Geçen hafta ülkemizin öncelikli gündemi yine ekonomiydi. Merkez Bankası 'nın faizi düşürmesiyle birlikte dolar 11 lirayı geçti. Yaklaşan kış aylarının daha da soğuk geçeceği korkusu perçinlenmiş oldu. 

Türkiye ya İzmir'e benzeyecek…

Gazetemizi ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Taşkın ile sohbetimizin ana gündemi de ekonomiydi. Taşkın Türkiye'deki genç işsizliğe dikkat çekerken güvencesiz çalışanları da unutmuyordu. Sorunları sistematik bir şekilde ortaya koyan CHP'nin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Taşkın’ın çözüm önerileri de cebindeydi: İstihdam odaklı üreten bir ekonomi modeli.
İzmir'e ilişkin de açıklamalarda bulunan Taşkın: "“Türkiye ya İzmir'e benzeyecek ya çok karanlık bir yere gidecek. İzmir bu şekilde devam ederse Türkiye'ye model olacak. Bunu İzmir’de yaşayanlar çok fark edemeyebilir ama ülkenin dört bir yanından bakınca bu çok net olarak görülebiliyor. Zaten önümüzdeki seçimlerden sonra da bu gerçekleşecek. Türkiye ya İzmir'e benzeyecek ya çok daha karanlık bir yere gidecek. Bunu burada gördüm. Biz burada Türkiye'nin geleceğini görüyoruz” dedi.

İzmir midyesi

Zor durumdaki esnaf, kapanan iş yerleri, evinde çaresizliğe mahkum insanlar... Bütün bu iç karartıcı habererin yanında ekonomiye umut olacak küçük adımlar da atılmaya çalışılıyor. Ekonomiye nefes vermeye çalışan projelerden biri de İzmir Körfezi'nde kurulması planlanan midye çiftlikleri. Devletin kurulacak midye çiftliğinin büyüklüğüne göre değişen miktarda hibe destekleri vermesi çok sayıda kişi ve kurumun ilgisini çekti. Noter huzurunda gerçekleştirilen ve müteşebbislerin gözlemci olarak katılım sağladığı çekiliş sonucunda asil ve yedek olarak hak kazanan müteşebbisler belirlendi. 
Çevreciler projeyi İzmir ve Kuş Cenneti için tehdit olarak gördükleri için konuya tepkili. Bölgede Ramsar Sözleşmesi ile korunan alan olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Sıkı en küçük müdahalenin bile bölgeye zarar vereceğini öne sürüyor. Bölgenin sürekli bir tehditle karşı karşıya bırakıldığını da dile getiren Sıkı jeotermal tehditinden sonra midye çiftliklerinin gündeme gelmesini bölge için büyük bir tehlike olduğunun altını çiziyor. 
Ekonomik katkı mı, çevresel tahribat mı? sorusu İzmir gündemini uzun süre meşgul edecek görünüyor.
Midyeden bahsetmişken, Birgün Yazarı Barış İnce'nin "Kabuğu Kırmak" belgeselinin ilk gösterimi Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde yapıldı. Giritliler'den Mardinliler'e miras kalan İzmir midyeciliğini konu alan belgesel izleyicilerine keyifli dakikalar sunuyor. Ayrıca kültürlerin buluşması noktası olan İzmir'in mutfak zenginliğinin kökenleri konusunda da fikir sahibi olunmasına aracılık ediyor.

Çip krizi bahane…

Önceki haftadan gündemimize gelen bir konu da "Çip krizi". Otomotiv sektörünün çip krizini bahane ettiğini öne sürerek zamlar yaptığını öne süren bazı sektör bileşenleri isyanlarını dile getirdi. İzmir Oto Galericileri Oto Alım Satım İş Takip Yıkama ve Yağlamacılar Odası Başkanı Zafer Dursun, piyasada yaşanan araç sıkıntısı ve ikinci el otomobil fiyatlarıyla ilgili yaptığı açıklamada bu konuya değindi. Dursun çip yok söylentilerinin spekülatif amaçlı olduğuna vurgu yaparak konuya başka bir bakış açısı getirdi. 

Çocuk Hakları Günü'ne acı başlık

20 Kasım, 1959 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi yayınlanmasına ithafen Çocuk Hakları Günü olarak kutlanıyor. Ülkemizle birlikte bir çok ülkede kutlanmaktan çok çocukların minicik ama rengarenk dünyalarında yaşadıkları zorluklarla ilgili farkındalığı artırmaya yönelik adımlar atılan böyle bir günde acı bir haber yüreklere ateş düşürdü. Mersin'in Gülnar İlçesi'nde günler önce kaybolan 3 yaşındaki Müslüme'nin cansız bedeni yaşadığı yerden 7 kilometre uzakta bulundu. Hepimizin geleceğe dair hayalleri, umutları, özlemleri bir kez daha yerle bir oldu.
Kasım ayının başından bugüne kadar 20'den fazla kadının da öldürüldüğü gerçeğini masaya koyduğumuzda tablo daha da karamsar bir hal alıyor. Haklı isyanlarını dile getiren kadın hakları savunucuları cinayetlerin kanıksandığını belirtirken yasalar etkin uygulanmadığı için erkeklerin cesaretlendiğinin altını çiziyor.