanı ve CHP İzmir Milletvekili Kani Beko asgari ücretin insanların elektrik, su, kira, doğalgaz, mutfak masraflarını karşılayamadığını vurguladı.


Arıcılar da sıkıntı da

Ege Bölgesi’ndeki yangın global krize neden oldu. Dünyadaki çam balının %90’ının üretildiği bölgede yaşanan arıların beslenme problemi insanlığın kaderini değiştirecek nitelik kazandı. Kovan dışında kalan arıların hayati önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, yuvasız arıların yaşatılması için alınması gereken önlemlere vurgu yaptı. Görüşlerini aldığımız İzmir İli Arı Yetiştiricileri Birliği 2. Başkanı Ramazan Keklik, “Arıcılarımız büyük bir sıkıntı yaşıyor ama kovansız kalan arılar doğada açlık tehlikesiyle karşı karşıyalar. Beslenemezlerse baharı göremezler” diyerek durumun vehametini anlatırken, STK’lar arıları beslemek için kampanyalar hazırlamaya başladı.  Uluslararası Lions Dernekleri Direktörlerinden Figen Bayülken, arıcılıkla uğraşanlara 3 tonluk bir arı keki desteği sağlayacaklarını söyledi.

Yerel Medya Çalıştayı

 

Yerel medyanın sorunları ve çözüm yolları ‘Anadolu Buluşması- Yerel Medya Çalıştayı’ adı altında tartışmaya açıldı. Türkiye’nin 62 ilinden 400 basın mensubunun katıldığı çalıştayda, meslek örgütü temsilcilerinin özgürlük talep etmesi dikkat çekenler arasındaydı. Taleplerini “Özgürce Türkiye’de gezebilen, can ve mal güvenliğinin olduğu basın ve ifade özgürlüğünün tam olduğu bir ülke istiyoruz” diyerek dile getirdiler. Çalıştayda konuşan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca’nın “Anadolu basını yok oluyor” sözleri de yerel medyanın geldiği son noktayı kanıtlar nitelikteydi.

Talihsiz kaza!

Yerel medya, yaşadığı sorun ve çözüm yollarını tartışırken, New Mexico’da yaşanan feci kaza dünya basınının gündemine çoktan oturmuştu. Ünlü aktör Alec Baldwin, film setinde kullandığı silahı ateşleyerek görüntü yönetmeni Halyna Hutchins ve yönetmen Joel Souza’yı vurmuş, Hutchins hayatını kaybetmişti. Olayın bir kaza olduğu bilgisi paylaşıldı. Talihsiz kaza tüm dünyada konuşulurken, ünlü aktörün 4 yıl önce yaptığı paylaşım, sanki başına geleceklerden haberi varmış hissi uyandırıyor. Çünkü o paylaşımında “Birini haksız yere öldürmenin nasıl bir his olduğunu merak ediyorum" demişti.

Umudumuzu yitirmediğimiz yeni bir haftada, yepyeni haberlerle birlikte olmak dileğiyle. Sevgiler…